Can Dündar
Can Dündar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Asıl hesaplaşma

GİRİŞ 25.10.2008 GÜNCELLEME 25.10.2008 YAZARLAR

Karar verdiği iki konuda da Anayasa Mahkemesi ile farklı düşünüyorum:
Mahkeme’nin çoğu üyesi, türbanlı kızların üniversiteye alınmamasını savunuyor. Ben tersini savunuyorum.
Orada çoğunluk “AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğunu söylüyor; ben “din veçheli bir düzen partisi” sayıyorum.
Ama bu farklı yaklaşıma rağmen Anayasa Mahkemesi üzerinde estirilen fırtınayı da abartılı buluyorum.

* * *

Koca siyaset kurumunun, 8-10 yargıcın iki dudağı arasına kalması eleştiriliyor.
“Yüzde 47 oy almış bir hükümetin icraatına Anayasa Mahkemesi’nin ipotek koyamayacağı” söyleniyor. Yüksek Mahkeme’nin yetkilerinin tırpanlanması isteniyor.
Sormak lazım:
En fazla kaç oy almış partiler anayasal denetimden muaftır?
Bir parti yüzde kaçın altına düşerse kapatılmaya layıktır?
9 hâkim bir iktidar partisini yargılayamazsa icraatın Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek için kaç hâkim lazımdır?
Çoğunluk oyu ya da “millet iradesi” bir iktidara her şeyi yapma gücünü bahşediyorsa “hukukun üstünlüğü” prensibi niye vardır?
Ya azınlık hakları? Onlar çoğunluğun merhametine mi bırakılacaktır?

* * *

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararların içeriğini tartışmak başka şeydir, bu tartışmadan yargı denetimini hepten devre dışı bırakacak bir sonuç çıkarmaya çalışmak başka şey...
Ben peş peşe açıklanan iki kararın, yani türban ve kapatma davası kararlarının (hukuken değilse de ruhen) birbiriyle ilişkili olduğunu düşünüyorum. AKP’yi “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olarak gören bir heyet, onun “üniversitede türban” ısrarına kuşkuyla bakmıştır. Tartışmayı din ekseninden çıkarıp özgürlükler ekseninde ele alacak bir siyasi kadro, türban sorununu çok daha rahat çözebilir.

* * *

İki gerekçeyi bir arada okursanız göreceksiniz ki, Türk siyasetinde katmanlar halinde bir dizi mücadele sürüyor.
En üstteki katmanda hukukla siyaset arasında bir yetki savaşı var.
Daha derine inince bu savaşın aslında cumhuriyetin temel niteliklerini korumaya ahdetmiş atanmışlarla, o niteliklerin içinde daralan ve yeni açılımlar arayan seçilmişler arasında olduğu görünümü doğuyor.
Ama son gerekçeli kararda bunların da altındaki “Laiklik-siyasi İslam” kavgası ortaya çıkıyor.
İddianameye konu olan birçok demeç, (Başbakan’ın “velev ki”si dahil) benim gözümde şiddete dönüşmedikçe siyasetçinin dile getirmekte tamamen özgür olması gereken görüşler... Bunlara getirilen sınırlama, hepimizin demokrasi alanını daraltıyor.
Ama bir de “din istismarı içeren” çıkışlar var:
 “Dindar bir Cumhurbaşkanı’na itiraz ediliyor” gibi,
“Müslüman halkın sabrı test ediliyor” gibi...
“Türbanla ilgili söz hakkı dini ulemanındır” gibi...
Burada fikir özgürlüğünden söz etmek zor; çünkü karşımıza “tartışılmaz” dini hükümler çıkarılıyor.
Ve bütün haklarımızı, “9 kişilik ulema”nın iki dudağı arasına bırakmamız isteniyor.

* * *

Son söz:
Daha özgürlükçü bir anayasa ve Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerinin demokratik standartlara getirilmesi için mücadele edelim.
Ama aynı mücadeleyi, din hükümlerinin bizi kuşatıp kıstırması tehdidine karşı da verelim.

CAN DÜNDAR - MİLLİYET

YORUMLAR 24 TÜMÜ
  • saginay sagin 17 yıl önce Şikayet Et
    9 ulema senin basinin ortusu hakkindami karar veriyor ki kendine vazife cikariyorsun. yada soyle sorayim kapananin bu hukumler uzerinde bir sikintisi yokken insanlarin vucuduna ortakmisiniz ki kapanmasi sizi rahatsiz ediyor veyahut azinligin(nasil bir azinlikliksa cogunluk uzerinde her turlu soz hakkina sahipken kendi haklarindan asla taviz mermezler)haklarini sinirliyor,ulema dediginin ne can dundar hakkinda bir sozu var nede o kutsal azinlik uzerinde,lutfen "suursuzluk" uzeine birazcik arastirma yapin ve bu konuda ne kadar yol katettiginizi gorun.
    Cevapla
  • saginay sagin 17 yıl önce Şikayet Et
    su yazliari okumak yerine bunlari yuzyuze konusurken bana anlatmani o kadar cok isterdimki. objektiflikten olabildigince uzak hatta chp nin basin bildirisi gibi senin bu yazilarin,halbu ki gundeme dair , siyasete dair hatta ve hatta ulkenin gidisatina dair yonverici bir konumda olmana ragmen bu kadar sig goruslu olman senin adina beni utandiriyor yazik hemde cok yazik;basortusunden vurup azinlik hakarina geliyorsun ordan ziplayip ulemaya geciyorsun,aslinda yuzyuze olsak okadar sey soylerdim ki ama malesef bu imkansiz
    Cevapla
  • hasanşahın kılıç 17 yıl önce Şikayet Et
    yüzde 47 ile gelmiş partnin hukuka uygun çıkardığı yasalar 9 kişinin ideolojisin e ters diye geri çe. anayasa mahkemesi bile gerekçeyi açıklarken kem küm etmiş,evet biliyorum bu iddaname ile değil parti kapatmak,pencere bile kapatılmaz ama emir büyük yerden di ancak bu kadar ceza verebildik,demeye getirtilmiş bir karardır.üniversiteler de bütün öğrenciler idolojilerini belli eden elbise saç sakal.giysi kullanırken neden herkes türbana takmış. evet 47 oy almış parti yasalar çerçevesin de herşeyi yapar ama yasaları çğneyen sözde mahkeme bozmaz sa tabi.yasamanın çıkardığı yasa 9 kişinin tamın olmasınamı bağl
    Cevapla
  • mehmet aslan 17 yıl önce Şikayet Et
    hanki din. can dündar din istismar cıkışlarını yaztınız henüz din elden kitiyor diyen bir siyasetci olmatı rahşan hanım dışınta onunda entişesi islam dini deyil tabiki laisizm dini rahşan ecevide tepki gösdermetiğinizden belliki bahs etilen islam deyil laisizm eh nabarsın o da halkın vicdanına sığmatı..
    Cevapla
  • Mahir Kürecik 17 yıl önce Şikayet Et
    Saldırgan Psikoloji. Burada yazan insanların yorumlarını okurken kelimeleri arasına sıkıştırdıkları kin ve nefreti o kadar net görüyorumki. Gerçektende al birini bur ötekine demekten başka çare kalmıyor. Burada yayınlanmış bir yazıya güzel yorum yazılması için yazar ve yazının tam anlamıyla hükümet yandaşı olması gerekiyo aksi takdirde yazı incitici olmasa dahi hemen şunun uşağı, onun kalemi, bunun bilmem nesi gibi yorumlar geliyor. Ancak öyle ki insan birazda karşısındakine ettiği sözlerden ibarettir. E anlayın artık.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle