Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Başarısını kıskandığım İstanbul…

GİRİŞ 18.11.2010 GÜNCELLEME 18.11.2010 YAZARLAR

Günümüz insanının yaşadığı müddetçe bir tek seni görmek istediği bir yersin yeryüzünde. Sen dilediğinde ve istediğinde burada farklı bir hayat başlar.( Kimine göre Mekke)Canlısın. Cap canlı. Fatih’in fethettiği şehirlerin başında sen İstanbul, ardından da Trabzon’u sürüklersin. Farkındalığınla aşık edeceğin gibi nefretinle şehrin sokaklarında barındırmazsın İstanbul. Anlayacağımız sen çok farklısın.

Çok yakın birkaç gün önceydi ekranda tanık olunca güzelim İstanbul’un 2012 Avrupa Spor başkenti olduğunu, nasıl sevindim anlatamam. Bu kent değiştikçe büyüyor, büyüdükçe de zenginleşiyordu.

İstanbul’a bu sene gelen turistlerin aslında yerli turistlerimizden gelenlerin sayısına bakmak lazım. Kol kanat germekten bile yüksünmeyen bu kent,  kendine bir ayak basana asla ihanet etmez. İhanet görse bile.

Uzun zaman önce yazılarımda ve notlarımda dile getirmiştim. “İstanbul, seni sevdiğim gibi sevmek, seni özlediğim gibi özlemek, senin beni beklediğin gibi beklemek istiyorum.” diye. Durduğumuz durupta düşündüğümüz, hissettiğimiz ve söyleyeceklerimiz. Ne kadar çok biriktirmişiz. Sen göz kapayınca, içinde kendini nasıl sevdirirsin. İşte, İSTANBUL’LA YAŞANAN AŞK BİR BAŞKA!

Taşı toprağı altın diyerek gelen, İstanbul’da ekmek parası için didinen, atasından dedesinden kopan şimdilerde bir ayağım olmazsa olmaz İstanbul’da kalsın diyen herkes, daha çok sahip çıkacak bu şehre.

Belki Avrupa 2010 kültür başkenti için direndi. Belki birçok medeniyete ev sahipliğiyle kendini güzelleştirdi. Yalnız bu son haberle bizi çok sevindirdi bunu biliyorum. Sanıyorum dikkatleri yine üzerine çekmeye yetti.

Dünyanın kaç kıtasında insanlar iki kıta arasında koşuyor ki? Kaç insan İstanbul’un fotoğrafını kendi elleriyle çekmek için zahmete giriyor? İstanbul’da yaşayıp da denizi görmeyen, göremeyen kaç kişi var? Gerçi inkâr edilemez bir durum, yerel yönetimlerde, ilçe belediyelerimizde başta yapılan sosyal işler plan, program ve organizasyonlarda boğazdan geçen ve boğaza konuk olarak gelen birçok vatandaşımız var. Sağ olsun belediyelerimiz de olmasa ve bazı etkinlikler yapılmasa. İstanbul’umuzun genişleyen sınırlarıyla en uzaktaki vatandaşımızda ücretsiz yapılan gezi programlarına katılıp, kendini bu büyülü kentin hayaline kaptırabiliyor.

Şimdi insan belki hayatında bir kez görüp görebileceği, belki bir kez karşılaşacağı bu manzarayı kayıt altına alabilse. Kendini kelebekler kadar hafif hisseder sanırım.

İstanbul’u İstanbul yapan güzellikleri keşfedince, nedense içinizde bitmek bilmeyen kıpırtılar yer alır. Ve uyanışlar. İstanbul son yüzyılda etkinliğe doymuyor. İçinde bulunduğumuz mübarek bayram coşkusuna ne demeli. Bayramınız ağız tadında, sıhhatle geçer inşallah. Milyonların yaşadığı bu koca şehir aslında gün be gün devleşen yapısı ile aslında kimimize göre ülke gibi.

Bana bu koca şehir bol anılarını anlatıyor ve mazinin gözümün önünde canlanmasına neden oluyor. Dizginleyemediğim aşk şarkılarını dinlemek, boğazda sevilen dostlarla iç şımartan sohbetler ve enerjinizi sahil kenarında yürüyerek atmak, temiz havayı, güneşli havayı solumak. Ah ah diyoruz. Bu bayramda İstanbul’a hizmet edenlerin ellerine sağlık.

