Bülent Erandaç
Bülent Erandaç
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Davutoğlu siyaseti iyi okudu

GİRİŞ 12.07.2015 GÜNCELLEME 12.07.2015 YAZARLAR

Birinci yarı 7 Haziran-9 Temmuz arasında tamamlandı. Cumhurbaşkanımız, Ahmet Davutoğlu'na hükümeti kurma göreviyle beraber 2'inci yarıyı başlattı. Ankara satrancının üçüncü yarısı olacak mı? Eğer liderler anlaşamazsa 45 gün sonra, yani 24 Ağustos 2015 gününden itibaren Erdoğan harekete geçecek. Üçüncü yarıyı başlatacak...

Başbakan Davutoğlu, pazartesi Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşecek.

İki lider anlaşmaya ne kadar yakın, Pazartesi şifreleri çözmeye başlayacağız. 7 Haziran sonrasındaki tabloda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun dikkati çeken hamlelerine göz atalım: 

CUMHURBAŞKANI TAYYİP ERDOĞAN: Demokrasi kanallarını ustaca açıyor. 7 Haziran seçimleri sonrası çok akıllı hamleler yapıyor. Türk iç siyasetine yön veriyor. CHP'li Deniz Baykal'la ve HDP'li Celal Doğan'la baş başa görüştü.

Bir önemli MHP'li ile görüştüğü söyleniyor.

Merkez sağın etkili isimlerine iftar verdi.

İki yanına Anavatan Partisi'nin eski başbakanları Mesut Yılmaz ve Yıldırım Akbulut'u alarak, Türkiye'de merkez sağın en büyük liderinin Beştepe'de görevde bulunduğu mesajını verdi.

Erdoğan, çok akıllı bir hamle daha yaparak hükümeti kurma görevini, hemen seçim sonrası vermeyerek liderlerin eteğindeki taşları dökmesine, olumsuz pozisyonlarını açmalarına yani, seçim öncesi kızgın-kırıcı ortamın yumuşatılmasına imkan verdi. Sonuçları da isabetli oldu. Bu süreç tüm partilere kendi tabanlarını ikna etme, durumu gerçekçi olarak değerlendirme imkanı sağladı. 

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU: 7 Haziran sonrasında, SİYASET DERİNLİĞİNİ en iyi bilen devlet adamı olarak göze batıyor. SİYASİ ARİTMETİĞİ ÇOK İYİ OKUYOR. Duruşunu hiç değiştirmedi. Muhalefet bloku diye bir blok olmadığını iyi analiz etti. Siyaset realitesine uygun bir politika izlemeye başladı. Aziz milletimize, AK Parti'nin içinde olmadığı bir koalisyon kurulamayacağını kırmadan-dökmeden gösterdi. 

CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU: Mustafa Sarıgül'ü, kendi kendini tasfiye ettirdi. Deniz Baykal'ın Meclis Başkanlığı'nı kaybetme pahasına, defterini kapatmasına yardımcı oldu. Muharrem İnce kıpırdayamaz halde. Olası genel başkan adayları Umut Oran'ı ve Hurşit Güneş'i tasfiye etti. Karşısında rakip bırakmadı. Hem de bütün bunları, CHP'nin oyu yerinde sayarken (hedefine yüzde 35'i koymuştu) dördüncü defa seçimi kaybederken yapabildi. Kemal Kılıçdaroğlu'nu kutlamak lazım. Sessiz sedasız, ÇEVRE TEMİZLİĞİ yaptı. Şimdi, bir de AK PARTİ ile hükümet kurarsa, iktidara susamış CHP'lileri sevindirirse, sormayın gitsin. Ya ortak olamazsa, tekrar seçim yapılırsa yüzde 28'i geçemeyecek, hezimetler sonrası topa konacak.
Olağanüstü kongre ile başı derde girecek. Çünkü CHP kurultayı, çekişme, başkanlık savaşı demek. Rakip bırakmasa bile aradan bir TECRÜBELİ AĞABEY bulunur! 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL