İnsan demeye bin şahit!!!
Yürek burkan ve iç karartan haberlerin, son dakikaların içinde yer aldığımız bir ülkede her şey tozpembe olmasa bile eli kalem tutan ve mürekkep yalamış onca insanımızın biraz daha sağduyulu olması gerektiğini savunanlardanım.
Yasımız içimizde ve yüreklerde kalmalı. Başımız her zamankinden daha da dimdik, vakarlı duruşumuzla dünya gözünde bunu gösterdiğimiz anda çok şey kazanmışızdır. Kazanmış olacağız. Ulu önder Mustafa Kemal'de aynısını yapmış bize bunu detayları ile anlatmış ve örneklemiş. Çok şükür. Bunun için bir nutuk okumak şart!
Şimdi milli birlik ve beraberliğe çağrı, milli birlik ve beraberlik çatısı altında yol alma anıdır. Büyüklerimiz, otoriteler ve siyaset adamlarının söylediği de tam bu noktada birleşmiyor mu? Zaman şunu gösteriyor olmalı, kaybedecek bir saniyemiz bile yok.
Bitsin gitsin ve bertaraf olsun bu haberler. Terör bitsin, gitsin. Adı bile geçmez, geçemez hale gelsin. Bu haberlere neden olanlar caniler, vahşiler için "insan demeye bin şahit" desek yeridir.
Ülkemizde adını bile anmak istemediğim, istemediğimiz lakin nasıl tarifi olmayıp da bu kadar acı veren bir olay daha yeryüzünde var mıdır bilemiyorum.
Adı "terör" gibi. Adı kulağa hiç ama hiç hoş gelmeyen bu kelime onca ailemizin, kardeşimizin yuvasını dağıttı hatta yok etti, etmeye de devam ediyor. Gözümüzden akan kanlı yaşlar gerçekten sahici, içimizi burkan ve yürekleri dağlayan dün geceki ülkemin doğusundan gelen haberlerse gerçekten televizyona saatlerce bakamayacağımızı göstermiş olmalı ki bunun yanında sabırla bunların kökünün kurumasının bittiği günlerin hayali ile yanıp tutuşuyoruz.
Bu hayalde kalmayacak günün en önemli siyasilerinden gelen açıklamalar da bu yöndeydi.
Ellerimizde bayraklarımız, coşkumuz ve ülkemizin gelişmekte olan gücünü göstermek için bir kez daha sallayalım isteriz. Rengini kolay almamış olan al kırmızı Türk bayrağım için kadın, erkek, yaşlı ve genç demeden herkesin seferber olduğunu biliyor ve tüm tarihin hafızalarımızdan kopmaması gerektiğini savunmaya devam ediyoruz. Salladığımız bayraklar şimdi Cumhuriyet Bayramı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet rejimine geçişle büyük bir ivme kazanarak zaferlere yolculuk başlamış ki, çok ama çok az kaldı Cumhuriyet Bayramımızı kutlamaya.
Şimdi başımıza gelenler altında bir sebep aramak ve daha dikkatli olmak boynumuzun borcu. "Ne dedin", "aman bana ne", "ilgilenmiyorum", "ne olacaksa olsun" gibi kelamları söyleyen herkese daha dikkatli olacağımı ben kendim en azından biliyorum. Acımız büyük ve bu acının dindiği yerden hızla bel bükmeden devam etmek. Allah yardımcımız olsun. Ve hepimize dayanma kuvveti versin. Allah bizi bizden ayırmasın...
Aynur Ayaz / Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
-
ayhan bilge 14 yıl önce Şikayet EtVahşilik geni ırkçılığı körüklemekte. Onlar İnsan ırkına sızan asimile vahşi maymunlardır vahşilik genleri temizlenmeden bu iş bitmezBeğen Toplam 1 beğeni