Engelleyemezsiniz...
Engelleyemezsiniz bir geleceği, yarınlardan ısrarla beklenti içideki kişileri ve kişilerin düşüncelerini.
Ötesinde sıkışıp kalan yanlızlığınızla baş etmek durumunda kalırsınız. Günler öncesinden içinde büyük huzurla bulunduğum ve anlatmaktan bizzat mutluluk duyduğum, aslında o engelli kelimesinin kaldırılması gereken yürekleri.
Onlar ki inandıkları için başardılar, onlar ki üzerinde daha fazla sevgi ve ilgi gördüler çünkü,
"onlar okula gidemedi, biz onlara gittik" adlı projede hepsi hayallerine, hayal ettiklerine büyük bir heyecanla kavuştular.
Hepsi birbirinden yürekli, hepsi birbirinden cesaretli. Gerçekten cesaret verici.
Şimdi insan kendi içindeki cevherleri farklı amaçlar uğruna kullanıp kendi ile dalga dalga yüzüne gelen büyük yosunları sıyırması gerektiğini öğrendi.
Belki de öğrenecek. Öğrenecek işte!
Dünyada ve ülkemizde kutlanan "Engelliler Günü" (3 Aralık), bir çoğumuza göre buna başka yakıştırmalar da yapılacak. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu özel kalemi sekreterya başkanı, gazeteci-yazar Şafak Pavey hanımefendinin dediği gibi hatta başbakanımızın kızı (Esra Erdoğan Albayrak'ın) dediği gibi "engelli " kelimesi de değişmeli.
Karşımızda Ümraniye Belediyesinin organize ettiği bir sosyal sorumluluk projesi var. Ve sertifikalarını, okur-yazar belgelerini alan çok değerli 22 mezun dost var. Onları görünce keyiflenmek dahasında da mutluluktan akan gözyaşlarına tanıklık etmiş olmak varmış.
Ne mutlu."Biz gönüllüyüz biz öğretiriz" nasıl güzel geliyor kulağımıza.
Son yıllarda herşeyin çıkar ilişkileri ile bezeli olduğu, polemiklerin arttığı ve böyle projelerin sık sık aranılır olduğu bir dönemde en kritik zaman dilimlerinde bu tarz projeler bize hem nefes aldırıyor hem de böyle gönül dostlarımız bizi hayata daha çok bağlıyor.
Onlar tutundukları hayatı,engelsiz düşünceleriyle bütünleştiriyor. Gazeteci arkadaşlarım tek tek röportaj yapıyorlar ve hepsinin hikâyesi birbirinden ilginç. Kimi doğuştan, kimi işitme engelli, kimi görme yetisini sonradan kaybetmiş, kimi talihsiz kazalar geçirmiş.
Kimimizin başına nerede, ne zaman, ne şekilde neler geleceğini bilemediğimiz gibi, içinde bulunduğumuz
ortam şartlarından da sadece bencillik ederek ayrılmak büyük kayıp olacaktır gibi geliyor bana. Son dönemlerde vicdan meselesi yapmak zorunda olduğumuz hassas değerlerimizde bizim çalışma şekil ve alışkanlıklarımız galiba değişiyor. Bu değişimler bizi pozitif düşünmeye sürüklüyor. Bu umut tacirliği de değil.
Projede emeği geçen ve "bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum" cümlesi ile yol çıkan bu projede emeği geçen tüm herkesi yediden yetmişe tebrik ediyoruz. Aslında zaman zaman okuduğumuz kitaplar, günlük haberler içerisinde sık rastladığımız türden benzer ya da farklı çok not, bilgi vardır, diplere dalmamız gereken ama kısa kısa hatırlatma olarak birkez de ben kaleme almak istedim.
Çünkü bu bedenin bana geçici bir süreliğine emanet olduğuna can-ı gönülden inananlardanım.
Üç yaşında bir kaza sonucu görme yetisini kaybedip, İTÜ devlet konservatuarından mezun olan, Guinness Rekorlar kitabı için bir heyetin gözetiminde otomobille "Dünya Engelliler Sürat Rekoru" kıran, Dünya Engelliler Vakfı Türkiye kurucusu ve başkanı olan şarkıcı Metin Şentürk'ten tutunda,
Türkiye onu İsviçre'nin Zürih kentinde geçirdiği tren kazasıyla tanımıştı. 33 yaşında çok önemli bir koltuğa oturan Şafak Pavey, 8 ülkedeki evsizler, işsizler, engelliler ve göçmenler dahil olmak üzere yolu Birleşmiş Milletler'den geçen herkesin derdine koşuyor. Yaşama sevinci, yüzündeki gülümseme tüm olumsuzlukları unutturup protez kol ve bacağıyla konuşulan ve takdir gören
işlere, projelere imza atıyor.
