Bercan Tutar
Bercan Tutar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Hariciye'de yeni dönem: Küresel iç politika çağı…

GİRİŞ 13.06.2016 GÜNCELLEME 13.06.2016 YAZARLAR

Öyle anlaşılıyor ki yeni dönemde farklı bir projeksiyonla hareket edeceğiz. 

Rusya ve Suriye başta olmak üzere dış politikamızda bizi Atlantik blokunun güç haritasına eklemlemeye çalışan “stratejik körlük” dönemi kapanıyor.

Artık “küresel iç politika”ya yani “stratejik bağlama” dayalı “düşmanları azaltıp dostları artırma”ya öncelik veren; ideolojiden arındırılmış daha realist bir paradigma devreye girecek.

Yani “hain müttefiklere ve ittifaklara” dayalı tek katmanlı ve statik siyaset yerine yeni çağın gereklerine uygun şekilde dizayn edilmiş çok katmanlı ve farklı bloklar arasındaki güç mücadelesini hesaba katan daha konjonktürel bir anlayış egemen olacak dış politikada.

Eskinin “dışa bağımlı ritmik diplomasisi” yerine başkanlık sistemi ile formüle edilen milli sistemimizi inşaya odaklanmış, daha devinimsel ve dönüştürücü bir “içe bağımlı diplomasi” hamlesi başlıyor.

Çünkü Yeni Türkiye'yi hedef seçenler geri adım atarken farklı güç projeksiyonlarını da yedekte tutuyor.

Eğer büyük resme yani Asya ve Atlantik blokları arasındaki küresel rekabete değil de sadece Suriye'deki Rojava bölgesine odaklanırsak bu değişimi fark edemeyiz.

Boşuna “siyaset algıların sanatıdır” dememişler.

2011'den beri Türkiye'yi “Rojava tehdidiyle” Atlantik blokunun projelerine yamamaya çalıştılar.

Ancak ABD ve AB'nin öncülük ettiği odakların adeta dantel gibi ördüğü ve her ince ayrıntısını tasarladığı bütün manipülasyonlar sonuçsuz kaldı.

Bu yüzden de “discourse of voluntary servitude” yani “gönüllü kölelik söylemi”nin hem kurşun askerleri hem de onları üstümüze salan sahipleri her alanda ve her anlamda panik içinde.

Özellikle küresel aktör olmaya endeksli “başkanlık süreci” ile iç ve dış politikada bir bakıma bütün krizlerin teker teker aşılacağı veya krizlerle mücadelede daha güçlü mekanizmaların devreye sokulacağı farklı bir aşamanın eşiğindeyiz.

Bundan sonra içeride ve dışarıda tıpkı büyük devletlere özgü “tek politika parametresi” rotamızı belirleyecek.

Küçük devletlere empoze edilen iç ve dış politika ikiliği yerine artık büyük güçlere özgü, başkanlık süreciyle uyumlu, milli ve yerel sistemimizi inşaya dayalı “küresel iç politika” dinamikleri hayata geçecek.

Üst aklın Suriye, İsrail, Mısır, İran, PKK, PYD, DAEŞ, FETÖ ve bunların dümen suyundaki muhafazakâr Ak-babalarla Türkiye'yi paranteze alarak onu Rusya, Almanya ve Çin'den uzak tutma planları suya düşecek.

Yeni süreçte Rusya, Suriye, Mısır ve Almanya ile yaşanan sorunlar yeniden parafe edilecek.

Bu yumuşamanın etkisini Rojava başta olmak üzere bütün Ortadoğu'da hissedeceğiz.

Zaten İsrail ile yaşanan Mavi Marmara krizi, Türkiye'nin istediği şekilde çözülüyor.

Irak Kürdistan'ında Türkiye'nin öncülük ettiği jeo-politikalar devreye girecek.

Kafkaslar ve Hazar havzasında bağımsız enerji politikası izleyen bir Türkiye var artık.

Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle yeni bir askeri ittifak mimarisi hayata geçiyor.

Bu hamleler, Mısır'da bölgesel çıkar anlayışımızın ve Doğu Akdeniz'deki enerji savaşının da seyrini etkileyecek gibi görünüyor.

Çünkü İsrail ile sorunlarını çözen ve Suudi Arabistan'la da stratejik ilişki düzeyine yükselen bir yakınlaşma içine giren Türkiye'nin ABD, Almanya ve Rusya üzerindeki jeo-politik basıncı daha da artacak.

Kuşkusuz yakın dönemin en tarihi hamlesi olan bu yakınlaşma hem küresel aktörlere hem de üstümüze salınan İran'a karşı Türkiye'nin elini hiç olmadığı kadar güçlendirmiş durumda.

Başkanlık sürecine giren Türkiye, kendisini Rojava ile kuşatmaya çalışanların hamlelerini Riyad, Tel-Aviv ve Katar ile kurduğu yeni ittifak blokuyla çökertti.

İşte dış politikaya yeni bir devinim kazandıracak olan hariciyedeki kan değişimini biraz da bu mercekten okumak lazım.

Özetle, milli başkanlık sistemimizi inşaya dayalı küresel iç politika dönemine giriyoruz.

Temizlik harekâtı bunu gösteriyor.

YORUMLAR 2
  • Erdal tutar 9 yıl önce Şikayet Et
    Müsliman kardeşim müsliman abilerim herzaman bir üst akıl vardır
    Cevapla
  • hanifta 9 yıl önce Şikayet Et
    inşallah
    Cevapla