At gözlükleri çıkana kadar...
Etrafımıza baktığımızda direk gördüklerimizin yanında başka bir bakış açısı da elde ettiğimiz kalıcı görüntülerdir.
Önemlidir. Fotoğraf kareleri gerçekten kişinin hayatının sonlanması ile de anıların hafızalarda yer edeceği bir noktaya getiriyor bizi.
Tarih, kanıtlar ya da yaşanmışlıkların bilgilerini fotoğraf kareleri olmasa nerden bileceğiz ki?
Bu kadar hayatı özelleştiren fotoğraf kareleri kadar son aylarda resimlerinde her yeri süsleyecek özellikte bunu fark ettim. Eli fırça ile buluşan herkes ne demek istediğimi o resme bakarak yeniden keşfedecek. Belki de anlamaya çalışacak. At gözlükleri çıkana kadar. Çıkarmadığımız, çıkaramadığımız için ya tüm sıkıntılar. Gerek maddi gerekse manevi.
Şimdi ülkemde güzellikleri görmek isteyen gözlerden olduğumuz için henüz otuzlu yaşlarında ve bir anne olup sadece kendi çabasıyla, emeğiyle tuvale boyalarını bir çırpıda süren kişilerden de etkilenmemek mümkün değil.
Yıllarca şantiye kültürünü ve yer altı proje çalışmalarını anlatan ve sektöre hizmet eden bir kardeşimizin şimdilerde ülke de özel proje ile gündeme gelmesi hakikaten çok sevindirici.
İlk sergisini yaşamın karelerinden oluşturduğu fotoğrafların tuvale yansımasıyla Ankara'da gerçekleştiren genç ressam Zeynep Yazıcı, aslında hem kişisel çalışmalarını sevenlerle paylaşmak hem de Türkiye'de Dünya Engelliler Vakfı için çalışmalarından elde ettiği geliri vakfa bağışlama heyecanını taşıyanlardan sadece biri. Rol model veya yapmak istediklerini ülkenin diğer gönüllü sanat severleriyle buluşturması umut verici, sevindirici.
"100 Ünlü 100" projesine başlamış ve Türkiye'deki o portreleri tek tek fırçalayacak.Yıllarca konuşulacak belki.
Sanatın algılanması, sanat şuurunun yeniden güncellenmesi ve sanat bakış ülkemizde ne yazık ki hak edilen kadar olamasa bile umudumuzu kırmadan yola devam eden dostları, arkadaşları görmek hepimizi mutlu ediyor.
Otellerin duvarları, hastanelerimiz, eğitim kurumlarımız, şirketlerimizin duvarlarını sanat eserleri ile donatmaları, farklı bakış açıları ve olaylara karşı hatta olayların tarihine olan merakı arttıracaktır. Özellikle kızdığımız, eleştirdiğimiz şeyleri sonrasında araştırıp, ülkenin kültür ve sanatına duyarlılığın artması ve aktivitelerin çoğalması insan ilişkilerimizi de pekiştiriyor.
Aradaki yardımlaşma, boş işlerle uğraşmadan uzak ve daha yaşanabilir toplumlara örnek için, ekonomi de ancak bu merakla canlanabilir diyerek görüşleri de ifadelemek gerekir.
Sanatın içinde cesaretle yürümek gerekir, sanatçıyı önemsemek ve hak ettiğini kendisine vermek.
İllerimizin kıymetli insanlarının sanat başarılarını aktarmak hem bizi mutlu ediyor, hem de birbirimizi motive ediyor.
Bizim birbirimizin kültür mozaiğine olan inancımızı kimseler yıkamaz. O sebepledir ki; bazen varlığınızın bile rahatsızlık etme sebebini ancak zihniyetlerin içinde bıraktığı izler değiştirebilir. Değişim için değişmek, bunu da biraz düşünmek...
Artık önyargılar kalkıyor, at gözlüklerinin yerini geniş kullanabilir gözlükler alıyor. Alıyor çünkü Türkiye dünyanın hiçbir yerine benzemiyor. Geniş bakarsanız, aynanın karşısında bile farklısınız...
Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
-
İbrahim Dursun 14 yıl önce Şikayet Et-AT GÖZLÜKLERİNİ ATALIM!-Ki,hayatın gerçekleriyle buluşalım!. -At gözlüklerini atalım!-Ki,hayatın gerçekleriyle buluşalım!Gerçeklerle yüz yüze gelen, hakikatli hareket tarzı sergilemek zorunda kalacak ve hayalerden,zanlardan ve beklentilerden kurtulup daha gerçekçi yaşamaya koyulacaktır..VesSELAMBeğen