Can Dündar
Can Dündar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

''Yavaş yavaş devrim olmaz''

GİRİŞ 03.11.2008 GÜNCELLEME 03.11.2008 YAZARLAR

“Atatürk’ün Not Defterleri” dizisini bu defterlerin en ilginçlerinden biriyle noktalamak istiyorum bugün...
1931 yılında Afet İnan’ın Çankaya’daki eski Köşk’ün kütüphanesinde inceleme yaparken bulduğu bu defter,
Atatürk’ün 1918’de tedavi için gittiği Karlsbad’da tuttuğu günlüktü.
Sayfaları inceledi. 158 sayfalık defter, son sayfadaki şu cümlelerle bitiyordu:
Yazdıklarımı bir günde yok ettim
“Karlsbad’da geçen günlerimin anılarını bütünüyle ve olduğu gibi bu defterlere geçiremedim. Bunun iki nedeni var:
Birincisi, yeterince yazı yazmak için vaktim olmadı.
İkincisi, her düşündüğümü, her yaptığımı yani bütün fikirlerimi ve hayatımla ilgili sırları bu defterlere nasıl emanet edebilirdim? Hatta bu yazdıklarımı bile bir gün, ihtimal pek yakın bir günde yok etmeyecek miydim? Şimdiye kadar hep öyle olduğu içindir ki, anılarımı toplayan bir derlemem yoktur.”
Demek bazılarını imha etmiş, bazılarını saklamıştı.
Defteri Atatürk’e gösterdi.
Atatürk, 13 yıl önceki defterini görünce duygulandı.
Bazı açıklamalar yaparak ileride yayımlanmak üzere Afet İnan’a verdi.

‘Dansı çok severim’

Defterde evlilik meselesinden Cemal, Talat ve Enver paşalarla ilgili sorulara, sağlık sorunlarından okuduğu kitaplara dek pek çok konuya değiniyor Mustafa Kemal...
Defterdeki kimi fikirler ise, 5 yıl sonra başlayacak devrimine ilişkin önemli ipuçları veriyor.
6 Temmuz Cumartesi gecesi Imperial Otel’de geçen sohbet bunlardan biri...
O gece Mustafa Kemal üniformasını giyiyor, Bulgar nişanı ile Avusturya nişanını takıyor.
Elçilikten Emin Bey ve eşiyle yemekte buluşuyor. Otelin büyük salonunun kenarındaki camlı bölmeden dans edenleri izlerken Mustafa Kemal, “Ne güzel” diyor, “Dansı çok severim. Ataşemiliterliğim zamanında birinci valsörlerden addedilirdim”.
Emin Bey’in eşi kendisinin de genç kızken dansı sevdiğini, çok dans ettiğini söylüyor ve ekliyor:
“Bu hayatın bizde yerleşmesi ne kadar zor.”

‘Ruhum isyan ediyor’

Mustafa Kemal şu cevabı veriyor:
“Ben her zaman söylerim, burada bu vesileyle de arz edeyim: Elime büyük yetki ve kudret geçerse, ben sosyal hayatımızda istenilen devrimi bir anda, bir ‘darbe’ ile uygulayabileceğimi sanıyorum. Zira ben, başkaları gibi bu işin, halkın anlayışını yavaş yavaş alıştırmak suretiyle yapılacağını kabul etmiyorum. Buna ruhum isyan ediyor. Ben, bu kadar yıl eğitim gördükten, uygar yaşamı ve toplumu inceledikten ve özgürlüğümü elde etmek için hayatımı, yıllarımı harcadıktan sonra neden cahiller derecesine ineyim? Onları kendi düzeyime çıkarırım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar.”

