Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Ümmetin Çıkmazı

GİRİŞ 31.07.2026 GÜNCELLEME 31.07.2026 YAZARLAR

İslam ümmeti, kendi kimliği ve öz değerlerinden uzaklaştıkça, bilinçsizce taklit ettiği Batı medeniyet ve kültürünün inkâr ve tuğyan sokaklarının girdabına sürüklendi. Böylece ruhunda saklı olan birlik, beraberlik ve dirliği yitirdi; işgalci, sömürgeci, emperyalistlerin askerî üstünlüğü, siyasî baskısı, ekonomik kuşatması ve kültürel istilası altında ezildi. Bu ülkelerin yöneticilerinin çoğu, kendi halklarının değil, yabancı güçlerin çıkarlarını gözeten kolonyal valiler gibi davrandı; kendi dinine, tarihine, kültürüne ve medeniyetine karşı savaşan kuklalara, Truva atlarına dönüştü.

 

Türkiye ve İslam ülkelerinin geleceği, İslâmî değerlerle olan kadim bağlarında gizlidir. Ümmet İslam’dan uzaklaştıkça özgürlüğünü ve bağımsızlığını kaybetti; vahyin eksenine yaklaştıkça kendi millî ve yerli kimliğine yeniden kavuşmaya başladı. Müslümanlar olarak kaybettiğimiz yitik cenneti, ancak Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinde, insanımızı ve coğrafyamızı yeniden inşa ve ihya ederek bulabileceğimizi öğrendik. Eğer malımızla ve canımızla bu yolda sabırla mücadele edersek, zincirleri kırılmış, kimliği yeniden kazanılmış, tüm evreni kuşatan ve aydınlatan yepyeni bir dünyanın inşasının mümkün olduğunu gördük: vahyin adalet, barış, kardeşlik ve insanlıkla ördüğü bir dünya…

 

Müslümanların en büyük çıkmazı, kendi hak ve hakikatlerinden koparak özgürlüğü ve barışı düşmanlarının kapılarında aramasıdır. Paris’in meyhanelerinde, Londra’nın kumarhanelerinde, New York’un kan, kin ve katliam kokan vahşet pazarlarında hakikat bulunmaz. Kaybettiğimiz hakikat; kendi benliğimizde, tarihimizde, coğrafyamızda, evimizde ve değerlerimizde saklıdır. Kaybolan güneş, kaybolduğu yerde aranır; başka diyarların sokak ve dehlizlerinde değil.

 

Bugün Müslüman halkların çoğu, Firavunî sistemlerin dayattığı sahte demokrasi ve özgürlük rüyalarıyla oyalanıyor. Oysa bu hâl, Hz. Musa’ya başkaldıran Benî İsrail’in Tih Çölü’nde yıllarca serserice dönüp durmasına benzer: çıkış yolu olmayan kısır bir döngü. Hakikati yanlış yerlerde aramak, insanın yanlış hedeflerde olduğunun göstergesidir.

 

Bir toplumun yozlaşması, çürümesi ve köleleşmesi çoğu zaman kendi içindeki hainlerin eliyle olur. Ey Müslüman! Kendi milli hainlerini tanı! Onlara zamanında “dur” demeyen her halk, beslediği canavarın kurbanı olur. İnsan çoğu zaman kendi mezarını kazan mezarcı, kendi cehennemini hazırlayan zebanidir. Bu yüzden Müslümanların uyanışı, kimliklerini yeniden inşa etme yolunda bir direnişten öte, bir dirilişe vesile olacaktır. Ümmetin dirilişi, insanlığın uyanışı demektir. Bu, İslam medeniyetinin yeniden insanlığın huzurunda bir anıt gibi yükselişidir.

 

İslam toplumlarının çıkmazı, düşmanını dost; kardeşini ise yabancı görme yanılgısıdır. Bu hâl, hakikate âşık bir milletin yalana ve talana teslim olmasıdır. Gayri İslâmî hukuk ve değerlerin ümmetin bedenine dar bir elbise gibi giydirilmesi, bugünkü kısır döngünün sebebidir. İbrahim milleti Nemrud’ un ateşine, Musa’ya inanan Firavun’ un büyüsüne; Hz. Muhammed’in ümmeti çağdaş Ebû Cehil ve Ebû Leheb’in putlarına âşık olup tapınamaz.

Allah’a iman eden Müslüman yalnız Allah’a dayanır, güvenir ve teslim olur. Yalnız O’nun izini izler, yalnız O’na kulluk eder; ne ABD’nin, ne Rusya’nın, ne Çin’in, ne de Siyonist İsrail’in gücüne boyun eğer.

 

Her toplum, kendi samimi niyet ve mücadelesine kavuşur: Allah’ı arayanlar O’nu bulur; şeytanı izleyenler ise şeytanı… İslam ümmeti, kaybettiği değerleri nerede kaybettiyse orada aramalıdır. Çünkü hakikat, kendi özünde ve cevherinde saklıdır; ancak kendi toprağında yeniden doğar. Kimse bu doğuşa ve dirilişe engel olamaz Allah’ın izniyle.

 

Bu kural, yalnızca ilahî bir yasa değil; hayatın pratiğinde de hergün yaşadığımız bir gerçektir: insan neyi ararsa onu bulur; ya Mevlâ’sını ya da belâsını.

 

Arif Altunbaş, Haber 7

YORUMLAR 4
  • Ali Faik BAK 8 saat önce Şikayet Et
    Tebrik ederiz... Kalemine, yüreğine sağlık...
    Cevapla
  • Mustafa Eken 9 saat önce Şikayet Et
    Hocam inancı kimden öğrendiğimize bağlı biz bunu yahidilerden hıristiyanlardan ve seküler kesimlerden öğreniyoruz onlarda bize ruhsuz çarpık inancı önce hakmış gibi algılatım daha sonra bakın dininiz bu deyip bizler hak olan gerçeklikten uzaklaştırıyor. Parçalanmış bir alimler dünyasında gerçek bir yol bulmak zor ve geleceğimiz içler acısı durumda. Öncelik dinimizi gençlere kimler anlttı
    Cevapla
  • Hakan 12 saat önce Şikayet Et
    Allah sizden razı olsun hocam. İslam ümmeti hakikati arayan ve hakikate inanandır.
    Cevapla
  • Esma 14 saat önce Şikayet Et
    Harika analiz ve yorumlarınız için teşekkürler hocam. İyi ki varsınız. Kaleminiz devamlı dik ve böyle onurlu olsun.
    Cevapla