Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

İkiyüzlü İran ve Kukla Suud!

GİRİŞ 08.01.2016 GÜNCELLEME 09.01.2016 YAZARLAR

Güç zehirlenmesinin sarhoşluğu İran'ı Türkiye de dâhil olmak üzere tüm komşularını tehdit eder hale getirdi. Bölgesel bir güç olma ve Şii yayılmacılığı hırsı onu tehlikeli maceralara doğru sürüklemeye devam ediyor.

Tahran yönetimi kaynayan iç muhalefetini hamasetle susturmak için Rus ve Çin silahlarıyla bölgede kabadayılık yaparak komşularını tehdit etmeyi sürdürüyor.

Tehditler, intikam yeminleri, hesap sorma seansları namaz sonrası dini bir ritüel haline getirildi. Öyle ki; Ayetullah Hameney’in çağrısı üzerine Cuma namazından sonra Rusya’nın Suriye’de binlerce Müslümanın katline sebep olan saldırıları, katliamları ve başarısı için bile dua ediliyor.

Dünyada gelmiş geçmiş hiçbir Müslüman ülkede Rusya gibi İslam düşmanı bir devletin başarısı ve Müslümanları katleden bir ordunun zaferi için dua edildiği görülmüş değildir. Tabii ki İran hariç.

Hama katliamıyla başlayan bu çelişki kendilerinden başkasını hakiki bir Müslüman olarak görmeyen Şia mantık ve geleneğinin tarihi bir süreci ve neticesi olarak tekrarlanıp duruyor. Şii Fatımiler de Haçlı ordusuna Kudüs’ü 15 Temmuz 1099 da teslim ederek Kudüs’ten çekilmişler, Eyyubilere karşı savaşmışlardı.

İran İslam devriminden sonra İranda Şii olmayan Müslümanlara hayat hakkı tanımayan Tahran yönetiminin Suudi Arabistan’ın Şii bir âlimi asmasıyla ortalığı velveleye vermesi anlaşılır gibi bir tutum değil.

İran Suudileri protesto etmeden önce kendi katlettikleri onlarca Sünni İslam âlimi için, ehlisünnet Müslümanlara yaptıkları 3. sınıf vatandaşlık ve insanlık dışı muameleler için, Suriyede katlettikleri Müslümanlar için Allahtan af, bütün Müslümanlardan da özür dilemelidir.

Rusya’nın Suriyede başarısı için dua etmek, Rusya ile birlikte Suriyede Müslüman kanı dökmek, İsrail’e karşı direniş cephesi oluşturuyorum diye Esed diktatörün yanında Müslüman halka karşı savaşmak, Sosyalist Baas iktidarını ayakta tutmak için oraya asker, silah, para, petrol, savaş uçağı ve savaş gemisi göndermek, PKK ve PYD ‘yi kullanarak Rusya ile birlikte aynı cephede Türkiyeye karşı savaş açmak, Rusya ile birlik olup Azerbaycanın topraklarını Ermenistan’a işgal ettirmek ve hala Ermenilerin arkasında yer almak Müslüman ve kardeş bir ülkeye yakışmayan, tam bir ihanet örneği komşuluktur.

İran’ın Şii olmayan Müslümanları dışlaması ve onlara karşı İslam düşmanlarıyla birlikte savaşması, onları evlerinden yurtlarından terk edecek sefil bir duruma düşürmesi ne insani, ne İslami, ne ahlaki ve de vicdani bir davranıştır.

Her ne sebepten olursa olsun Suud’un Şii bir âlimi idam etmesi elbette alkışlanacak, tebrik edilecek bir şey değil, olamaz da.

İran’ın güç sarhoşluğuyla Suud’ a karşı kafa tutması, şımarık bir tutum sergilemesi kendi suçlarını, günahlarını, hata ve yanlışlarını örtbas etmeye yetmez.

En az Suud kadar İran da bu coğrafyadaki Müslümanların sefaleti, esareti, emperyalist güçlerin işgal ve sömürüsünde, peşkeh çekilmesinde 1. derecede sorumludurlar.

İran yönetiminin iki de bir; İsrail’e, Amerika’ya karşı gövde gösterisi yapması basit bir şov, yapmacık bir gösterişten ibaret olduğu artık net olarak anlaşılmıştır. Rusya’yı, Esed rejimini, PKK ve PYD’ yi Türkiye’ye karşı kullanarak bir vesayet savaşı yürütmekle, Bahreyn, Kuveyt, Yemen, Lübnan da Şiileri ayaklandırmakla, onları taşeron olarak kullanarak bölgede hiçbir netice alamaz.

Türkiyede dahil olmak üzere kim olursa olsun ikiyüzlü politikalar, münafıkça davranışlarla bir ülke hiçbir zaman, hiçbir meselede başarılı olması mümkün değildir.

Bölgede kaypak siyasetiyle İranın kalıcı hiçbir şey yapamayacağı, Amerikanın 1. derecede kuklası olan Suudi yönetimin de uzun vadede ayakta kalması eşyanın tabiatına aykırı.

Türkiye’nin ne Amerikaya, ne de Rusyaya değil, emir olunduğu gibi Allaha ve Rasulüne dönmeden hiçbir konuda başarılı olması mümkün değildir.

Türkiye bölgemizde yayılmacı İran, çıkarcı Suudilerin tarafında değil dürüst, bağımsız, ilkeli ve ümmeti kucaklayan bir strateji takip etmelidir.

Arif Altunbaş - Haber7

Facebook; arifaltunbas@hotmail.com

Twitter @arfaltunbas

YORUMLAR 3
  • Miko 10 yıl önce Şikayet Et
    Iste gercekler
    Cevapla
  • Hasan Erdoğu 10 yıl önce Şikayet Et
    Çok güzel eline sağlık
    Cevapla
  • Bir Adam 10 yıl önce Şikayet Et
    "Türkiye’nin ne Amerikaya, ne de Rusyaya değil, emir olunduğu gibi Allaha ve Rasulüne dönmeden hiçbir konuda başarılı olması mümkün değildir. Türkiye bölgemizde yayılmacı İran, çıkarcı Suudilerin tarafında değil dürüst, bağımsız, ilkeli ve ümmeti kucaklayan bir strateji takip etmelidir." Her Müslüman Türkün kendine düstur edinmesi gereken iki cümle!..
    Cevapla