Revize Demirtaş projesi: Akşener
ÜST AKIL uyumuyor. Derin Amerika-Avrupa gizli servisleri 'Büyük Türkiye yürüyüşünü durdurma, Müslüman dünyanın gür sesi Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ı çelmeleme' planlarını revize etti. DEMİRTAŞ PROJESİNİ güncelledi. Yeni Demirtaş olarak MERAL AKŞENER PROJESİ sahneye kondu.
2014 yılında Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmemesi için 'Seni Başkan yaptırmayacağız' kampanyasında bölücü terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş kullanılmıştı.
Emellerine nail olamamışlardı.
Bu sefer 2019'da Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın yeniden seçilmesini engellemek için Akşener Projesi sahneye kondu. Tek hedefleri 'Erdoğan seçilmesin, AK Parti Meclis'te zayıf kalsın' diyen mahfiller, 2014'te HDP (PKK) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ı "Bizi terörden kurtaracak tek adam" diye pazarladılar.
Şimdi de aynı oyunu bu sefer 'Erdoğan'ı durduracak tek kadın' parlatmasıyla sürdürmenin peşindeler. Yeni projeyle, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olarak Akşener'in arkasında lojistik merkezi olmasını sağlayarak, AK Parti'den bir miktar oy tırtıklanması tezgâhlarını çalıştırmaya başladılar. Belli ki, 16 Nisan'da gerçekleşen milletin zaferini geriye çevirmek için 2019 son ümitleri. Her türlü siyasi ve toplumsal operasyonu yapmanın peşindeler.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Adalet Yürüyüşü'nde giydiği ayakkabıları Koç Müzesi'ne gönderilmişti. İçimiz yanmıştı. Çok rahatsız olmuştuk. Trabzon'un Maçka İlçesi'nde bölücü satılmış terör örgütü tarafından şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün "kara lastik"leri ise MİLLET fotoğraf altı MÜZESİNDE sergileniyor. Bolu'nun Gerede İlçesi'nde kurulan Yaşayan Ayakkabı Müzesi'nde sergilenen Eren Bülbül'ümüzü bağrımıza basıyoruz.
BEYNİNİ BATI'YA KİRALAMIŞ SOL AYDINLAR
'Bu millet adam olmaz'. 'Göbeğini kaşıyanlarla ne yapılabilir?' gibi alçakça laflar edenleri gördükçe kan beynime sıçrıyor. Çareyi, 'Paşalar, devirsin. Olmadı hukuk darbesi yapılsın' demekte bulduklarında ise bunları gönderecek akıl hastanesi aramak geçiyor içimden.
Bunların kim olduğunu anlamak için, dar severliklerine, Batı hayranlıklarına, müzmin muhalefet CHP'nin arka planına bakmak yeterlidir.
ASLINDA aydın kişi asla ve asla dogmaların esiri olmaz, ezberlerden kaçınır.
Eleştirisel bir bakışa sahipmiş gibi çakma havalarda gezmez, konuşmaz. Bazı sol aydınlarımız Karl Marks'ı bilir, ahkâm da keser ama onların dediklerini siyasal ve sosyal görüşlerinde uygulamaya sokamaz.
Gazete sütunlarında, TV programlarında görürsünüz onları. Beynini batıya kiralamış sol orijinli aydınların 'değişim ve gelişimleri izleyebilenleri, yeniliklerle uyum sağlayan gerçek aydınları' döneklikle itham etmeleri rahatsız edicidir. 'Bildiklerim ne oranda doğru? Değişim ve gelişimleri izleyebiliyor muyum?' diye kendine soran, özeleştiri yapanları anında damgalarlar.
Demokrat olduklarını söylerler, fakat Emperyalist Batı'ya düşüncesine hayranlığını tekrarlayıp durur. Ezber enstrümanıdır onlar. Onların bir ezber defterleri vardır. Gerçek aydının ezber defteri yoktur.
Ama ne yazık ki bizim bazı ve özellikle sol aydınımız ezbercidir, dogmalardan kurutulamaz.
ESKİ AMİRAL GEMİSİ KAPTANININ SUBLİMİNAL MESAJI
ABD ve Avrupa ülkelerinde, Türkiye ve Erdoğan'la ilgili PLANLIPROGRAMLI yayımlanan hiçbir haber-analiz ya da televizyon programı yok ki Erdoğan 'diktatör' olmakla suçlanmasın.
Bunun en önemli nedeni olarak, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin köklerindeki tarihi referanslarına geri dönüşüdür.
Durdurulamaması, yıldızının sürekli parlaması, "pro-aktif" politikalar izlemesi, daha önceki dönemlerde olduğu gibi Batılı karar vericilerin ajandasına göre değil kendi ajandasına göre hareket etmesidir.
Özellikle bu kampanyalar Alman basınında daha çok gündeme gelmektedir.
Onlar eksikmiş gibi, Alman ortaklı Doğan Medya'da da benzer yakıştırmalar yapılması sürdürülüyor. Yazıların içinde serpiştirilen notlarla, subliminal - bilinçaltı mesaj veriliyor. Son örnek yine Hürriyet'te...
FIKRAYAT
Varna Savaşı'nda muharebe meydanında dolaşan Padişah II. Murad, düşman askerlerinin genç olduğunu görür. Yanındaki sadrazama "Garip değil mi? Bu kadar mevta içinde hiç aksakallı göremedim. Hepsi genç" diye sorar.
Komutan şu cevabı verir "Padişahım! İçlerinde bir aksakallı olsaydı, başlarına bu felâket gelir miydi?" diye cevap verir.
DERİN SÖZ
Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir; ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz. (Farabi).
TAKVİM