Silah ve Balyoz tutan eller
Balyoz adıyla süregelen davada verilen cezalar nihayet Yargıtayca 237 onama, 88 tahliye ile karara bağlandı. Cezası onanan subayların rütbeleri de sökülecek.
Dava sırasında hiçbir şey olmamış gibi onları suçsuz görenler, onlara sahiplenenler, onların avukatlığını yapan siyasilerin yüzleri bile kızarmadı. Günü yine demagoji ve boş laflarla kurtarmaya çalışıyorlar.
Ceza alanların aileleri, yakınları elbette bu karar karşısında üzülmüştürler. Bu karardan memnun olanların sayısı üzülen azınlığa karşı milyonlarca insan. Kimileri TSK ‘nın adını darbeci orduya çıkarttıklarından, kimileri darbecilerin ve devlet içinde çete kuranların cezalandırılmasından, kimileri hukukun işlemesi ve adaletin yerini bulmasından dolayı neticeden memnun.
Bu karar bundan sonraki davalara da ışık tutucu olması, yargıya karşı umutlarını yitiren milyonlarca insanın yeniden bu müesseseye olan güvenlerini tazelemesi, dabeye ve darbecilere karşı darbe vurulması bakımından tarihi bir önem arz ediyor.
Bundan sonra darbeye heveslenenler, buna niyeti olanlar, darbe hazırlığı yapanlar, kılı kırk yararak bu işe niyetlenmesi hapishane dahil herşeyi göze alması gerekiyor.
Artık darbe savunuculuğu, darbe seviciliği, darbe ile milleti tehdit etme zamanı, darbe yaparak diktatörlüğünü ilan etme dönemi onanan bu kararla ateşten bir gömlek oldu. Bu gömleği giymek isteyenler, giyenler bu oyunun sonucuna da katlanmak zorundalar.
Bundan sonra milleti, hükümetleri ve Türkiyeyi tehdit eden ve teslim alan silah tutan ellerin yargının balyozuyla kırılacağını baştan beri darbecilere sahip çıkan Kılıçdaroğlu ve onun CHP'si, Bahçeli ve onun MHP'si artık anlamalı.
Bile bile suçlu oldukları insanları Milletvekili yapmak ve dokunulmazlık zırhına büründürerek onları kurtarmaya çalışmanın işe yaramadığını da anlamalılar.
Meydanlarda demokrasi, özgürlük, bağımsızlık, halk ve millet için mücadele veriyoruz diye bas bas bağıranlar, öbür yandan da bu değerlere karşı taban tabana zıt bir eylem ve söylem içinde olmaları halkımızı aptal yerine koymak demektir.
Şimdi 237 TSK mensubunun hiçbir suçu olmadan ceza verildiğini milliyetçi Bahçeli millete, Halkçı Kılıçdaroğlu yurttaşlara ispat etmek zorundadırlar. İnat ve ısrarla arkasında durdukları darbecileri temize çıkarmak, suçsuzluklarını delilleriyle ortaya koymak bu iki siyasi liderin en azından kendi seçmenlerine karşı ahlaki sorumluluğudur.
Milletten özür dileme yerine ekranların karşısına geçerek ‘'Yargı taraflı', baskı altında'' ‘'Erdoğan diktatör'', ‘'PKK istiyor böyle oluyor'', ‘'İmralıdan emir alıyorlar'' gibi ipe sapa gelmeyen iddialarla hala ikiyüzlülüklerini sürdürmeye devam ederlerse bu ülkeye ve insanına fayda değil zarar veriyorlar, yardım değil zulmediyorlar.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi gerçekten taraflı olsa idi 361 sanığın yargılandığı “Balyoz Planı” davasında 237 dosyasını onamaz, 88 kişiyi de tahliye etmez, 63 sanık hakkındaki tutuklama kararının bozmaz, 36 sanık hakkında verilen beraat kararını onamaz, aksine davalı olan herkese ceza yağdırırdı.
Bu dava ve karar darbeler tarihimize indirilmiş ilk ve en büyük bir balyoz olarak tarihimize geçecek, tarihimizi yazanlar bunu darbeler tarihimizin dönüm noktası olarak kayıtlara geçeceklerdir.
Türkiye'nin her zamankinden daha fazla huzura, barışa, birlik ve beraberliğe ihtiyacı duyduğu bir zamanda eğer bir avuç ordu mensubu vatan, namus, millet savunması için eline verilen silahı kendi milletine doğrultursa, işte böyle silah geri teper ve tetiği tutan eli vurur.
Balyozculara, Ergenekonculara, Gezicilere ve kan ve can düşmanımız onların patronları batılı iç ve dış güçlere rağmen yaşadıklarımız, gördüklerimiz problemler her bakımdan büyüyen, güçlenen, bölgede lider olmayı hak eden bir Türkiye'nin doğum sancılarıdır.
Milletimizin ayağa kalkışının, Tarihimizin yeniden şahlanışının, Ortaasya, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrikanın yeniden kucaklaşmasının sancılarıdır bu.
Bunlar da, gelecek olanlar da geçecek Allahın izniyle…
Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com