Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Ben nerede yanlış yaptım...(Bir Osmanlı torunu)

GİRİŞ 31.05.2012 GÜNCELLEME 31.05.2012 YAZARLAR

Allah için, önce Allah'a iyi bir kul olmak için mi çabalayacaksın? Yoksa peş peşe sonu acı olacak işler içinde birilerine özellikle de ailene mi? Aile dediklerine mi, akrabalarına mı? Hangisine? Artık bir deli bir kuyuya taş atıyor ve kırk akıllı da bunu günümüzde çıkaramıyor. Vahlanma zamanı değil. İsyan etme lüksümüz de yok. Başka şeylere tahammülün yoksa önce kendine sor diyor bilim insanları bile. Birde sadece bilim insanı değil artık yanında ilim insanına da göz at. Hala laftan anlamıyor, arabalardan yediğimiz korna seslerinin hangi küfürlere karşılık geldiğinin kitabı ile uğraşanlarımız oluyormuş. Ne kadar çok "muş", "mış" var da haberimiz yokmuş. İyi bende kullanayım bari. Geçen diyor ki bir ablamız  "hala istediğin işleri yapamıyorsanız  yazık, boşuna emek. Çünkü sevmeden zorunlu yapıyorsunuz". Üstüme alınmıyorum bile. Ama alınanlar olsun.

Kimse istediği işi yapmıyor bes belli. Mutsuzluğun, somurtkanlığın ve gereksiz hiidetin altında bu gizli anlaşılan. İstediği işi yapan ile yapmayanın yüzüne baksanız yeterli.

Bilimsel açıklama illah da duymaya gerek var mı sizce? Soruna sorun eklemek zamanı da geçmişte kaldığına göre. Eee daha ne bekliyoruz öyleyse?  İnsan başta kendini eğitemiyorsa neye yarar aldığımız eğitimler. Aldığımız eğitimler sebebi ile kibirle, kirlenmek.  Sonsuza kadar yaşayabileceğim hissi, insanı oldum olası zayıflatıyor.

Farkında olmadan da yıpratıyor. Aldığın maaşın üstünde zevkten yaptığın harcamana üzülmüyorsan biride sana üzülmesin. Bir evde birden fazla aracın kullanılmadığı halde kapıda garaj diye yırtınıyorsan, hatta ileri gidiyorum neden park yok, pahalı diye soruyorsan azıcık çalıştır kafayı, azıcık vazife al üstüne derler. Bir varken beş etmeye, fuzuli yere müsrif olmaya ne gerek!

Allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemiyor, peki biz bunu gerçekten iyi biliyorsak nerede yanlışımız? Biz kolay kolay da yanlışımızı kabul edemiyoruz. Biz bize söyleneni de pek dinlemediğimiz gibi sadece haklı kendimizi görüyoruz. "Ya acaba elin adamı nasıl kazanıyor" sorusunu yana yakıla sorarken, onun uykusuz kalışları, saatlerce adam akıllı çalışmasını hiç görmüyoruz. Çocuklarını aldığı maaşla okutamayacağını anlayınca gece gündüz ekstra çalışan babaların hallerini hatırlıyor muyuz? Devir gerçekten işine bağlı olanı kayırma ve destekleme zamanı olsaydı. Bu durumları insanlar sadece rüyalarında hayal etmeseydi.

Eskiden bir nakış, bir çeyiz ve bir el emeği göz nuru vardı. Şimdi sadece nostaljiden ibadet olmadan kaç kişi gösterebiliriz elinde tığısıyla, hatta iğne oyasıyla çeyizlik yaptığını?

Kaldı mı? Yoksa onunda neslini bitirdik mi? Tembellik olmayan bir el işçisini yakından görebildik mi? Kumbaralarımıza biriktirdiğimizi bir gecede ya da birgünde başkaları için çıkarıp harcadık mı?Bakıp azıcık geçmişe tarihimizden de ders alamıyorsak ne kaldı ki geride. Ya uzunca bir zaman kaybolmuşuz tüketim metasına. Ya da iki çift güzel söz paralı sanmışız. Bilemiyorum. Nerede o yükselen nida sesleri ile Fatih'in torunları şuuru ile hareket etmek. Nerede kendi kendine fetih rolleri üstlenmek? Günümüzde Osmanlının hala Türk olmadığını söyleyenler var düşünsenize. Bilemeden cahillik yapanlar acaba kızdırmak için mi vurdumduymaz oluyor yoksa özellikle mi böyle davranıyor merak ediyorum.

Kulun hatası olurken tarihin hataları da varmış diye mi bütün bunlar?

Hala Osmanlı acaba Türk müydü sorusunu soranlara acınacak bir hal içinde sözümüz yok. Ne denebilir ki?  Şu saatten sonra ne öğretebiliriz hadi öğrettik nereye kadar gidebiliriz. Öğrenmeye açık olanlarla dalga geçer halde Osmanlı'dan dersimizi ya da acaba Fatih Sultan Mehmet neden İstanbul'u fethetmiş sorusunu sorsalar ya? Kültür ve medeniyetin bugün yeniden diriliş günü demeden, dirilmek. Aslında hayatımızda küçücük şeylerin nedense mutluluğumuza bir etkeni olmadığını düşündük. Oysa deriz izler bırakan tarihe hepimiz sahip çıkmalıydık. Çıktığını düşünenlereyse asla laf yok. Aslında kendi önümüzü kimse değil belki de biz kapattık.

Bunca yıl hep olumsuzlukları düşünerek, düşünce tekniklerinden etkilenerek ilerlemeye çalıştık, analizler yeterli sandık. Hiç bilenle, bilmeyen bir olur mu? Soramadık...

Osmanlı torunu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Ecdadımız, atamız, büyüklerimiz bize tarihe kayıt düşenlerden alınan notlarla okumaya, araştırmaya devam ettiriyor. Mutlu olmanın yolu kendini bulduktan sonra, üzerindeki tarihe, tarihe tanıklık etmişlere, vefat etmişlere, yaşı bir tarihi anlatacak kadar tecrübeye erişmişlere kulak vermek ve bolca dua etmek. Kulağımızın bir yerinde pasif kalmasın bu satırlar. Ve unutmayalım ki; "Geçmişine (tarihine) sahip çıkanlar, geleceklerini kendileri daha güçlü kurarlar (yaşarlar)"...

Aynur Ayaz - Haber 7

ayazaynur1@gmail.com

YORUMLAR 2
  • noter tasdikli yorumcu 13 yıl önce Şikayet Et
    ötesi... yolda yabancılarla karşılaşınca anlıyorum -giyimlerinden değil artık.- ya alman ya ingiliz arap hemen belli oluyorlar türk olmadıkları yüz şekillerinden farkediliyor. ama ermeni görünce hiç ayırd edemiyorum mesela. türklerle ermeniler ne kadar birbirlerine benziyorlar.
    Cevapla
  • noter tasdikli yorumcu 13 yıl önce Şikayet Et
    osmanlı torunu olamayabilirim . araştırmışlar baba tarafı ataları mısırdan gelmişler karadenize dağılmışlar arap mı türk kölemeni mi belli değil anne tarafı batı taraflarından yani kökenim tam belli değil o zaman. osmanlı mıyım arap mıyım çok karışık.
    Cevapla