Bülent Erandaç
Bülent Erandaç
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Türk devlet aklı

GİRİŞ 27.03.2016 GÜNCELLEME 27.03.2016 YAZARLAR

Önceki gün, Milli Güvenlik Kurulu'nda (Türk Devlet Aklı) gelecek yıllarımızı belirleyen jeopolitik analizler yapılmış. Jeostratejik paradigmalar belirlenmiş. Toplantı sonrasında yapılan açıklama, bazı sinyaller veriyordu:

1) Suriye'de terörist ve meşruiyeti olmayan yapıların tek taraflı tasarruflarının HİÇBİR GEÇERLİLİĞİ yoktur (PKK-PYD asla yok).
2) TÜRKİYE'NİN, ısrarla önerdiği terörden arındırılmış güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge uygulamasının hayata geçirilmesi (Azez hattı korunacak).
3) MUSUL'UN Deaş'tan kurtarılmasına ilişkin operasyon hazırlıkları (Türk-Kürt entegrasyonu)
4) TÜRKMENLER'İN durumu (Irak ve Suriye yeni haritalara yeni paradigmalar).
5) LİBYA VE YEMEN'DE istikrarın temini ve kuzey Afrika ile ilişkiler(Osmanlı stratejisi).Nitekim Cibuti ve Somali'de Türkiye'nin üsler kurmasını, Libya ve Tunus'la stratejik ortak planlar yapılmasını da aynı parantezde değerlendirmek gerekiyor.
Biliniyor ki, küresel siyasette dengeler, jeopolitik stratejilerle birlikte oluşuyor.
Bu stratejilerin arkasındaki LİDERLER de tarihin akışına yön veriyor. Derin Amerika jeopolitik mimarları Zbigniew Brzezinski ve Henry Kissinger'in Soğuk savaş sonrası daha da pekişen ABD'nin elde ettiği süper güç konumunu korumak ve sürdürmek için yürüttükleri "Büyük Satranç Tahtası" projesine göre, Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan gelişmelerin, dünyanın kaderini etkiliyordu. Avrasya'nın jeostratejik oyuncularının dikkatle takip edilmesini, burada yer alan, Çin, Rusya ve İran'ın oluşturacağı bir ortaklıkla, diğer yanda Türkiye, Ukrayna, Azerbaycan-
SuudiArabistan eksenin önemli unsurlarına özellikle dikkat çekiyorlardı.
Kissinger ve Brzezinski'nin, teorileriyle ilgili tartışmalar; bugün Irak ve Suriye'de yaşanan çatışmaların gölgesinde yapılıyor.
Rusya'nın Esad yönetimine açık destek vermesi, bakalım orta vadede Amerikan politikalarına nasıl etkileyecek?
Bu konuyu, gazetemiz genel yayın yönetmeni sevgili Ergün Diler'in 9 Mart 2016 tarihli derinlikli analizi daha da netleştiriyor: "92 yaşındaki Henry Kissenger Moskova'ya gidip PUTİN'le bir araya geliyor... Putin silaha para yağdırırken ABD DERİN DEVLETİ'nin bir numaralı ismi Kissenger Putin'e gitti. Masa kuruldu.
ORADA ANLAŞTILAR TEKRAR!..
Kissenger tek kutuplu dünyanın mümkün olmadığını biliyordu. Putin de farkındaydı.
Kazanan derin Amerika ile Putin oldu.
Kaybeden Avrupa'dır"
Peki Amerika ve Rusya, önümüzdeki süreçte; Yeni Türkiye'yi yanlarına alamazlarsa, ÇİN-Avrupa'ya karşı, Ortadoğu-Afrika hâkimiyetlerini kurabilirler mi? İşte önümüzdeki yılların en önemli sorusu budur. Jeostratejik konumumuz, petrol/gaz/Boğaz/kanal/su havzaları/ tarım toprakları açısından, küresel güçler arasında konjonktrül yer yer /zaman zaman sıkıntılar yaratsa da, bölgemize hakim olmak isteyen ABD-Rusya-Avrupa arasında, Türkiyesiz hareket etmeyenin uzun vadede kaybetmesine yol açar.
Bugün, Amerikan'ın bir kanadı farklı politikalar izlese de, Abramovitz-Edelman gibi neo-con 'lar sıkıntılı konulara imza atsalarda, gerçekler
Avrupa-Çin'i kuşatan projelerde Amerika'nın, Avrasya'yı kontrol etmede Türkiyesiz olamayacağını göstermektedir.
Böyle bir jeopolitik gerçek karşısında, MUSUL'un geleceği nasıl olacak?100 yıl önce Türk ve Kürt entegrasyona, petrol gibi bir gücü her ne pahasına olur ise olsun vermeyen İngiltere-Avrupa bugün aynı şansa sahip görünmüyor.
MGK toplantısı açıklamasında yer alan, "MUSUL'UN Deaş'tan kurtarılması" ve aynı parantez içinde değerlendirilen "Sykes Picot bölgemizi böldü. Yeni dönemde, Türkiye mimarlığında, (Türk-Kürt entegrasyonlu) Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak arasında serbest dolaşım bölgesi oluşturulması' düşüncesi dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.

SONUÇ: Görüldüğü gibi, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'a yönelik tezgâhlar bir bir bozuluyor. Yeni Türkiye'yi içine kapatamıyorlar. Milli ve yerli Ankara'nın gönül coğrafyasına yönelmesini, kuklalar da kuklacılarda durduramıyor. Peki, Yeni Türkiye bu gücü nereden buluyor?
Birincisi, Aziz milletin devam ettirdiği istikrarlı iktidar ve milli birlik-beraberliği.
İkincisi de dünyanın kalbi Avrasya'nın 'kalpgah'ında bulunan coğrafyamız.

YORUMLAR 1
  • Adem 9 yıl önce Şikayet Et
    Guzel yazi
    Cevapla