Bülent Erandaç
Bülent Erandaç
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

10 Ağustos'un şifresi

GİRİŞ 08.05.2014 GÜNCELLEME 08.05.2014 YAZARLAR

"1914'de ne oldu?" sorusunun cevabını hep birlikte aramalıyız ve bu soru üzerinde düşünmeliyiz. İlahi tesadüfe bakın.
10 Ağustos 1914'te, 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu'nun kaderi belirlenmişti. Akdeniz'de İngiliz Donanması'nın takibine uğrayan 2 Alman savaş gemisi, 10 AĞUSTOS 1914'te Çanakkale'ye sığınmış, Goeben'e Yavuz ve Breslau'a da Midilli adları verilen gemiler Enver Paşa'nın emri ile Odesa ve Sivastopol gibi Rus limanlarını topa tutunca Birinci Dünya Savaşı'na girmiştik. Bu savaşta bir imparatorluğu kaybettik.
10 Ağustos 2014'te, yani 100 yıl sonra ise Yeni Türkiye'nin kaderi belirlenecek. Aziz halkımız tarafından Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya çıkarılmasıyla, parçalanan Osmanlı'yı geride bırakıp, "BÜYÜK TÜRKİYE" yürüyüşüne başlayacağız.

100 yılın hikayesi

Resmi tarih, Birinci Dünya Savaşı'nın sebebini 1914 yılında, Avusturya-Macaristan veliahdı Arşidük François Ferdinand'ın Saraybosna'da bir Sırplı tarafından öldürülmesiyle başladığını yazar. Gerçek bu değildir. Aslında, bu savaş Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'da ve Ortadoğu topraklarında petrol bulunması sonucu İngilizler'in başlattığı emperyalist planların devreye sokulmasıdır. İngiliz istihbaratının incelemelerine göre, Osmanlı Devleti bir nevi petrol yataklarına sahip toprakları içeriyordu. İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan devletleri ve özellikle de petrol bakımından zengin bir bölge olan Musul ve Kerkük Kraliçe'nin adamlarının iştahını kabartıyordu. İngiliz Savaş Kabinesi Bakanlarından Sir Maurice Hankey, İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour'a yazdığı mektupta; "İleride oluşacak bir savaş petrolün bulunduğu yerde olacaktır. Petrol alabileceğimiz yerler İran ve Mezopotamya'dır. Bu nedenle petrol kaynağı olan bu iki yer üzerindeki kontrol İngiltere'nin olmalıdır" demişti.
100 yıl önce Osmanlı Balkanlar'da çıkan yangınla meşgul olurken, Çanakkale'yi savunurken diğer tarafta zamanın küresel güçleri İngiltere ve Fransa, Ortadoğu'yu elimizden aldılar.
16 Mayıs 1916'da İngiltere ile Fransa arasında Ortadoğu'nun paylaşılmasını öngören gizli Sykes-Picot Anlaşması yapıldı. 1917'de İngiltere, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasını öngören Balfour Deklarasyonu'nu yayınladı.

100 yıl sonra...

Birinci Dünya Savaşı'nın etkileri hala devam ediyor. Osmanlı'nın boşalttığı Balkanlar'da ve Ortadoğu'da kan akmaya devam ediyor. Neden yıllarca süren iç savaşlar ve mezhep çatışmaları var. Neden Ortadoğu da barış hakim olmuyor? Niye Amerika, İtalya, Meksika, Rusya değil de neden Ortadoğu? Çünkü dünya petrol rezervinin yüzde 56 sı Ortadoğu'da bulunmaktadır. 2070'li yıllara kadar bu coğrafyanın gaz yataklarına, küresel güçler muhtaçtır. İşte burada, açık veya gizli enerji savaşları yaşanmaktadır. Emperyalist devletler, Ortadoğu'yu almakla kalmayıp oranın insanının bu petrol rezervini kullanmasına izin vermedi. Bunu nasıl yapıyor, tabi ki bu insanları birbirine düşürerek bir iç savaş çıkartarak. Ortadoğu halkı aç, sefil savaş içinde, altında zenginlik yatmasına rağmen onu kullanamıyor, petrolü batılılar işliyor ve kullanıyorlar.

Yazının tamamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL