Can Dündar
Can Dündar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Devlet büyük sınavda

GİRİŞ 19.01.2009 GÜNCELLEME 19.01.2009 YAZARLAR

Birazdan yazacağım cümleyi önce sıradan bir hakikat gibi kurdum kafamda... “Yazıya öyle başlayayım” dedim.
Sonra, bana çok normal gelen bu cümlenin içerdiği dehşeti fark edip ürperdim.
Tecrübeyle sabitlediğim ve her duvara yazmak istediğim  cümle şu:
“Türkiye’de devletin içinde olmadığı siyasi cinayet yok gibi...”
Aklınıza ilk gelenleri sayın; hemen hepsinin dosyasında devletin ağırlığını hissedeceksiniz: 
Devlet çoğu zaman azmettirici rolde...
Buna yetişemediyse, göz yumuyor veya görmezden geliyor.
Kazara haberi yoksa da sonradan örtbas etme işini üstleniyor.
Ama bu cinayet filminin bir sahnesinde mutlaka görev alıyor.
* * *
Mesut Yılmaz bu ülkenin eski Başbakan’ı...
Geçen Salı, Ergenekon çetesini sorduğumda, bütün Türkiye’nin gözüne bakarak mükemmel bir özet yaptı.
Dedi ki:
“Bu iş, çok pratik bir ihtiyaçtan kaynaklandı. 12 Eylül döneminde ASALA terörüne karşı Emniyet bünyesinde
40-50 kişilik bir özel birim oluşturuldu. Bunlar özel eğitime tabi tutuldu. Yurtdışına gönderildi. Sonra aynı ekip, PKK terörüne karşı yeniden yapılandırıldı. Bugün adı geçenler, aslında o ilk birimin nüvesinde yer alan kişiler...
“Bu hukuk dışı mücadele iki sonuç doğurdu:
Bir: Buna göz yuman kurumlar zamanla yozlaştı.
İki: Tetikçiler, devletin başına bela oldular.”
* * *
Durum bu kadar net!
Hrant Dink cinayeti, bu teşhisin kanıtıdır adeta... Cinayetten sonra ortaya çıkan veriler ve Başbakanlık müfettişlerinin raporları, yukarıdaki tezi kanıtlamıştır:
“Devlet her şeyi biliyordu.”
Polis, katilin planlarından 11 ay önce haberdar olmuştu.
İstihbarat, “Tetikte olun” diye 81 ili uyarmıştı. Jandarma’ya, tetikçinin hazırlığı ayrıntılarıyla bildirilmişti.
Daha önce bir bombalamadan içeri alınan azmettirici, suçu sabitken salıverilmişti.
Devletin gözü önünde işlenen bu cinayet karşısında güvenlik birimleri ne yaptılar:
Karakolda katilin en iyi pozunu yakalamak için yarıştılar.
Buna rağmen sadece tetikçiler yargılanıyor bugün...
Onlar da “Bizi devlet yönlendirdi” diyorlar.
Tetiği çektirenlerin halen görevde olduklarına ve delilleri çoktan kararttıklarına inanılıyor.
* * *
Bu, çağdaş olma iddiasındaki her devlet için büyük şaibedir.
Yılmaz’ın hatırlattığı gibi, “Pislik, devletin katilleri işe alıp ellerine silah, ceplerine pasaport vermesiyle başladı.”
Kurumlar yozlaştı.
Tetikçiler cüretkârlaştı.
Bugün devletin önünde bu pislikten arınmak için bir şans var. Tüm kurumlar, ciddi bir sınava giriyorlar.
Bu açıdan Dink davasındaki iki gelişme önemli:
Biri Trabzon Valiliğinin, cinayeti 6 ay önceden bildiği halde engellememekle suçlanan dönemin İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’ün yargılanmasına izin vermesidir.
Diğeri geçen hafta Başbakan’ın, eski Trabzon Emniyet Müdürü, yeni İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek hakkında görevi ihmalden inceleme yapılmasına onay vermesi...
Bu Hrant’ın davası değil, Türkiye’nin büyük şaibeden kurtulma davasıdır.
Hrant, yaşarken uğruna savaştığı idealleri, ölümüyle gerçekleştiriyor birer birer...
Katledilişinin 2. yıldönümünde onu özlemle anıyoruz.

CAN DÜNDAR - MİLLİYET

can.dundar@e-kolay.net

YORUMLAR 5
  • emrah snky 16 yıl önce Şikayet Et
    a.doğan. bu işin içinden aydın doğan cıkacak er yada geç dha nın bu işin üzerine çok gitmemesi de bu sebebdendir baron yani aydın doğan bu oluşumun içerisindedir izleyelim ve görelim
    Cevapla
  • şükrü ertaç 16 yıl önce Şikayet Et
    Can Dündar susurluk olayının baş takipçisi idi,. Gelgelelim ergenekon olayında sanki dili tutuldu hiç yorum yapmıyor yani yaptığıda suya sabuna dokunmadan yazılar ozamanlar uğur dündar,can dündar ikilisi hallaç pamuğu gibi atarlardı susurluk faillerini,bu titizlği şimdide ergenekonda göstermesi lazım lakin ya patron izin vermiyor yada soluna dokunuyor bilinmez.
    Cevapla
  • ahmet arımlı 16 yıl önce Şikayet Et
    Devlet cinayet işlemez.. Devleti bir takım devlet görevlilerinin işlediği suçlardan dolayı suça ortakmış gibi göstermek sonderece yanlış.Bu tür kanaat uyandırıcı söylemler devletin verdiği makam ve yetkileri kişisel çıkarlarına alet edenlere koruma sağlamaktan öte gidemez.Siz suç işleyenlerin peşinde olun devletin Meclisi falan makamda olanlar cinayet işlebilir diye kanun mu çıkardıki olanlardan ikide bir devleti suçluyorsunuz.Çeteler hakkında bukadar cesur yazsanız Türkiyede çete kalmaz.
    Cevapla
  • m.latif uygun 16 yıl önce Şikayet Et
    başlangıç tarihine dikkat. Sn. Mesut Yılmaz bey başlangıç tarihini 12 eylül 1980 olarak verirken, bazı yazarlar da başlangıç tarihini Susurluk ile müsemma kılmaya çalışıyorlar. ben bu tavrı derin devletin korumaya ve varlığını sürdürmesini sağlamaya yönelik buluyorum. eğer gerçekten derin devlet tasfiye edilecek ise bilinmelidir ki bunun başlangıç tarihi İttihad ve terakki cemiyetinin kuruluşuna, günümüzdeki uzantısının başlangıcı ise ikinci dünya savaşının bitimine gider. bir ucu da muhakkak ki rahmetli Sn. İsmet İnönüye değmektedir
    Cevapla
  • Erdoğan AYDOĞAN 16 yıl önce Şikayet Et
    gözünü iyi aç. bu millet mesut yılmazın gve biraderinin çevirdiği dolapları bilmese can dündarın ifadesi ile mafya örgütlerinin baş düşmanı ergenekon ve susurluğun ortaya çıkmasını isteyen sicili tertemiz bir siyastçi olduğunu bize yutturacak.can dündar sizin gazeteciliğinize yazık.mesut yılmaz her dönem bunların desteğiyle siyaset yürüttü bu ülkede .onların karşısında değil yanıbaşındaydı.sen milleti enayi kendinizi uyanıkmı zannediyorsun?
    Cevapla