İran, Şah oyunu ve Türkiye
Biz onları ne kadar sevdik ise, onlar bizden o kadar nefret ettiler, ne kadar onlara yaklaştık ise, onlar bizden o kadar uzaklaştılar, ne kadar onları kucakladık ise, onlar bizi o kadar ittiler. Bir türlü aramızda bir güven köprüsü kurulamadı.
Mezhebi kör bir taassup içinde oldukları sürece eskiden olduğu gibi şimdi ve bundan sonra da onların ajandaları bizden ayrı ve hep farklı seyredecek…
İran aşılması gereken ilk ve en önemli engeller olarak Türkiyenin önünde hep bir soru işareti olarak kalacak. Devlet olarak ideolojisi, siyaseti, stratejik hesapları gereği bizi her zaman sırtımızdan vurabilecek bir Brütüs olmayı sürdürecektir.
Dün Çin ve Rusya’nın yanında, bugün Esat ile birlikte ezeli düşmanı Amerikayla anlaşma masasında, yarın ne olacağı belli olmayan ikiyüzlü bir İran ile komşu olarak yan yana yaşamanın hesabını iyi yapmak zorundayız.
İsraile karşı Suriye, Hizbullah, İranın birlikte oluşturduğu bir direniş cephesi vardı? İran ve Hizbullah zalim Esed rejimini bunun için destekliyor ve bunun için onun yanında savaşıyorlardı. Suriyede 200 bin kişiyi katleden ve fakat İsraile bir kurşun bile sıkmayan o meşhur direniş cephesi ne iş yapıyor şimdi?
Şimdi bu ‘’Direniş Cephesi’’ konvensyonel, gaz ve kimyasal silahlar, uçaklar, tanklar ve varil bombalarıyla binlerce çocuk, kadın, yaşlı ve masun insanları vahşice öldüren katiller cephesi oluverdi. Bu ‘’Direniş (!) Caphesi’’ İsraili her zaman kayıtsız şartsız koruyan ve destekleyen Amerikayla şimdi bir anlaşma masasına oturuverdi.
Amerikanın Suriye konusunda İran ve Esed rejimiyle anlaşması bize tarihte defalarca sırtımızdan hançerlendiğimiz ve zamanımızda da sık sık rastladığımız Fars kurnazlığı, Safevi kalleşliği ve Şia Takiyeciliğinin çirkin ikiyüzlülüğünü apaçık önümüze serdi. Yani tarih bir daha tekerrür ediyor.
Ne zaman islam ülkeleri batı emperyalizminin baskı ve zulmünden kurtulmak için İranla birlikte çalışmayı istese, hep karşılarında buna itiraz etmeyen ama, bunun için de bir adım atmayan bir İranı görmüşlerdir.
Müslümanları ve ümmeti kendi mezhebi ve Cemaatinden ibaret sayan kapkara bir taassup heykeli olan paralel bir din anlayışıyla İran ile, islam ve islamın geleceği adına hiçbir ortak iş yapılamaz.
Havada kalan kardeşlik ve dostluk, icraata konulmayan slogandan ibaret İslami söylemlerle ancak seraplardan seraplara koşulur.
Kolonyalist ve emperyalist batılıların İslam alemiyle aramıza döşediği mayınlı ve pıtraklı tel örgülü sınırların kaldırmaması için her zaman önümüze dikilen Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Amerika ve İsrailinden sonra maalesef bu zincirin son halkasına İranı da ekleyebilirsiniz.
Yeni Türkiyenin Ortadoğuya açılmasına engel olarak Esed görülse de, onun arkasında en aktif olarak duran, direnen ve Esedi parmaklarında bir piyon olarak oynatan İrandır.
Batılılar Türkiyenin yükselişini ve İslam alemiyle kucaklaşmasını önlemek için her türlü ayak oyununu denediler ve deniyorlar. Şimdi de sıra Safevileşen İranla Türkiyeyi arkadan vurup MAT etmede.
Çağdaş Haçlı seferleri devam ediyor. Çağdaş Şah İsmailler de uyumuyor.
İkisi de bir virüs gibi sinsice bu topraklarda yeniden hortlatılmaya ve fitnenin kazanını kaynatmaya çalışıyor.
Arif Altınbaş /Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas
-
Müslim 10 yıl önce Şikayet EtAllah ne istiyorsa,onu yapacaksın. Lakin bu hükümet bunu yapabilir mi? laik liberal herkes istediğini yapmakta hürdür dene bir ortamda dava diye birşey kalmaz.Beğen
-
SEPTİK 10 yıl önce Şikayet Et<< Kötü Dosttan MERT Düşman Evladır>> İran ABDye karşı dik durdu ve kazandı.Sen ne yaptın?Bir yandan ABDnin etkili lobilerine ve en üst derin devlet örgütlerine yemin ettin,ilk fırsattada adamların altını oymaya çalıştın.EH güvenirmi sana.İsrail meselesine gelince İRAN sana sormazmı:Türkiye ne yaptı İsraile karşı?Beğen
-
ünal 10 yıl önce Şikayet EtÇok doğru tesbitler.İran ve şiilik şimdiye kadar hep kendilerinden olmayan müslümanlarla savaştı ve savaşıyor.Hep bizi arkadan vurdular.İran'ın tarihinde hiç gayrimüslimlerle savaştığını tarih yazmış mı?Beğen Toplam 2 beğeni
-
Ahmet 10 yıl önce Şikayet EtHocam çok güzel açıklamışsınız.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Erdem 10 yıl önce Şikayet EtSayın Altunbaş'ın tespitleri İslami hassasiyet taşıyan camiamızın İran'a dair düşüncelerini net olarak ifade etmektedir.Bu tespitler bir ön yargı değildir, tarih boyunca İranın yapıp ettiklerinden çıkan sonuçlardır.Bu tespitlere 40 yıldır tanıdığım bu camia imzasını atar. Benim anlamadığım paralel yapının bu camiaya birden bire İrancılık yaftasını yapıştırmaya kalkmış olmasıdır. BU uydurma iddialar coğrafyamızdaki enterasan ABD,İsrail,İran ilişkilerine bir çeşni katmak üzere paralel yapıdan bir destek olmalı diye düşünüyorum.Beğen Toplam 1 beğeni