Yakında internette

“Atatürk’ün Not Defterleri” serisini burada noktalıyoruz.
Bu defterler onunla daha yakın bir tanışma için son derece değerli belgeler...
Diziyi bitirirken bu not defterlerinin bir kısmının Genelkurmay ATASE Yayınları tarafından basıldığını, bir kısmının da basıma hazırlandığını hatırlatalım. Ve hep önerdiğimiz, beklediğimiz şeyin, yani bu defterlerin internet ortamında kamuoyuna açılmasının da yakında gündeme gelebileceğini müjdeleyelim.

Can Dündar - Milliyet

can.dundar@e-kolay.net

YORUMLAR 11 TÜMÜ
  • Erkan TOSUN 17 yıl önce Şikayet Et
    müstekbir. bir insanın kendini diğerinden üstün görmesi bana hep şeytanı hatırlatır.şeytana secde emri verildiğinde 'ben ondan hayırlıyım' demişti. bu yüzdendirki müstekbirlerin ağababası şeytanı laindir.
    Cevapla
  • Barbaros Yılmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    Sıkın efendiler sıkın:pp. kendi ayaklarınıza sıkın.bu kemalistler iyiden iyiye dengesizleşti.halkı hiçe saymalarının yüksek bürokrat zümre aydın ilerici devrimci vb takılmalarının temel nedininin atatürk olduğunu atatürk'ün de kendileri gibi olduğunu söylemeye başladılar.yani bunu bir dindar söylese mümkün olsa asarlardı.halkçılık muhalefeti susturma aracı milliyetçilik şovenizme kılıf.kendileri söylüyor.
    Cevapla
  • duydainanma 17 yıl önce Şikayet Et
    islam dünyası olmadı mı? türban kartını kullanalım o zaman. yahu ben sana cevabını vedikçe sen konuyu iyice yayıp değişik konulara giriyorsun. yenildikçe cepheyi genişletiyorsun. benim yazdıklarımla ne alakası var tesevin, türbanın, başörtüsünün, azınlık olmanın.. ben en temel bir haktan söz ediyorum.. insanın özgür iradesinden.. sen bana kalkmış istatistik veriyorsun.. kendine göre de insanları kategorize etmişsin.. sana cevap vermenin faydası yok yine ezberindekini tekrar edeceksin. ee kendin çalıp kendin oynamaya devam et o zaman..
    Cevapla
  • Hasan Esmer 17 yıl önce Şikayet Et
    Once ac tarihi iyi bir oku sonra TESEV'in 2006 arastirmasina bak ki,TESEV size yakin bir kurulustur. TESEV'e gore,Turkiye de seriat isteriz diyenler %09,kendini asiri dindar olarak algilayanlar %13, turban takanlar(basortusu degil,%49 Anadolu Kadini yemeni,esarp vs gibi geleneksel Turk ortusu takar,dinle imanla alakasi yoktur,zaten ordu dahi karsi degildir bu geleneksel ortuye)ise %11dir,%2 falan da carsafli var.Yani kalan yuzde %85in uzerinde ILIMAN TURK VATANDASININ ne devrimlerle ne M.Kemalle ne de ordusuyla bir sorunu olmak bir yana bunlarla BUTUNLESMISTIR.Bundan rahatsiz olan SIZ AZINLIKLARSINIZ!
    Cevapla
  • duydainanma 17 yıl önce Şikayet Et
    iş bankası "bize sırtını döndü" dediğin hintli pakistanlı. müslümanlar sayesinde kuruldu.bir arap emiri de tamamen kendi hırsı yüzünden osmanlıyı arkadan vurdu.islamı ve islam dünyasını karalamayı çok güzel ögretmişler size aferim.ayrıca senin devrim dediklerinden neler kaldı geriye bir bak.benim gerçek cumhuriyet sistemiyle hiçbir sorunum yok.anlamadan dinci yaftasını yapıştırdığın her insan gibi şeriat özlemim de yok.ama bir insana mecbur ve yükümlü olmadığı halde birşeyler yaptırmaya çalışmak zorbalıktır.atatürk de olsa bu böyledir.o da yanlış yapar unutma bunu
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle