'Tarihi fırsat'a kritik takvim
Zamanlama, zamanlama. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün birkaç ay önce Kürt meselesinde 'tarihi fırsat' açıklamasından bu yana, PKK'nın silah bırakması ve Kürt sorununda nihai bir çözüm için beklentiler had safhaya çıkmış durumda. Aslında Gül yalnızca olan biteni anlattı, devletin bir süredir 'el altından' sessiz sedasız götürmekte olduğu bir inisiyatifin varlığına işaret etti.
Gerçekten de hükümetiyle, ordusuyla, istihbaratıyla Ankara bir yılı aşan bir zamandır Kürt meselesinin çözümü için radikal adımlar içeren bir paket üzerine kafa yoruyor. İlk kez rasyonel bakıyor.
Burada söz edilen yalnız TRT Şeş ve YÖK bünyesinde Kürdoloji enstitülerinin açılması değil. Bizzat PKK'nın dağdan indirilebilmesi ve silah bırakması için ince bir havuç-sopa siyaseti; gerektiğinde PKK'nın Avrupa kanadı ve DTP, gerektiğinde PKK içindeki görüş ayrılığı ve yöntem farkından faydalanarak örgütün silahlı mücadeleden vazgeçmesi için zemin hazırlanması.
Kısacası; Türkiye'nin asıl meselesi Kürtlere kültürel ya da etnik hakların verilmesi değil; çünkü bu büyük ölçüde AB sürecinde gerçekleşti. Asıl mesele, kimlik ve PKK'nın silah bırakması.
Ancak amaç sadece hızlı adım atmak değil, bunu uzay mekiğinin fırlatılışı gibi hassas ve hatasız bir takvimle yapmak.
Bir yanlış adımla Gül'ün söz ettiği 'tarihi fırsat', kolayca 'talihsiz' bir hüsrana dönüşebilir, o noktadan sonra da Türkiye açısından Kürt meselesini toparlamak imkansız hale gelir.
Ne yapılması gerektiği konusunda ahkam kesmeyeceğim. Bazıları daha önce yazıldı; bazıları ise şu aşamada kağıda dökülemeyecek ölçüde radikal. Ama nelerin yapılması gerektiğini devlet birimleri çoktan tespit etmiş durum. Ve bunlar Hakkari'de 2-3 dokuma tezgahının açılması ve cezaevlerinde Kürtçe konuşmanın çok daha ötesinde, serinkanlı, realist, komplekssiz ve cesur adımlar.
Benim asıl derdim, şu anki Türkiye'nin 3 ay öncesi Türkiye'yle aynı olmayışı. Cemil Çiçek'in sevdiğim bir lafı var 'Türkiye'de reform yapmak, petrol bulmaktan zor.' Kürt meselesinde son aylar lehimize değil aleyhimize işledi. Şu anda karşımızda, daha önce öngörülen ve çözümü zora sokan 3 komplikasyon var:
Asker-sivil gerilimi: PKK meselesini orduya rağmen değil, ancak Genelkurmay'ı yanınıza alarak çözebilirsiniz. Ne ala ki Türkiye'de İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olmasıyla böyle bir fırsat çıkmış, Başbuğ, hükümetin atmak istediği adımlarda kolaylaştırıcı bir rol üstlenmişti. Ancak Albay Dursun Çiçek belgesiyle başlayıp gece yarısı askeri operasyonuyla devam eden süreç, bu ittifakı zedeledi. Kriz, HSYK bazında devam ediyor. Bu ortamda Genelkurmay Başkanı ve TSK'nın reform konusunda aynı iştaha sahip olduğunu varsayamayız.
Öcalan planı: Aslında Abdullah Öcalan'ın bir süre önce İmralı'da çalışmaya başladığı 'yol haritası', hükümetin inisiyatifine alternatif değil, tam tersine devletin atmaya hazırlandığı adımları, PKK'nın ikna süreci ve dağdan inmesini kolaylaştıracak bir unsur olmaya adaydı. Ancak, vakit daraldı. Öcalan'ın açıklamasına bir aydan az var. Bu açıklama kamuoyunu hassaslaştırıcak, siyasiler bir anda iç politika hesaplarıyla frene basarak sanki Öcalan'ın dediklerini yapıyormuş gibi gözükmek istemeyecek. Hatta bazıları daha önceki sözlerinden cayacak...
CHP’nin iknası: Kim ne derse desin, PKK'nın dağdan indirilmesi projesi yalnız askerle anlaşarak, CHP'nin katkısı olmadan olabilecek bir şey değil. Muhalefet partisinin bu yönde ikna edilmesi şart. CHP’nin tatminkar bir Kürt strateji ve planı yok. Ancak Deniz Baykal geçen ay yaptığı Güneydoğu gezisi ve 'af' açıklamalarıyla bu konuda yapıcı bir rol oynamak istediğini belli etti. Sorun? Yine aynı. Ergenekon ve Dursun Çiçek'le başlayan CHP-AKP gerilimi, Kürt meselesinde ortak adım atmayı imkansızlaştırıyor. Yazık...
Aslı Aydıntaşbaş - Akşam
asli.aydintasbas@aksam.com.tr
-
empatik OSMANLI 16 yıl önce Şikayet EtZor... Sorun sadece bizim yapacaklarımızla çözülecek olsa neyse.. Malesef öyle değil. Bir sürü değişik din ve grubun "kutsal", "vadedilmiş toprak" kabul ettikleri o yerlerde ne oyunlar oynadıklarını bilmiyoruz bile, sadece tezahürlerini izliyoruz. Biz gerekenleri yapsak bile onlar kaşımaya devam edecek.. İşimiz zor vesselam..Beğen