Yine 11 yaşında geçirdiği menenjit hastalığı sonucu görme yetisini kaybeden halen aktif siyasetle
uğraşan İstanbul Ak Parti mlletvekilimiz Lokman Ayva , hem fiziki bakımdan hem de ailesinin maddi yetersizliklerinden ötürü çok zorlanmasına rağmen yılmadan eğitimine devam etmiş,
Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü ile yoluna devam etmiş. Aynı üniversitede Sosyal Bilimler Enstitüsünde işletme de yüksek lisans yapmış.
Beytullah Eroğlu ise gencecik, sıcacık bir kardeşimiz. Doğuştan iki kolu olmayan 14 yaşındaki milli yüzücümüz, ulusal ve uluslararası yarışmalardan çok büyük başarılarla dönerek, haklı gururumuz olmuş. 7 Türkiye birinciliğinin yanında 14 madalyasıyla, halen devam eden başarılarıla hepimize bir örnek.
Daha o kadar şahit olduklarımız var ki. 5 yaşında Adıyaman'da biçerdöver makinesine kollarını kaptıran 22 yaşındaki ressam Ayşe Işık, parmaklarının arasına sıkıştırdığı fırçayla eserlerine hayat veriyor.
Engelli milli tenisçimiz Büşra Ün, henüz 16 yaşında. Yürümenin ne olduğunu bilmeden oturduğu tekerlekli sandalyesiyle kendine yepyeni bir dünya yaratmış. Gözleri parıl parıl parlıyor. Türk Milli Takımı olarak katıldığı Tekerlekli Sandalye Balkan Tenis Şampiyonası'ndan altın madalya ile dönmüş.
6 yaşında ateşli hastalık yüzünden işitme yeteneğini kaybetmiş. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nde eğitimini tamamlamış. Ve Eskişehir İşitme Entegre Yüksek Okulu'nu kazanarak mezun olmuş. Ve son örneğimizi de belki bir çoğumuz biliyoruz.
Selim&Kerim Altınok kardeşler. Her ikiside doğuştan görme engelli. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni sınıf birincisi ve ikincisi olarak bitirip, kendi kendilerine ingilizce öğrendiler. Serbest avukatlık yaptılar. Emekliliklerinden sonra kendilerini tamamen engelliler alanında eğitim çalışmaları yapmaya yönelttiler. Hukuk Fakültesi'ne devam ederken aynı zamanda İstanbul Devlet Konservatuarı
Yarı Zamanlı Batı Şan bölümünü de bitirdiler. Halen aktif olarak müzik ve santranç ile uğraşmaktalar.
Şimdi özellikle şunu belirtmeliyim, görülmeye değer bir tablonun sadece yansıması benim kaleme aldıklarım. Daha çok alalım, karalayalım,anlatalım isterim. İnşallah. Bir kişi on kişi, on kişi yüz kişi, yüz kişi binler onbinler belki.
Bize böyle öğretmediler mi?
Engelleyemezsiniz diyorum. İddea ediyoruz diyenleri, naralarla lafları süsleyenleri, boş laflar edenleri, zamanı aktif kullanamayanları, uyku ile tembelleşenleri, miskin satırları olanları vs. Şimdi bırakın kendinizi bir yere sakince. Bedeniniz bir yanda, beyniniz bir yanda olsun. Sağlıklı düşünürsek, gönüllü olmaya nerden başlayalım. Sözüm isteyenlere...
"Yüreğinde sevgi barındıranlar, gönül terbiyesini hiç unutmazlar ki, onlar unutulsalar bile hep unutanları hatırlarlar...
Hatta ne olursa olsun engelleri aşanlardır onlar..."
Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
-
MEH PTT 15 yıl önce Şikayet Etherkes engellidir.. herkesin bir engeli ve iyi yaptığı bir işi vardır. ama bazılarının engeli daha görecli. Bu insanlar neden engelli hala geliyor. doğum travmasımı , trafik kazasımı ,iş kazasımı , ev kazasımı , yoksa agır hastalıkmı. engellenebilirmi. bence bunlarda arastırılıp kaynak kurutulmalı. hatta engelli olmak engellenebilr bakanlığı kurulmalı.Beğen
-
MEH PTT 15 yıl önce Şikayet Etherkes engellidir.. herkesBeğen