Seslerin çoğu İstanbul’dan çıkar. İstanbul’dan yayılır tüm yurda. Sanki merkez gibi bir potada erirken, herkesin bir günde olsa bu koca şehre yolu düşsün ister. Hayatının stajı ya da beklentilerinin sanki cevap bulacağı İstanbul’un tüm dünya insanlarını etki altına alacak bu enerjisini hissetmek için şanslı olduğumuzu sadece hatırlatmak istedim.

İstedim ki siz bu satırları okurken biran evvel gözlerinizi kapatıp ya hayal edin ya da hemen yazıyı okur okumaz evden ya da işiniz, iş yerinizden, bulunduğunuz yerden, komşunuz, eşiniz, dostunuz veya yakınlarınız, sevdiklerinizle dışarı sokaklara çıkın. Sokaklar, güvenli sokaklar.

En yakınınızı arayın ama ona seni çok özledim diyin. Özlemle özlendiğini bilmek güzel şey nasıl olsa. Ama hatırlamak, unutmamacasına, unutturulmamacasına hatırlamak ya dostları ya da dost zannedilenleri.

Duygular müşterek olmalı kanımca. Yanındakileri hatırlayacak hafızayı geliştirmeli ki mutlu olabilmeyi bilsin insanoğlu. İstanbul gibi her yeri yeniden keşfedilen, tarihi dokusu ile yenilenen ve kendini kalkan gibi koruyan bu gizemli şehir, artık kendinden bekleneni vermiş olacak ki üzerinde yaşayanlara. Artık gülümseyen kişi sayısı artıyor.

Trafiğe kızsak da, otobüs gelmedi, ya şu taksi müşteri almıyor diye hayıflansak da, seviyoruz inkâr etmeyin bu şehri. Otobüs durağım edebiyat diyor sevdiğimiz bir arkadaşımız. Bir başkası her gün işe giderken geçtiği 39 ayrı ilçeden söz ediyor.

Sultanahmet’ten Karaköy’ e el sallıyorum. Galata’ da ey İstanbul diyerek kanat çırpan kuşları seyrediyorum.  Anadolu hisarında gerçek bir nefes alıyorum. Rumeli hisarın’ da boğazın incileri arasında sahanda yumurta, İstanbul’la son zamanlar öyle bir aşk yaşayanlarla konuşuyorum ki sormayın gitsin. İstanbul’un kendilerine kattıklarını, burada kazandıkları ve başarıları. Demek ki hepsinde bir nebze etkisi var Marmara’nın.

Şairlerin şiirlere resmettiği, belki aşıkların kavuşamadığı belki ailelerin gelecek nesillere köklü tarih olarak bıraktığı bu kent bana ben olmayı, dik durmayı öğretti. Daha ne olsun. Yetmez mi? Durup, düşün, hisset ve söyle sen göz kapayınca içinde kendini nasıl sevdirirsin.(İstanbul)

İstanbul seni her türlü zorluğa rağmen seviyor, senin üzerinde mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki üzerindeki tarih korkusuzca depremler görse bile sarsılmayacak, bir bin yıl daha ömür biçildiğin kadar yaşayacaksın. İstanbul itiraflar şehri üzerinde yaşayanların kokusunu unutamadığı şehir seni bir kez daha aldığın bu güzel unvan için tebrik ediyorum. Kendi adıma sana yakışır bir İstanbullu olarak kalmayı görev biliyorum.

Bugün sporla elde ettiğin bu başarılı bana göre unvanı yarın öbür gün tüm dallarında görebileceğimizi biz biliyoruz. Sana sonsuz bir güven duyuyoruz.

Bu şehri ve yükünü, sıkıntılarını çözümlemeye çalışan, projelerini hızla her alanda aktif hale getiren ve dinleyen, İstanbul’a sayısız hizmetler sağlayan herkesi kutlarız. Bu sebeple İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Mimar Kadir Topbaş ve ekibine sonsuz teşekkürler.

Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com

YORUMLAR 1
  • Hasan Seyre 15 yıl önce Şikayet Et
    İstanbul denilen bin yıllık akıl birikimine... yenilmek şu an için çok erken bacı..elalem..bir mmkare yongada istanbulun tam yüzbin katı karışıklığı..birbirine takıştırmadan harika bir mimariye dönüştürüyor..süper şehir kuruyor..yok o büyük şehrin sokaklarında kaybolmayacağız..isterse bizi derunuda sakladığı sarnıçlara sokup, harikalıklarını kulağımızada fısıldasada..
    Cevapla