Ülkesine yabancı turist olduk...
Yoksa yerli turist olmayı da mı hak etmiyoruz ?
Yurtdışından birçoğumuzun ya tanıdığı, ya akrabası ya da iş dolayısıyla misafirleri gelebiliyor.
Her geldiklerinde gezip, gördükleri yerler ayrı tabiki. Bazen ayrı dersler veriyorlar bize.
Görmüşsünüzdür ellerinde ya küçük kağıt parçaları ya da kocaman bir İstanbul haritası.
Soru sormaktan çekinmez, sokakta gördüklerine bizden önce koşa koşa yardım ederler.
Geçenlerde çok yakın dostlarımın tanıdığı İsviçreli bir hanımefendi sanki bizden biri gibiydi ve ben acikçası pek turist havası da sezemedim. O kadar bizdendi ki ben de aslında şaşırdım. Ne yalan söyleyeyim. Bu kadar bize benzeyen Avrupalı!
Türkiye'ye gelen her turist için geçerli değil elbet lakin bu kadarı da olamaz diyorsunuz bazen.
Tarihimizi bize bizden daha iyi öğretebilecekleri kesin. Bunun için onlardan ders almıyoruz ama onlar kadar okuyamadığımız gerçeğini değiştirmiyor bu durum. Çok gezen lakin az okuyan bir millet olunca. Üstüne de az araştırma yapan ve eksik bilgiler binince sanki haklı gibi kabulde etmiyoruz. Yani haksızız. Bazen itiraf edip, kendimizde yüzleşmekten korktuğumuzdan olabilir gibi. Ben buna bağladığım zamanları biliyorum. Birde bilgi konusunda yabancılar kadar bonkör değiliz. Olamıyoruz. Adamlar bize tarihimizi anlatacak kadar cesur davranıyor. Bir izleyin ve bir görün. Bir de bu yönüyle bakın. Hatta yakın dostuma misafir gelen Silviya isimli Hanimefendi ile sohbet sonunda çıkan anafikiri ve söylemi aynen sizlerle paylaşmakda bir mahsur görmüyorum. Bana aktardığı kelimeler şunlar, " Siz bir tarih içinde kaybolmuşsunuz. Sizin tarih tarih içinde neredeyse yok olmuş! Bazen buna da tepkilisiniz, bazen duymak bile istemiyor hatta yaptığınız tahribatları da düzeltmek için çabalamıyorsunuz. Bizde bu yok. Biz sonuna kadar en ufacık şeyleri bile koruyoruz."Belki de haklı. Kaçımız İstanbul'un zorlu fetihlerinden öncesini ve sonrasını hatırlıyor?Kaçımız o canım saray önlerinden geçince bu topraklara o yürekli, cesur komutanlar, padişahlar ve askerler asil bir millet basmış, varmış diyoruz? Unutuyor muyuz? Asil bir soydan geldiğimizi de bazen başkaları bize aleni hatırlatmak zorunda kalabiliyor. Bizim Fatih Sultan Mehmet dönemini iyi irdelememiz gerektiğini savunanlar nerede? Toplumların üzerinde etkisiz kalmamış bir ibretlik tarihin yeniden dirilişini görebileceğimiz günlerin umudu ile yanıp tutuşan bir nesil mi yetişti? Nerede o heyecanlı tarihe tanıklık edenler, nerede o oradan oraya tarihin en iyi temsilcileri? Şimdilerde bunun üzerine gidilmeli. Bizlerdeki cesaretin dünyanın hiç bir yerinde olmadığı bilgisini bilerek hareket etmeli galiba. Neyse işte içimizdeki turistlerden bunları duymak eminim hepinizide üzerdi. Şahsen ben çok üzüldüm. Herkes üzerine düşeni yapsa! Kapımızın önündeki çöpleri kendimiz alırsak suçlu bile aramaya gerek yok. Sadece yaşarken kıymetini bilmemiz gereken şu canım güzellikteki toprakların şimdide gerçek manada hakkını verelim.
-
hacı murat 13 yıl önce Şikayet Etböyle başa böylel tarak....... yahu bizim ülkemiz gibi başka bir ülke daha düşünemiyorum. okulda çocuklarına tarihlerini gezdirmek için proğram yapan milli eğitim görevlileri çocukların müzeye gidecekleri parayı bile velilerden talep ediyorsa. varsın benim çocuğum tarihini bilmesin. bu ayıp bu ülkeyi yönetenlere yeterde artar.....Beğen Toplam 2 beğeni