Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Hedefteki üç yiğit ve güzel adam (3)

GİRİŞ 27.10.2013 GÜNCELLEME 27.10.2013 YAZARLAR

İktidarları döneminde bir asırdır sökülemeyen paslı çivileri söken, yıkılamayan tabuları yıkan, bozulamayan ezberleri bozan,  şimdiye kadar yapılamayanları yapıp ülkemizde sessiz bir devrim gerçekleştiren Başbakan Tayyip Erdoğan'ı dış güçlerin hedefi haline getiren ülkemize, insanımıza yaptıkları hizmetler ve örnek çalışmalardır.

Türkiye'de Başbakan Erdoğan, Davutoğlu ve Fidan üçlüsünü hedef olarak görenler Türkiye'yi içten ve dışarıdan vurmak isteyenler sermaye ağaları, dış güçlerin ellerinde maşa olarak kullandığı yerli ve yabancı basın yayın organları, görünen ve görünmeyen dış bağlantılı askeri, siyasi derin güçlerdir.

Onlar Başbakan'ı alaşağı ederlerse şimdiye kadar sürdürdükleri bu bozuk düzeni ve kokuşmuş ideolojilerini tekrar emperyalist batının hizmetine sunmak isteyenlerdir.

Ezanı susturan, camilerimizi kapatan, Kuran'ı yasaklayan, Allah diyenlerin ensesinde yine boza pişiren, tek tip bir insan üretmek isteyen, milleti batı medeniyetine kul köle yapan, devlet baskısı ve terörüyle halkımızın anasından emdiği sütü burnundan getiren bir zihniyetin temsilcileri yerli münafıklardır onlar.

Kıbrıs, Batı Trakya, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Filipinler, Keşmir, Somali, Eritre, Myanmar, Afganistan, Filistin, Irak, Suriye ve Mısır'da zulme uğrayan bizim kardeşlerimiz değil mi?

Mazlumların sesi, kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışan Başbakan Tayyip Erdoğan dünyadaki tüm İslam düşmanlarının hedefi haline gelmesinin sebeplerinden birisi de budur.

İslam düşmanlarının yalan, iftira ve karalamalarının tesirinde kalarak Tayyip Erdoğan'a düşmanlık edenlerin birçoğu bindikleri dalı kestiklerinin farkında bile değillerdir.

The Wall Street Journal, 24 Ağustos 2013, (The Failed Grand Strategy in the Middle East) ‘‘Amerika'nın Ortadoğu'da başarısızlığa uğrayan Büyük Stratejisi'' adlı makalede ve diğer yazılarda yeni Türkiyenin mimarlarını hedef alanlar Türkiyeyi eski militarist, Kemalist fabrika ayarlarına geri dönmesini arzu edenlerdir.

 ‘'Mısır ordusu, İsrail ve Suudi Arabistan'ın ABD'yi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmadığını'' söyleyenler işgalci ve sömürgeci Neoconlardır.

İsrail eski Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman “Erdoğan radikal bir İslamcıdır” derken “Bu radikal İslamcılara dikkat edin, yarın başınıza bela olacaklar” diye şer güçleri üzerimize kışkırtanlardır.

Hedef haline getirilmek istenen üç güzel ve yiğit adamla neden uğraştıklarını Prof. Kemal Karpat hoca şöyle izah ediyor;

‘'Türkiye son iki yüz, hatta üç yüz seneden beri ulaşamadığı bir ekonomik güce ulaşmak üzere...

 Evet, tam da şimdi bu gerçeğe bağlı olarak, yalnız Türkiye'den başlayan yeni bir doğu sivilleşmesi ve kendine gelme süreci yaşıyoruz.

Bu aynı zamanda yeni bir siyasallaşmadır. Bu siyasallaşma ve kendine gelme süreci, hem içeride hem de dışarıda şaşkınlık ve tepki yaratıyor. 

Şu sıralar Milli İstihbarat Teşkilatı'nı konuşuyoruz, dikkatinizi çekerim tam iki ay önce de T.C. Merkez Bankası'nı konuşuyorduk. Çünkü bu iki kurumda daha önce onların iplerini tutan küresel odaklardan bağımsız davranmaya başladılar.''

‘' One Minute'', ‘'Siz ancak öldürmeyi bilirsiniz'', ‘'Bu bölgede kimseye operasyon yaptırmayız'', ‘'BM beşten büyüktür, yapısı değişmelidir'',''Türkiye bağımsız bir ülkedir kimseden icazet almaz'', ‘'Bu ülkede her şeye millet adına biz karar veririz'' derseniz siz de şer güçlerin nasırına basmış olur ve işte böyle onların hedef tahtası haline gelir/getirilirsiniz.

İslam topraklarında Türkiye 21. Asrın tarihini yazarken kutlu bir doğumu gerçekleştiriyor. Dev olacak bir çocuğu dünyaya getiriyor.

Çağdaş Firavunlar ve Firavun soyluların korkularının kaynağı doğmak üzere olan Musanın gelişidir.

Gerçekten ne İsa'ya, ne Musa'ya ve ne de Hz. Muhammed'e inanmayan inançsızların korkusudur bu.

Arif Altunbaş - Haber 7

arfltnbs@hotmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL