İngiltere AB’ tan ayrılabilir
Her milletin aldığı darbeler onun ruhuna işler ve onun zihinsel dünyasında silinmez izler bırakır. O millet var oldukça bu izler onu kendi gölgesi gibi adım adım takip eder.
Savaşlar, işgaller, yıkımlar ve istilalar da milletlerin zihinlerinde silinmez. Çanakkale savaşının izlerini milletimiz üzerinde bıraktığı acı ve hatıraları kim silebilir? Hiroşima ve Nagazaki’ ye atılan Atom bombalarının izlerini Japonların zihninden hangi Amerikan yardımı ve desteği yok edebilir?
Ortaçağ dönemlerinden başlamak üzere İngiltere ve Avrupalılar arasında sürekli bir rekabet, gerginlik ve savaşlar vardır ki, bu savaşların verdiği acı, yıkım, öfke, kin ve kırgınlık adeta onların ruhlarına işlemiştir.
Bizimle Ruslar arasında yaşanılan savaşların ortaya çıkardığı ve hücrelerimize kadar işleyen Rus nefreti gibi. Bu, ‘’ Ayıdan post, Rus’tan dost olmaz’’ diye milletimize bir atasözü bile kazandırmıştır.
1618 ile 1648 yılları arasında Avrupa devletlerinin çoğunun katıldığı 30 yıl savaşlarında Protestan ve Katolik mezhep savaşları adı altında devletler siyasi amaçlarını gerçekleştirmek için birbirini yemişler, kozlarını paylaşmışlardır.
Almanya ve Avusturya’dan oluşan Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğunun dağılmasıyla birçok küçük devletler meydana çıkmıştır. 1648 de Protestanların zaferiyle bitmiş bu iç savaş bile Avrupa devletleri arasında uyuyan birçok yılanı halen barındırmaktadır.
Kolonyalizm’in başladığı tarihten itibaren İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda, Belçika, Danimarka gibi ülkelerin dünyayı yağmalama yarışında birbirleriyle kıyasıya savaşmışlar, doymak bilmeyen emperyalist iştahlarını birbirlerinin kanını içerek tatmin etmeye çalışmışlardır.
Kolonyalizmin başını çeken ülkeler İngilizler ve Fransızlardı. En çok kanlı savaşlar da bu iki devlet arasında meydana gelmiş, en çok bunlar birbirlerinin kanlarını dökmüşlerdir. Hatta bu rekabet Avrupa Birliği içinde ‘’patates kafalı Almanlar’’ ile ‘’sarımsak kafalı Fransızlar’’ arasında bile halen mevcuttur. İngilizlere her iki milletin düşmanı olması Almanlarla Fransızları birbirine yaklaştırıyor olsa da onlar da kendi aralarında birbirlerinin rakibidirler.
Avrupa Birliği ilk olarak 2. Dünya savaşından sonra ‘’Avrupa çelik ve Kömür Topluluğu’’ (1951), daha sonra ‘’Avrupa Ekonomik Topluluğu’’ (1957), 1965 Avrupa Topluluğu (AET), 7 Şubat 1992 tarihinde Maastricht Anlaşmasıyla ‘’Avrupa Birliği’’ (AB) kurulmuş oldu.
İngilizler önceleri bu birliğe şüphe ile bakıyorlardı. O zamanlar dünyanın en güçlü Ekonomisine sahiptiler. Daha sonra, bu birliğe girmek ve bu pazarda mallarını satmak için müracaat etmelerine rağmen iki sefer (DE Gaulle) Faransa’nın vetosunu yedilerse de DE Gaulle’ nin ölümünden sonra 1973 bu Topluluğa katıldılar.
Şimdiler de İngiltere 1973 lerdeki gücüne sahip değil. AB’ ın içinde belirleyici bir güçte değiller. AB’ ın Fransa-Almanya kontrolüne girmesi onun ne hoşuna gidiyor ne de işine geliyor.
Fransa’nın kibri, Almanya’nın gururu, İngiltere’nin herkesi küçümseyen ve beğenmeyen tavrı Avrupa Birliğinin dağılması için yeter de artar bir sebep. Ama onun da gölgeleyen bir mesele var. Artık Avrupa Birliği temelinden çatırdadı. İşler iyi gitmiyor. Her gün yeni bir devlet iflasın eşiğinde. Ekonomisler Avrupa bütün kartlarını oynadı, bütün şansını denedi’’ yorumunu yapıyor.
İngiliz tilkisi tam bu sırada AB enkazının altında kalmak istemez. Sessizce kendi sınırlarına çekilebilir. AB’ ın yükü Almanya ve Fransa’nın sırtında kalması onu zevkten dört köşe etmeye yeter.
Altmış yıldır Türkiye’yi Avrupa kapılarında bekletenler Türkiye’yi AB’ a asla hayrına almak istemez. Olursa da önümüze konacak büyük bir faturası vardır.
Arif Altunbaş - Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas
-
ali 10 yıl önce Şikayet EtAB ' tan mı AB ' den mi?Beğen Toplam 1 beğeni