Bülent Korucu
Bülent Korucu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bayram çok uzakta değil

GİRİŞ 16.11.2010 GÜNCELLEME 16.11.2010 YAZARLAR

'Nerede o eski bayramlar' diyenler aslında çocukluk heyecanlarını, ucuz ve kolay mutlulukları özlüyor.

Yastığımızın altına koyduğumuz ayakkabının daha pahalısından 10 çift vestiyerde bizi bekliyor. Dedemizin cebinden çıkardığı keseden özenle seçtiği liraların binlercesi cüzdanımızda. Halamızın böreğini şimdi kuzenimiz pişiriyor; yağ, peynir, hamur aynı... Bayramlar eskimedi, biz yaşlandık.

Yeniden çocuk olup o günlere geri dönmemiz, benzer heyecanları yaşamamız mümkün mü? Roller değişti farkında değil miyiz? Bir çift ayakkabı ile yüz güldürebiliriz ve o yüze yansıyan mutluluğa ortak olabiliriz. Acaba kesesine mi el atıyor diye büyükleri pür dikkat izlemiyoruz, ama o heyecanı ve sonundaki sevinci yaşatabileceğimiz çocuklar var. Böreğimizden tatmak için gün sayanlar, bayramı iple çekenler yoksa; bizim kabahatimiz.

Bayramın iki yönü var biri enfüse, diğeri âfaka bakıyor. Âfaka, yani dışımıza, topluma bakan yönünü halletmek kolay. Marketten şeker ve çikolata alışverişini biraz fazla yapın. Cebinizde mahallenin çocuklarına dağıtabilecek bozuk para bulundurun. Evinizi, insanların gelmek için can attığı misafirperverlik numunesi haline getirin. Tebessümün sadaka olduğunu unutmayın yeter. Enfüse, yani içimize bakan yönü biraz fazla çaba ve odaklanma istiyor. Tarih boyunca insanlığın cevabını aradığı 'biz kimiz, nereden geliyoruz ve nereye gidiyoruz?' sorularını yeniden düşünmek adına bir fırsat bayramlar. İnsanız, o halde ağaç gibi hayvan gibi yaşayamayız. Kuluz, o halde firavun gibi dolaşamayız. Yokluktan geliyor ama varlığa gidiyoruz. Varlık sebebimiz ve diğer varlıklarla farkımız nedir? Bu müşkül suallerin cevapları, içte bir yolculuğa, kendimizi sorgulamamıza vesile olacak. Bilhassa mecburi istikametimiz olan kabir kapısı, insanca yaşama azmimizi artıracak.

 Yazının devamını okumak için bu linki tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL