Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Vay be .... (Demedi demeyin, içinizde kalmasın...)

GİRİŞ 27.01.2011 GÜNCELLEME 27.01.2011 YAZARLAR

Acının yoğurduğu kadar insanız. Ve insan ne dostlar görür dost sandıklarında, ne de kalabalığın içinde kendini  arar ve yüzleşir. En son yüzleştiğimde derin bir sessizlik hakimdi bedenimde. Umutsuzluğumu atalı çok oldu hayattan. Ama hayata küsmemeyi hayatla değil, sana yapılanlarla dalga geçilmesi gerektiği öğrenenlerden oldum.
İkiletmeden kulağa fısıldananlar hep aynı cümlelerden ibaretken ben sadece yalnızlığımı unutturan adamı
sevmeye başladım. Neymiş hocam derin bir oh dedirtecek işler. Mücadele mücadele.

Hep mücadele çok mücadele.

Kendini bilmezler kendine gelecekler. "Acılar boşuna olgunlaştırmamış" kimseyi. Olgunlaştırmakla
kalmayıp bambaşka boyutlara yol alınmasına da vesile olmuş. Uzun bir aradan sonra memleketin her
taşı toprağı altın gibi havada masmavi uçan kuşların suçu ne diye sormak gerekir.
Büyük şehirler ve şehirlerde gerçekten iz bırakan yerler. Geçen gün tüm insanoğlunun iç sıkıntısına rağmen
bir dostumla el ele verip gittiğimiz yeraltı camisini nerden başlayarak anlatsak diye konuştuk.  Bir kentin mimarisi, yapısı ve ardından gelenleri. Dikkat dikkat! Güya biz İstanbul'u en iyi bildiğimizi  iddea edenlerdeniz ya. Hoş değil iddea etmek bilmediğimiz konuları ya da üzerimize vazife olmayan işlere
burnumuzu sokmakta üstümüze yok. 

Vay dedirtecek çok şey var. Şehri daha iyi tanımadığıma mı yanayım,  yoksa yeraltı camini geç keşfetmiş olmamamı. Kaldı ki tam bir İstanbul aşığı olduğumu söylerler.

Özür diliyorum herkesten ve herşeyden. Açık sözlü olmak dünyanın en güzel davranışlarından biri de olsa bazen  içinizde keşfetmeye çalıştıklarınızı düşündüğünüzde hiç kimseye zarar vermeden hareket etmek gerekir. Yeraltı cami ve şehirlerimizin en önemli ibadet yerlerini en önemlisi tarihlerini araştırmak gerekir.
İçinde türbeli kaç camimiz var? İbadet yerlerine ziyarete gelen yerli yabancı turistleri görünce artan merak
beni daha fazla sevindiriyor. Heyecanı söylemiyorum bile.

Karaköy, rıhtım ve martı sesleri. 

Boğazda iç ısıtan demleme çay ve sıcak simit. Bunlara ayıracak vakitte var ayrıca sanal cenneti hak edenler de var. Mesela keşiflerden biri de Karaköy iskelesinin hemen karşısı ve tatlısını yemeğe
doyamadığınız restoran gibi. Kediler önünde o güzelim balıklar için sıraya geçmiş bile. Tüm restorantın garsonları belli ki işinin piri. Özellikle şeflerinin birine gözüm takıldı. Öyle usturubuyla servis hatta güzel sunum için balıkları  dizdiriyordu ki. Balıkların bu kadar farklı dizilişini burada görünce çok hoşuma gitti. Bir de restoranın sahibinin bu mesleğe başlamasındaki sohbeti dinlemenizi ve tanışmanızı arzu ederim. Bir müessese ancak bu kadar sıcak ve gelen müşterilerine özverili olur. Bu dıştan bir tespit. Biz davet edildik ve oraya iştirak ettik katıldık o güzel lezzetlerden tatdık.
Benim laflarım tatmayan ve hemen tatmak isteyenler için olacak.

Tren yolculuğu...
Özellikle öğrencilerin tercihi olan, konforu artmış, titiz, gidip gelinmesi son derece kolay bir ulaşım vasıtası.
İstanbul'a yakın diğer ulaşım araçlarından gerçekten farklı bir yolculuğa da hayır demeyenlerden olmak bir başka.
Bazı konular için yorum yapabilmek, iyi gözleme ve o konudaki bilgiye dayalıdır. Özellikle önyargımızı geri
planda tutmak için sarfedeceğimiz çaba için hareket etmek geerekir. Bu sebeple tren yolculuğu da bir kültür, bir gelenek, bir gelişmişlik örneği olarak adledilebilir. Bu düzeni kendi ülkemin trenlerinde bizzat yakın zamanda geçirmiş olduğum deneyimle görmek beni memnun etmiştir.

Kıssadan hisse...
İşte birbirine bağlı olmayan konuların bile özünde yatan bir durum söz konusu olur çoğu zaman.
Kendinize inandığınız ve bu geçer, geçicek dediğinizde inancınız yetiyorsa ibadet yerlerinde eller yaradana açık ondan diler ve dua edersiniz. Bir başka durum sadece ibadet yerlerinde değil size emanet verilen mekan ve beden gibi hemen hemen her yerde ayak arşını attığınız her yerde dua etme şansınız da vardır. Havada, karada, denizde ve de trende.
Bunun dışında içinizi boşaltacağınız ve deşarj olacağınız sahiller ve rıhtımları da unutmuyorum. Deniz kenarı
cebinizde kuruşunuz yoksa bile sizin sığındığınız limanlardandır. Yetmez mi, bir yürüyüş, bir deniz kokusu
yüreğinizi ve gözlerinizi açar. İşte yaşamasını bilene bu ülkede az da kazansan çok da kazansan harcamasını bileceksin, mutluluk oyununu sahici yaşayacaksın. Sanal olmadan, arayı açmadan...  

Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com

YORUMLAR 1
  • ALPER AĞA 14 yıl önce Şikayet Et
    aynur hanım. ayasofya ibadete açılıp namaz kılınmadığı sürece istanbul istanbul değildir ve biz constantinopolise aşık olmayız büyük önder fatih sultan mehmetin kemikleri sızlıyor
    Cevapla