Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

28 Şubat'ın hainleri, zalimleri

GİRİŞ 04.03.2016 GÜNCELLEME 07.03.2016 YAZARLAR

Ne kadar yükseğe çıkarlarsa çıksınlar en sonunda dönecekleri yer ilk defa uçmaya başladıkları zemindir.

Kendilerini şahin zanneden insanlar yükseklerde iken orada kalacaklarmış, aşağıya inmeyecekmiş ve hep orada duracaklarmış gibi zannederler.

Aşağıdakileri hor ve hakir görerek onlara karşı kibirli, gururlu, burnu büyük davranarak adeta kendilerini yeryüzünün ilahı gibi görmeye başlarlar. Hak ve hakikatin çizgisinden çıkar, ölçüyü kaçırırlar ve savruldukça savrulurlar.

Allah insana makamı, mevki‘yi, zenginliği, şan ve şöhreti onu sınamak için verir. Ve verdiği emanetlerin hepsini dileği zaman onun canı da dâhil olmak üzere geri alır.

Kibirlenen, gururlanan, kendini bir şey zanneden insanı yukarıya çıkardığı gibi, onu merdivenlerden aşağıya da indirir. Yukarıya çıkarken hor gördüğü veya görmezlikten geldiği insanlarla onu merdivenden inerken de yüz yüze getirir, karşılaştırır.

Bu imtihanı anlayanlar anlar ve tövbe ederler, Allaha sığınırlar. Pişmanlık ve Tövbe bir kurtuluş kapısıdır her insan için. Anlamayanlar ve anlamak istemeyenler ise, inkâr ve tuğyan bataklıklarında çırpınıp sürünmeye devam ederler.

28 Şubat dönemi ülke ve milletimiz olarak milletin kendi ordusunun kendisini esir alıp ona zulüm ettiği tarihimizin en talihsiz bir dönemidir. Evladın babasını babasının silahıyla teslim alıp ona küfrettiği, zulmettiği, onu hakir gördüğü, ona anasından doğduğuna pişman ettiği acı bir dönem.

Devlet terörü ve baskısı ile halkı sindiren generallerin kendilerini, kral, sultan veya ilah olarak gördüğü ve göstermek istediği Firavunluk dönemidir 28 Şubat.

Demokrasi adına demokrasiyi katlettikleri, Halkçılık adına halka zulmettikleri, millet adına milleti esir aldıkları ve ona köle gibi davrandıkları bir esaret dönemidir 28 Şubat ile yaşadıklarımız.

Hukukun rafa kaldırılıp askıya alındığı,  hâkimlerin karar verirken kararı hukuka ve vicdanına göre değil askeri diktatörlerin işaret, emir ve istediği yönde verdikleri adaletin hukukçular eliyle katledildiği talihsiz bir adaletsiz dönemdir 28 Şubatta gördüklerimiz.

Askerlerin kendi ülkesini zor ve zorbalıkla işgal ettiği, ele geçirdiği tarihimizin yüz karası ve asla unutulmaması gereken bu karanlık zaman tünelini milletimiz asla unutmamalı ve unutturmamalıdır.

Türkiye’nin baştanbaşa açık bir hapishane haline getirildiği bu zulüm döneminin aktörlerine, yalakalarına, destekleyicilerine ve alkışlayıcılarına hukuki olarak ne yapıldı? Koskoca bir HİÇ. Zalimler yaptıkları zulümlerle kaldılar. Mazlumların hesabı ise, Kıyamete kaldı.

Başörtülü oldukları için okul ve Üniversite kapılarından geri çevrilen, kız öğrencilerin okuma haklarını ellerinden alan inkârcı, zalim kara cübbeli aydınlara yazıklar olsun! …

Utanmaz, yüzsüz, ahlaksız herifler hala bir özür bile dilemediler. Onlar inkârlarında bu kadar inatçı biz Müslümanlar ise imanımızda, inancımızda bunlar kadar neden ısrarcı olmadığımızı sorgulamalıyız.

28 Şubat döneminde leş kargaları gibi bankaların yönetim kurulu üyeliklerine üşüşen ve 17 bankanın batırılmasında birinci derecede rol olan zalim paşalara, onursuz generallere yazıklar olsun!

Bu bankaların içini boşaltıp milletin parasını ona buna peşkeş çektiren bütün bu soygunlara, hırsızlıklara gözcülük eden hain devlet yöneticilerine, bürokratlara da yuhh olsun!

Deveyi amuduyla birlikte yutan soyguncuları, militarist baskıları, diktatörlerin zulmüne sessiz kalan sendikaları, partileri, dernekleri, sivil toplum örgütlerini, medya organlarını, satılmış alçak kalemleri, TV ekranlarında zalimlerin avukatlığını ve hâkimliğini yapan medya maymunlarını, mazlumların cellâtlığın soyunan ikiyüzlü şerefsiz karanlık aydınları da binlerce yuhh olsun!

28 Şubat zulüm rüzgârının esip gürlediği bir zamanda milletimizin yanında dimdik duran, birçokların sustuğu ve susturulduğu bir zamanda halkın konuşan dili, duyan kulağı, hisseden kalbi ve diren vicdanı olan Kanal 7 ve ailesini de milletimiz unutmadı ve unutmayacak.

Bu zulmün Bin Yıl süreceğini söyleyen tiranlar ve onların yalakaları şimdi neredeler? Hepsi dut yemiş bülbüller gibi şimdi neden sesleri çıkmıyor?

Ya Rabbi, Sen her şeye kadirsin. Sana inandık ve iman ettik. Bize hep imanımız üzere dimdik durmayı nasip eyle! Uyuşukluktan, pısırıklıktan, rehavetten ve dünyevileşmekten sana sığınırız.

Müntakim olan isminin hürmetine bize söke söke zalimlerden mazlumların hakkını almayı nasip eyle!

Arif Altunbaş - Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

YORUMLAR 1
  • ETHEM 10 yıl önce Şikayet Et
    Bugün şeytani akıl, inançlı insanlara, yine inançlı insanlardan oy alarak iktidara gelen dindarlık iddiasındaki bir hükümet eliyle zulmettiriyor. Üstelik bu yapılanları sizin gibi dindar bilinen yazarlar da dindar insanlara yapılan zulmü alkışlıyor.Müslümanlara zulmedilirken bunu kendinden geçmişcesine alkışlayan şuursuzlar da tarihte bir yere doğru sürükleniyor.Gün geldiğinde Zulmü alkışlayanlar tarih önünde kime hizmet ettiklerini anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Hem burada hem de ötede kaybedecekler.. Zavalıllar kime hizmet ettiğinizi bilseniz..
    Cevapla