Bülent Erandaç
Bülent Erandaç
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

IŞİD-İsrail beraberliği

GİRİŞ 19.06.2014 GÜNCELLEME 19.06.2014 YAZARLAR

Kan ve gözyaşı durmuyor. Irak'ta kan gövdeyi götürüyor. Son olaylar tesadüfen olmadı. Olayları anlamak bakımından ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra (2003 yılında) yayınlanan DERİN AMERİKAN KURULUŞU RAND CORPORATION'un raporuna bakmakta yarar var.
Pentagon ve Amerikan Merkezi Haber alma Ajansı ile yakın ilişkilerinden ötürü, Rand Corporation akademik ve politik çevrelerde "CIA'in uzantısı" olarak nitelendirilmektedir.
Rand Milli Güvenlik Araştırmaları Dairesinin yayınladığı ' İslam, partnerler, kaynaklar ve stratejiler' isimli araştırmasına göre çağdaş İslam, değerleri, kimliği ve dünyadaki yeri ile ilgili dahili ve harici çatışmaların sürdüğü istikrarsız bir vaziyettedir. Sünni/Şii hilallerindeki fay hatları istikrarsızlığın sürdürülmesine zemin hazırlamaktadır.
Bu rapora göre İslam dünyasında dört faklı görüş birbiriyle çatışma halindedir. Köktendinciler, gelenekçiler, modernistler ve laikler...
Raporda, Batı ve Amerika İslam ülkelerinde, İslami unsurlar içinde hangisini destekleyeceği, hangilerini himaye edeceği ve kendisine potansiyel müttefik seçeceğini irdelemiş: "Gelenekçileri köktencilere karşı destekle. Gelenekçi ve köktencilerin anlaşmazlıklarını teşvik et. Gelenekçiler ve köktenciler arasındaki ittifakların önüne geç. Uygun oldukça gelenekçileri köktenciler ile münakaşalarında daha iyi olabilmeleri için eğit ve donat.
Gelenekçilerin değişik bölümleri arasında ayrımcılık yap. Hanefi mezhebi okulu gibilerini diğerlerine karşı cesaretlendir.
Vahabi parası muhafazakâr Hanbelî mezhebini destekler. Sufiliğin kabulünü ve popülerliğini teşvik et. Köktenciler arasındaki bölünmeleri destekle.
Köktendincilerin ortak düşman olarak tanınmasını destekle!"
Göründüğü gibi Derin Amerika, Sünni/Şii hilallerindeki gelişmeleri adım adım takip ediyor. Gerekli yönlendirmeleri yapıyor. Şİİ HİLALİ: İlk olarak Ürdün Kralı Abdullah tarafından 2004'te dile getirildi.
Tarihte ilk kez bir Arap ülkesi Şii kontrolü altına girmişti. Arap dünyasında "Şiilerinin iktidarı tatması", Sünnilerin de "devrilmiş olmanın acı tecrübesini" edinmesine sebep olan gelişmeler, ülkeye ve akabinde tüm bölgeye radikal değişiklikler getirmiş, Irak'taki değişim ciddi mezhepsel ayrımlara neden olmuştu.
Bush yönetimi, Irak ve Orta Doğu'daki mezhep dengesini bozacak büyük bir Şii uyanışının başlamasına yardım ederken, bu gelişmenin "Şii yükselişinin dini hatlar üzerinden belirlenmiş yeni bir Ortadoğu'ya öncülük edeceği" konuşulur oldu.

Suriye'den Irak'a

Amerika-İngiltere-Fransa, Suriye'de yeni yönetime geçme senaryosu hazırlamıştı. Rusya ve Çin, Suriye lehine tavır koyunca, Suriye deki kaos uzadı.
Küresel güçlerin sağ gösterip sol vurdukları operasyonlarla, Suriye işi Ortadoğu'ya yaygınlaşmaya başladı. Irak şu anda, Sünni/Şii hilallerinin kapışma alanı olarak tekrar sahnedeki yerini aldı.

SONUÇ: IŞİD yayılıyor. Hedefler tesadüfî değil. Petrol kuyuları. Boru hatları. Rafineriler. Belli ki, arkasında stratejik akıllar var.
IŞİD'le ÇOK kuş vuruluyor.
Irak'ın Sünni bölgesinde yeni bir konuma geçiliyor. ABD ve Avrupa, Rusya ve İran'ı bir "Sünni set" ile dizginlemekteler. Sünni/Şii hilalleri kalınlaşıyor.
Musul petrol/gaz naklinde hayati konumda olduğundan, Irak petrol haritası üzerinde ABD ve İngiltere yeni dengeler kuruyor.

Yazının tamamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL