Bercan Tutar
Bercan Tutar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Batı neden yine Erdoğan’a yöneldi?

GİRİŞ 21.02.2016 GÜNCELLEME 21.02.2016 YAZARLAR

Suriye yoluyla ABD, AB, Rusya, Çin, Türkiye, İran ve Suudi Arabistan gibi aktörler, aralarındaki jeo-politik rekabeti nasıl yürüteceklerini de belirliyor.

Açık konuşmak gerekirse ABD bu gerilimi tek başına çözecek kudrette değil.

Yeniden inşası süren küresel sistemin ölüm veya kalımı söz konusu.

İşte tam da krizin had safhaya ulaştığı bu aşamada Türkiye’nin ağırlığı tekrar hissedilmeye başlandı.

Daha geçen seneye kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef seçen ülkeler, şimdi onun etrafında kenetleniyor.  

Zira, ABD-Rus ortaklığı Trans-Atlantik merkezli küresel sistemin de iflasının resmiydi.

Mülteci krizini bahane eden AB, bu yüzden şu sıralar can simidi olarak Türkiye’yi görüyor.

Perde arkasında ise ABD’nin siyasi iradesi var elbet.

Yoksa Almanya Başbakanı Merkel, Batı medyasında ‘Turkish zone/Türk bölgesi’ denilen Suriye’de ‘uçuşa yasak veya güvenli saha’ talebine açıktan destek veremezdi.

Terörle gözdağı verilen Fransa, Suriye’de zaten eskiden beri Türkiye ile aynı pozisyondaydı.

Nitekim Moskova’nın Türkiye karşıtı tasarısını eleştiren Fransa’nın BM Temsilcisi Delattre, “Rusya’nın Esad’a desteği çıkmaz sokak” diyerek ülkesinin duruşunu bir kez daha deklare etti.

Önceki gün Erdoğan ile bir buçuk saat görüşen ABD Başkanı Obama da Türkiye-Rusya geriliminde safını biraz daha netleştirdi.

Burada İsrail ile başlayan yeni yumuşamayı da not etmek lazım.

İsrail faktörü, kendini şu an diplomatik düzeyde değil de Tel Aviv’deki Rus elçiliği önündeki Putin karşıtı protestolar şeklinde gösteriyor.  

***

ABD ve Avrupa’nın yeni Türkiye stratejisi sadece Rusya algısıyla sınırlı değil.

Batı’nın PYD ile Tahran-Şam destekli Rojava projesine bakışı da değişiyor.

ABD’nin bırakın tam özerkliği, Suriye’de Kürtler için yarı özerk bir bölgeyi dahi desteklemediklerini vurgulaması bir dönüm noktasıdır.

Bütün bunlar, emperyal odakların yönlendirmesiyle Erdoğan’ı hedef seçen Kürt siyasetinin nasıl bir kapana sıkıştırıldığının da resmidir.

Cumhurbaşkanı’nın barış için uzattığı eli havada bırakıp silaha sarılanlar, bugün Batılı dostlarının ihaneti ile karşı karşıya.

Türkiye’yi hedef seçen İran’dan sonra Rusya da stratejik hatasını fark etmeye başladı.

Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, Paris’in “Rusya-Türkiye arasında olası bir savaş riskinden endişeliyiz” vurgusuna şiddetle tepki göstererek “Savaştan bahsetmek yakışık almıyor” dedi.

Hâsılı kelam, Türkiye’yi karşısına alanların hareket sahası giderek daralıyor.

***

Peki, Batı dünyası nasıl oldu da üç yıldır devirmeye çalıştıkları Erdoğan ile yeniden el sıkıştı.

Çünkü Ortadoğu krizinin zayıf düşmüş Avrupa’ya sıçraması, kıtanın bütünlüğü ve Trans-Atlantik ilişkilerin gücünü de tamamen çökme noktasına getirdi.

Yani Erdoğan’a gösterilen bu teveccühün altında real-politik çıkmazlar var.

Nitekim ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, çaresizliğini “Elimize silah alıp Rusya ile savaşacak halimiz yok ya!” diyerek ifade etmişti.

Rusların uzun süredir Avrupa Kıtası’ndaki sağ partileri ve hatta bazı ana akım siyasal hareketleri fonlaması da rahatsızlık kaynaklarından biri.

Almanya’da Rusya yanlısı iş dünyası, siyasetçi ve bürokrat kesimi, Moskova’yla ilişkilerin normalleştirilmesi için Merkel’e uzun süredir baskı yapıyor.

13 Kasım 2015’teki Paris saldırılarıyla da François Hollande, Putin ile ‘büyük koalisyon’a zorlandı.

Fakat Türkiye’nin hamleleri, Rusya karşısında sıkışanların umuduna dönüştü.

Şimdi başta Fransa ve Almanya olmak üzere AB, Türkiye’nin tezlerini hayata geçirme gayreti içinde.  

Çünkü Suriye için başka makul bir reçete yok.

Bu reçetenin ne olduğunu ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Washington Post’a verdiği bir mülakatta açıkladı: “Rusya ve İran’ın ciddiyetini test ediyoruz. Şayet ciddi değillerse o zaman bir B Planı’nı düşünebiliriz. Elimiz kolumuz bağlı oturamayız.”

Kerry’nin bahsetti bu ‘B planı’ Türkiye’nin geçen Nisan ayında İran’a Kasım ayında ise Rusya’ya karşı devreye soktuğu plan.

Bunun mimarı ise Erdoğan’dı.

Siyasetin ironik sillesi diyelim.

İşte bu yüzden bükemedikleri eli şimdi öpmek için sıradalar.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL