Dinle ey milletim ve ey devlet baba!
Tarih ve kültürümüzde devlete “baba”, vatana ve yurda ise “toprak ana” denmiştir. Ana ve baba ailenin, devlette ise milletin temel taşıdır. Bu taşlar yerli yerine konmaz, ilahi nizam ve sisteme uygun şekilde şekillendirilmezse, o millet ve devlet bela ve musibetlerden kurtulamaz.
Müslüman, Kur’an’ın yolundan ayrılırsa çağdaş Nemrut ve Firavun ’un uşağı olur. Muhammedi olamayan bir İslam toplumu, Ebu Cehil’in askeri olmaya mahkûmdur. Kendi özünden ayrılan insan, kendinden sürgün olur.
Bilinçli bir baba, çocuklarını asla düşmanın tarih ve kültürüyle, din ve ahlakıyla yetiştirmez. Bir anne, çocuklarına asla yabancıları ve düşmanlarını örnek olarak göstermez. Bir Müslüman; Marks’ı, Lenin’i, kapitalizmi, faşizmi ve diğer beşerî sistemleri kendisi ve nesilleri için referans olarak almaz.
Yüzyılı aşkın bir süredir yerlerde sürünen ve bir türlü ayağa kaldırılamayan Millî Eğitim politikamızın ürettiği insan tipi, kendi medeniyet ve kültürüne sırtını dönmüş, yabancı kültür ve medeniyetin politikalarına göre şekillendirilmiştir. Her yeni gelen Millî Eğitim Bakanı farklı bir usul ve yöntem getirerek eğitimimizi yazboz tahtasına çevirmiştir.
Zorla eğitim olmaz. İlkokul sonrası okumak istemeyen çocuklar zorla ortaokul ve lisede okutulmamalıdır. Bu çocuklar karakter, beceri ve kabiliyetlerine göre sanat ve meslek okullarına yönlendirilmelidir.
Herkes ortaokul ve lisede okumak zorunda olunca, memlekette ara eleman, çırak, kalfa, inşaat işçisi, çiftçi ve hayvancılıkla uğraşacak insan kalmadı. Başka ülkelerden çoban ithal eden garip bir hale düştük. Tarla, bağ ve bahçelerde ürünleri hasat edecek insan gücü kalmadı. Köyler boşaldı, yaşlılara kaldı.
Okullarımızda bir asırdır sürdürülen Batı hayranı yanlış eğitim sistemi ve politikaları, insanımızı kendi benliğimiz ve kimliğimizden kopardı. Batılılaşacağız diye battıkça battık ve hâlâ batmaktayız.
Eğitim kurumlarımızda öğrencilere tanınan sınırsız hak ve hürriyetler, öğretmenleri ve okul idarecilerini bozuk düzenin kölesi, öğrencilerin oyuncağı haline getirdi. Öğretmenler öğrencilerden korkar hale getirildi. Disiplin ve eğitim düzeni yerini başıboşluğa ve kaosa bıraktı.
Sorumsuz, idealsiz ve hedefsiz bir gençlik üreten Batı patentli Millî Eğitim sistemimiz; öğrenciden korkan öğretmenlerimiz ve ahlak ile maneviyattan bihaber devşirme eğitim anlayışı, daha ortaokul yaşlarında katil ve zorba üreten kurumlar haline gelmeye başladı.
Kendi benliğimize ve kimliğimize, millî eğitim ve öğretim politikalarına dönmekte çok geç kaldık. Felaket sadece Millî Eğitim politikalarımızda değil; çekirdek ailenin kaybolması, komşuluk ilişkilerinin yok olması, şehircilik ve köy politikalarımızdan tutun da hayatımızın her alanında can çekişir durumda. Varlık sahibi oldukça, hayatın her alanında sistemin dişlileri arasında yok olmaya başladık. Ne imam camisine ve cemaatine, ne öğretmen okuluna ve öğrencilerine, ne muhtar mahallesine hâkim durumda. Sorumlu olanların birçoğu asli görevlerini yerine getirmeyip günü kurtarmanın hesabında memurculuk oynuyor.
