Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

CHP nin Belediyeciliği

GİRİŞ 06.10.2013 GÜNCELLEME 06.10.2013 YAZARLAR

Aday olma yarışı kıran kırana geçiyor. Her aday bu yarışta acımasız ve asla bir birine karşı toleranslı değil, adeta ringde boks yapan boksörler gibi.

Biri diğerinin suratını ne kadar dağıtır, kan revan içinde bırakırsa o, o kadar başarılı sayılıyor. Kıran kırana geçen bir yarışta adayların birbirlerine karşı saygı, sevgi, fedakârlık diye bir düşünceleri yok. Kim kimi alt eder, ayağını kaydırırsa o, o kadar kahraman oluyor.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında tek parti olarak yıllarca iktidar olan CHP ülkede demokrasi adına en büyük cinayetleri ve yanlışlıkları da işleyen ilklerin partisidir.

Zamanın Ankara Belediye Başkanı Tandoğan, seçilmiş bir Belediye Başkanı da değil aynı zamanda Ankara valisi idi. İktidar partisi CHP tarafından Ankara Valisi ve Belediye Başkanı olarakta görevlendirmişti.

Kesintisiz onyedi yıl Valilik yapan (1929-19469 ) Nevzat Tandoğan'ın demokrasi adına yaptıkları apaçık bir diktatörlükten başka bir şey değildi. En sonunda intihar etti. Hata ve suçları da kendisiyle birlikte mezara gömüldü gitti.

Osman Yüksel Serdengeçtiye (3 Mayıs 1944 de) "Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek." diyecek kadar demokrat (!) bir CHP ‘li idi.

Köylüleri ayaklarındaki çarık ve sırtlarındaki eski elbiselerden dolayı sabah 06 ile akşam 18 arasında Ankaraya girişlerini yasaklamıştı. Nasıl oluyorsa bu ‘'Köylü (aynı zamanda) milletin efendisi '' olan o köylü idi'' .

Tandoğan işte böyle büyük bir demokrasi kahramanı (!) Belediye Başkanı olduğundan CHP Anakara mitinglerini çoğu kez Tandoğan Meydanında yaptı ve yapıyor.

İşin en ilginç tarafı Atatürk'te o tarihlerde Cumhurbaşkanı olarak yürütmenin en tepesindeki adam idi. O zamanlar ondan izinsiz Türkiyede Kuş uçmazdı. Bu olayları aynen görmemesi, duymaması ve bilmemesi mümkün değildi.

CHP nin Belediyecilik anlayışına 2. örnekte Nurettin Sözen'in İstanbul Belediye Başkanlığı (1989-1994) dönemidir.

AK Partililer Sözen'e ne kadar teşekkür etseler azdır. Sözen'in Belediye Başkanı olarak beceriksizliği Tayyip Erdoğanı İstanbul Belediye Başkanlığına, İstanbul Belediye Başkanlığından Türkiye'nin Başbakanlığına ve oradan da dünyanın sayılı liderleri arasına taşımıştır.

Şimdi önümüzde yine Belediye Başkanı seçimleri var. CHP tarihindeki birçok kara lekelere rağmen bu seçimde de meydanlara iddialı olarak çıkmaya hazırlanıyor.

Ama Teşkilatlanması mükemmel, parti disiplini ve dayanışması sağlam, örgütüne hâkim bir AK Parti karşısında başarı şansı ne kadar olur onu göreceğiz.

Sarıgülden medet uman birçok partililere rağmen Kılıçdaroğlu ve ekibi de Sarıgül rüzgârı önünde dik durmaya çalışıyor. Yoksa, bu rüzgârın Kılıçdaroğlunu da silip süpürme tehlikesi var.

Ayrıca Gürsel Tekin ve daha niceleri aday olma ümidiyle gözlerini Ankaraya dikmiş durumda. Oradan gelecek bir işareti bekliyorlar. O zaman CHP İstanbul Belediye Başkanı adayı da netleşmiş olacak.

Bir kaset skandalı ile CHP Genel Başkanlığa gelen Kılıçdaroğlunun talihi İstanbul Belediye Başkanı iken açıldığını hatırlar isek, İstanbulda Belediye Başkanı adayı olan bir CHP ‘linin ileride partinin başına gelme olasılığı yüksek.

Meseleye bu pencereden bakar isek Sarıgül'ün manevraları ve atakları Kılıçdaroğlu ve ekibini hayli düşündürüp rahatsız ettiği ortada.

Kılıçdaroğlunu düşündürmesi gereken en büyük mesele Sarıgül veya bir başkası değil, CHP ‘nin kronik tedavi kabul etmeyen iç hastalıkları olmalı. Keskin ulusalcılığı, tavizsiz statükoculuğu, çağdışı olan duruşları ve anlayışları.

Hala Tandoğan kafasıyla hareket eden bir CHP'nin halkla bütünleşme şansı yok. Seçimlerde de başarılı olmaları mümkün değil. Bu anlayış ve kafa ile ne yaparlarsa yapsınlar daha ilk raunt'ta nakavt olma ihtimalleri yüksek.

‘'Kendi tarihi ile yüzleşemeyenleri, geçmişinden ders almayanları bekleyen son, başlarına gelecek musibetlerdir'' gerçeği tüm partilerin olduğu kadar, özellikle CHP ‘nin kulağına küpe olmalı.

Olmazsa ne olur? Kılıçdaroğlu ve ekibine yol görünür. Daha ne olsun?

Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL