Dünya Evrensel insanını arıyor...
İçimize işleyen isyankar kelimeleri nasıl söküp atarız bilmiyorum ama bugünlerde herkes ya bir taraf ya da bir taraftan olmak için onca çaba sarfediyor. Tarihte bu kadar taraf yanlısı bir olaylar zincirine sanıyorum hiçbirimiz tanıklık edemedik. Cebine girenin hesabı bu dünyada kiralık düşüncelere yarar da, bir de ahiret yolculuğu ağır gelir bizim ülkemizdeki bazı bedenlere diyebiliriz.
Emir kiplerini çıkartıyorum bir müddet ve gerçeklerin içinde boğuşmaktan sözü olaya uzatıyorum. Ve müsadenizle ben olarak devam etmek istiyorum. Gerçekçi hayatlar var ve üzülmek için duyurmak değil amacım ama bilinsin istiyorum. Herkesin ilahi adaletten bahsettiği bir ortamda bizler adalet duygumuzu genişletemiyorsak vay halimize! Ki kaldı ki Avrupa'da alın işte var adalet diyenlere açık gayet aleni bir olay. Adını medeniyetten alan bir Avrupa ülkesi olarak bildiğimiz tanıdık Fransa. Ve olayı yaşayan ise benim ülkemin insanı, Şefika abla. Tanımıyorum ama tanışıyoruz.
Şefika ablamızla bir uçak yolculuğunda selamlaşarak başladı ilk muhabbet ve ardından sohbet koyulaştı. 15 yıldır Fransa'da yaşamasına rağmen an be an aklı ülkesinde. Çocukları birden fazla lisanla eğitim hayatında başarılı, anlatıyor bende merak ederek sormaya devam ediyorum. Hiç orada yaşayan ile yaşamayan, turisti ile yerli insanın yaşamı bir olur mu? Şefika abla konuyu getiriyor son günlerde olan olaylara ve diyorum nasıl yorumluyor Fransızlar? Orada ne başörtüme ne de düşünceme karışıyorlar diyor. Herkes herkese tebessümle bakıyor. Bakıyor bakmasına ama gelin görün ki o tebessüm eden insanlar bazen riyakar olabiliyor. Açıkçası bizi memleketlerimize göre değerlendiriyorlar derken mesele anlaşılıyor. "Sistem ülkesi olarak bilinen Fransa'da hastahane kapısında içeri alınmayarak orada kalarak düşük yaptığım günleri hatırlıyorum ve hastanede saatlerce bekleyen hastaları günlerce, aylarca tedavi için bekleyen hastaları keşke bir dinleseniz"diyor. "Ölüyorum diyerek gittiğim hastahane kapısında çocuğumu binbir zorlukla nasıl düşürdüm ve sonrasında nasıl benimle zoraki ilgilenmek zorunda kaldıklarına Allahım şahit" diyor. İki yakam ellerinde. Ölümlerden döndüm. Önce göz bebeğim yerinde büyüyerek dinliyorum sonra ellerim buz kesiyor. Bugün acil için çoğu zaman beğenmediğimiz ve şikayet ettiğimiz hastanelerimizde bugüne denk kapıda düşük yapan kadın haberine neredeyse çok az rastlanır bizde. Ama beğenilen ve üzerine toz kondurulmayan bir Avrupa ülkesi Fransa'da böyle olayları duymak çok normal olabiliyormuş. Ablamız bildiğimiz gurbetçilerden anlayacağınız lakin hep başına sağlıkla imtihanları gelmiş. Yılda birkaç sefer gelerek kendi memleketinde tedavi olduğu andaki huzuru da anlatıyor. Tek duası Fransa'da hiç hasta olmamak.
Evet herşeyleri olabilir ama bizden çok akıllı bizden çok çalışkan kısmı biraz şaibeye takılsın isterim. Ülkelerindeki sıkıntılı meseleler kol kırılır yen içinde kırılırla ancak ifade edilebilir gibi geliyor bana. Oysa aramızdaki farkların başında bizim toplumumuzun kendine has özelliği merhameti gelmeli. Şimdi doktorlarımızın, yeni tıp fakültesi mezunlarımızın sayısı inşallah artar.
Sağlıklı bir eğitim, eğitim için sağlıklı bir beden...Bizler eğitimden girer, sağlıktan da başarı ile çıkarız.
Biz düşene kalk demesinden önce gider koluna gireriz. (kaldırırız)
Biz kardeş aç mısın, gel hele karnını doyur sana eşlik edelim diyen bir milletiz.
Biz köylümüzü şehirliye değişmeyiz, özümüzü unutsak bile hatırlamasını biliriz.
Biz onlar 50 yıl önceden gidiyorlar derken, onları aynı anda 100 yıl geriletmesini de biliriz.
Biz söze başlarken anlı şanlı tarih der geçeriz, tarihimize sahip çıkma numaralarını da yemeyiz.
Biz gönül insanı olma yolundayız, onlar dünya evrensel insanı...
Sözümüzü bugüne kadar kesen ülke dillerini bile kullanmakta zorlanırken, öğrenmek için bile çaba sarfetmeyiz.Çünkü istersek öğrenir, bunu nasıl öğrenebildiniz dedirtiriz.
Biz Hayat ile Hayal kelimelerini çok severiz. Lakin bazen ikisininde tehlikeli olabileceğini unutabiliriz.
Bizler dünya gönüllüsü(fazlasıyla merhametli) ve üzerinde hep gururla yaşadığımız insanlarız. Sizler dünya evrensel insanı diye diye arasanız ne eder...(çok saygıdeğer dünya ülkeleri)
Dünya evrensel insanı eşittir; sizler ve bizler topluluğunun ta kendisidir.