İmandan, İslam’dan ve ahlaktan kopuk yetişen bir neslin yapacağı şey, daha çocuk yaşta uyuşturucu, kabadayılık, hırsızlık, anarşistlik, katliam ve soytarılıktan başka ne olabilir? Nesillerimiz ne kadar Allah’tan uzaklaşırsa, günahlara ve musibetlere de o kadar yaklaşmaktadır. Kendi cehennemine odun taşımaktadır.
Bütün bunları görmesine ve bilmesine rağmen sorumluluğunu yerine getirmeyen anne-baba, okul-öğretmen, imam-cemaat, sistem ve devleti yönetenler iş işten geçtikten, bıçak kemiğe dayandıktan sonra ortalıkta günah keçileri aramaya başlıyor. Oysa herkes bir boy aynasına baksa, gerçek suçlunun kim olduğunu görecektir.
Temel sorun; İslam’dan, İslam ahlak ve kültüründen kopuk, Batıcı ve laik bir sistemden kaynaklandığını söylemekten herkes korkuyor. Yabancılaşma, soysuzlaşma ve mankurtlaşmanın; öz benliğimizden, ahlak ve terbiyemizden kopuk materyalist bir eğitim sisteminde yetişen nesiller olduğu bilinmesine rağmen bu yanlış gidişe bir türlü “dur” denilmiyor. Artık sabır taşı çatlamak ve deniz tükenmek üzere… Ülkemizin beka meselesi olan gençlik S.O.S veriyor.
Küfür ve inkâr, ahlaksızlık ve sahtekârlık, hırsızlık ve rüşvet, başıbozukluk ve düzensizlik o kadar normalleşti ki; Müslüman bir ülke olan vatanımızda okul çocuklarına Ramazan ayı ve oruç üzerine etkinlikler yapmak, bilgi aktarmak, onu sevdirmek bile bazı yerli münafıkları rahatsız ediyor.
Millî Eğitim politikamızı ve okul kitaplarını hazırlayan, denetleyen ve onaylayan kişiler ile kurumlar, Din ve Ahlak dersine “Din Dersi” demekten korkar hale geldi. “Din Kültürü ve Karakter Dersi” diyorlar. Oysa din kültür değil; insanın dünyasını ve ahiretini şekillendiren bir inanış ve ibadet biçimidir. Ülkemizin düştüğü şu zavallı duruma bakın!
Din ahlaktır. Ona karşı savaşan ve mücadele eden herkes ahmaktır. Ahlaktan yoksun bir milletin ve nesillerinin bugünü ve geleceği olsa olsa helaktır.
Din ve güzel ahlak, hukukun ve adaletin ruhunu oluşturan bir ışık ve ilkedir. Bu ışıktan yoksun olan bir milletin, devletin, sistemin ve kurumun yaptığı ve yapacağı işler düzensiz, sistemsiz, ahlaktan yoksun ve karmakarışıktır. Ne İsa’ nın, ne Musa’nın ve ne de Hz. Muhammed’in ahlak ve getirdiği vahyin öğretisine uygun değildir.
Arif Altunbaş, Haber 7
-
Memleket Sevdalısı 51 dakika önce Şikayet EtNe mubarek kalemsin be değerli abim, yüreğine , ağzına sağlıklı yinede ümitliyiz, neden mi çünkü Rabbimizden hiçbir zaman ümit kesilmez;Beğen
-
kghgkh 5 saat önce Şikayet Etçok güzel dile getirmişsin problemleri.asıl sorunokumak istemeyeni zorla okula getirme.gitsin çobanlık yapsın.birde gereksiz ok adar ders var.bunlar boşa zaman gerek yok o derslere.temel dersler dışında dersleri kaldırın.zaman öğütme yerleri oldu okullarBeğen Toplam 5 beğeni
-
pervervatan 5 saat önce Şikayet EtTam da kitabın ortasından. teşekkürler ve anlayana çok şey ifade ediyor.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Süleyman Demir 5 saat önce Şikayet EtYazıyı sanki kendim yazmışımBeğen Toplam 7 beğeni
-
DADAŞ3525 5 saat önce Şikayet EtHerkes sadece okuyarak değil çalışarak bu ülkeye katkı verecek söyleminden yola çıkarak zorunlu eğitim kaldırılmalıdır ancak o zaman okula zorla değil severek giden öğrencilere kaliteli eğitim verebiliriz,ilgililere duyrulur.Beğen Toplam 7 beğeni