Bir asır sonra Çanakkale ruhu
Çanakkale Zaferi'nin 101'inci yılını kutladık. Osmanlı imparatorluğu'nu parçalayan İngiliz-Fransız Sykes-Pıcot sömürgeler anlaşmasını 100 üncü yılında paçavraya çevirdik (Mayıs-1916 tarihli). 2022'de İstiklal Savaşı'nın yüzüncü yılını kutlayacağız. 1923'te, Türkiye Cumhuriyeti 100 üncü yılında yine tarih yazmaya hazırlanıyor...
Çanakkale zaferinin üzerinden bir sır geçti.
Çanakkale'de...
İngiliz, Fransız savaş gemilerini batırmıştık. Haçlılar birlikte saldırmışlardı...
İngilizlerin meşhur, Queen Elizabeth gemisi (Kraliçe Elizabet- General Sir Ian Hamilton'un sancak gemisi) elimizden kurtuldu. Bir asır sonra aynı Haçlılar şimdi "Kukla" kullanıyorlar...
Taşeronluk veriyorlar. Kendi askerlerini meydana sürmüyorlar, onların askerleri kiliselerde, çarşılarda dolaşırken, İslam aleminin çocuklarını birbirine kırdırıyorlar.
BUGÜN TAŞERONLARINI KUKLALARINI, PKK/DEAŞ/DHKPC, TAK'LARINI KULLANIYORLAR. Yine onlar. Hepsi birden kan emmeye soyunuyorlar. Petrol/gaz/toprak paylaşımındalar. Bir asır önce, Osmanlı imparatorluğunu parçaladılar.3 milyon kilometreden 789 bin kilo metreye bizi soktular. Kafamızı kaldırmamız için, yerli işbirlikçileri, hainleri, gladyoları ile Ankara'yı kontrolde tutmada başarılı oldular.
Sıkıntıya düştüklerinde bürokratik ve askeri oligarşik organları kullanarak darbe yaptırdılar. Son yıllarda yeni stratejilerle, FETÖ gibi taşeron KAOS enstrümanlarıyla Ankara'yı teslim almaya çok teşneler, ama olmuyor. Yapamıyorlar. Yeni Türkiye'nin Bayrak ismi Tayyip Erdoğan'ı gönüllerden düşüremiyorlar. Milli direnci kıramıyorlar.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" dediği, Amerika-Rusya-İngiltere-Almanya-Fransa (altıncı güç Çin) dünyanın çok önemli bir bölgesinde, Avrasya'nın KALPGAH'ındaki Türkiyemiz'in büyümesinden, güçlenmesinden bir asır önce de raharsız oluyorlardı, bir asır sonrada rahatsızlar.
MİLLİ VE YERLİ BİR ANKARA,
onların uykusunu kaçırıyor. Oyunlarını bozuyor. Taktiklerini havaya uçuruyor.
Bir asır önce 'Çanakkale geçilmez' dedik. Bugün 'Türkiye geçilmez' diyoruz.
Bunu neye güvenerek haykırıyoruz: Türk insanının "Birlik ve beraberlik içinde"
Çanakkale ruhuyla bayraklaşmasından.
İstiklal savaşını bu ruhla kazandık. Tarih yazdık. Hatay'ı bu ruhla aldık, Kıbrıs'ı bu ruhla işgalden kurtardık, bugün de Küresel Güçlerin taşeronlarına, kuklalarına karşı aynı şekilde... "Birlik ve beraberlik içinde" mücadele edeceğiz. Bir asır sonraki sloganımız da 'Çanakkale Ruhu'dur.
Onunla 20'inci yüzyıla başladık ve bitirdik.
Yine onunla 21'inci yüzyıl yürüyüşünü sürdüreceğiz. İçinde bulunduğumuz Yeni Asır'da (21'inci yüzyıl) BÜYÜK TÜRKİYE OLMAYA KARAR VERDİK. Türkiye fidanı büyüdü. Kök salıyor, kökleri gönül coğrafyasına gidiyor. O coğrafya yabancı topraklar değil. 100 yıldır ekemedik, su veremedik. Şimdi, sulamaya, yeşertmeye, barış coğrafyası kurmaya talibiz.
İTTİHADI İSLAM HAÇLILARI SARSAR MI?
Büyük harflerle EVET. Sadece sarsmaz, Haçlıların nefesini keser.
Uykuları nı kaçırır. Oyunlarını bozar.
Sömürülerini engeller. Hazırladıkları yeni haritaları işlemez hale getirir. Bu tezimizi destekleyen en büyük gelişme, İslam ordusunun 18 gün süren Kuzey Fırtınası (Ra'du'ş Şimâl) askeri tatbikatının dünyada uyandırdığı yankılardır. Sebep olduğu değişimlerdir. Kuruluşu 2015 yılının Aralık ayında, Yeni Türkiye'nin mimarlığında 40 Müslüman devletin gerçekleştirdiği, ileride İslami Askeri İttifak (İslam Nato'su olmaya aday) çerçevesinde düzenlenen, 300 bin asker, 300 savaş uçağı, yüzlerce tank ve donanma gemisinin katıldığı, en gelişmiş silah sistemleri ve askeri destek araçlarının kullanıldığı tatbikat, haçlıların nefesini kesti.
SONUÇ: Bir asır önce, İngiliz ve Fransızlar, İslam ülkelerinin askerlerini Çanakkale'de Müslüman Türk milletine karşı kullanmışlardı. Bir asır sonra, Türkiyemiz'in mimarlığındaki İslam ordusu Haçlılar'ın nefesini kesiyor. 100 yıllık parantezi kapatan Büyük Türkiye'nin Çanakkale ruhu, 21'inci yüzyılda da bizlere yol gösterecektir. Onların kıblesi Vatikan'dır bizimki Kâbe...