Şiddetin tema parkı
Peki bunun sorumlusu kim?
Sebepleri ne?
Batılı stratejist ve siyasilere göre, Müslüman ülkelerin geri kalmasının ve diktatörlerce yönetilip birer siyasi kaos yurduna dönüşmesinin nedeni, bu coğrafyanın kültürel ve tarihsel kodlarındaki arızalar.
Oysa asıl sorun Batı’nın emperyal refleksleri.
ABD ve Avrupa’nın I. Dünya ve II. Dünya savaşlarının ardından sistematikleşen müdahaleleri sonucunda bölge siyaseten adeta kötürümleşti.
Ortadoğu’nun son 100 yıllık kaderi, 1918’de Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesiyle tayin edildi.
İmparatorluğu dağıtan İngiltere ve Fransa, geriye kalan ülkeler üzerinde tam bir hegemonik denetim kurdu.
1882’den beri Mısır’ı kontrol eden İngiltere, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Irak, Ürdün, İsrail, Filistin ve Suudi Arabistan’ı kapsayan bölgede de kolonyal sistemini inşa ederken Fransa da Kuzey Afrika’nın büyük kısmına ek olarak Ortadoğu’da Lübnan ve Suriye’yi sömürgesi haline getirdi.
Ardından Milletler Cemiyeti’ni devreye sokan bu iki ülke, İslam dünyasındaki petrol bölgeleri, limanlar, ticaret yolları ile iç ve dış politikalar üzerindeki hâkimiyetlerini tarihte görülmemiş şekilde perçinledi.
***
II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise yeni aktör ABD devreye girdi.
Herkes CIA’nın ilk darbesini 1953’te İran’da yaptığını sanır.
Oysa CIA ilk operasyonunu 1949’da Suriye’ye yaptı.
Gerekçe Aramco'nun ‘Trans Arap Boru Hattı/TAPLINE’ projesi ile İsrail’in güvenliğiydi.
Dönemin CIA Başkanı A. Dulles, "ülkedeki durum bölgenin en kötüsüydü" sözleriyle itiraf etmişti darbeyi.
Yine Bağdat Paktı'na karşı çıkan Suriye Genelkurmay Başkanı Adnan El Malki 1955’te suikastle ortadan kaldırıldı.
E. J. Brill, 1995 tarihli “The Quest for Hegemony In the Arab World / Arap Dünyasında Hegemonya Arayışı” adlı kitabında suikastin aktörü olarak CIA’yı işaret eder.
Malki suikastinden önce de CIA, “Operation Struggle” adı altında Suriye’yi istikrarsızlaştırmak için İngilizlerin sonradan MI6 adını alan gizli servisiyle anlaşmıştı.
Anlaşmaya göre Suriye’de bir iç savaş için İngiliz ajanlar kabileleri kışkırtırken Amerikalı ajanlar da Baas Partisi’ndeki siyasileri manipüle edecekti.
ABD’nin 150 bin dolar ayırdığı bu iç savaş 1956’daki Süveyş krizi nedeniyle ertelendi.
NEDENLERDEKİ ANAHTAR
Günümüze gelirsek…
Batı’nın Ortadoğu’daki kaos politikaları hâlâ değişmiş değil.
Irak’ta Saddam’ın 2006’da asılması, Libya’da Kaddafi’nin 2011’de devrilmesi, Mısır’da Mursi’nin 2013’te iktidardan indirilmesi ve Suriye’de devam eden iç savaş bu emperyal siyasetin son örnekleri.
Neredeyse 70 yıldır ABD ile Batılı müttefikleri, kontrol edemedikleri hükümetleri ya dışarıdan müdahale ve işgallerle ya da içeriden sokak hareketleri ve askeri darbelerle alaşağı etti.
Hazar’dan Aden’e Fas’tan Afganistan’a uzanan coğrafyanın dört bir yanında ABD’nin kurduğu askeri üsler ve CIA operasyonları, bölgeyi adeta ‘başarısız devletler’ çöplüğüne çevirdi.
yazının devamı için tıklayınız