Can Dündar
Can Dündar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Karabekir'in kitabı da basılmadan yakılmıştı

GİRİŞ 27.03.2011 GÜNCELLEME 27.03.2011 YAZARLAR

“Basılmamış kitaba baskın” da öyle... İlk değil yani... Hatırlatalım:

Muzır neşriyat

Haziran 1933...

Babıali’de Sinan matbaasının sahibi Sinan Bey’in kapısı çalındı. Kapıda CHP memuru Kâzım ve Ali beyler vardı. Sordular:

“-Sen bir kitap basıyormuşsun.”

“-Evet, ama gizli kapaklı bir şey değil: Milli Mücadele kahramanı Kâzım Karabekir’in hatıratı...” Bunun üzerine Sinan beyi bir otomobille Pangaltı’da Radyoevi karşısındaki 16 numaralı eve götürdüler.

Burası Ali Çetinkaya’nın eviydi. Kılıç Ali de oradaydı. Kılıç Ali, Sinan beye basmakta olduğu kitabın “muzır” olduğunu söyledi: “Memleketimizin geçirmekte olduğu şu kritik devrede neşri münasip değildir” dedi.

Sinan bey, “Ben okudum, zararlı bir şey görmedim. Esasen Paşa bu hatıratı, Halk Fırkası’nın teşvikiyle yazmıştır” diyecek oldu, ama nafile!

Kılıç Ali kızdı: “Sen bilmezsin. Kâzım Karabekir bu kitabı Gazi Paşa’ya karşı yazdı. Biz bu adamı İstiklal Mahkemesi’nde asacaktık, ama yine Gazi Paşa müsaade etmedi”.

Korktu Sinan bey, teslim oldu:

“Karabekir’in ‘İstiklal Harbimizin Esasları’ eserinin 3 bin nüshasını zararlı bulduğum için imha ettim” yazılı bir vesikayı imzaladı. Gitti.

Yakılan anılar

İmha işini Sinop Mebusu Recep Zühtü üstlendi. Gece matbaaya gitti. Maiyetindekilere kitapları gösterip;

“Doldurun çuvallara” dedi. Çuvalları itfaiye araçlarına yüklediler. Hocapaşa Hamamı’na gittiler. Hamam sahibi “Bunca kitabı burada yakarsak bizim ızgaralar tıkanır” deyince Topkapı’daki tuğla harmanlarına yöneldiler. 3 bin nüsha orada yakıldı.

Sordular Sinan beye:

“Başka nüsha yok değil mi?”

“Maalesef var, kitap basılırken Kâzım Karabekir Paşa her basılan formadan beşer adedini aldırdı.”

Heyet panikledi. Telaşla o 5 nüshanın peşine düştüler.

1933 Haziran’ının 4’ünü 5’ine bağlayan gece, sabahın 4’ünde, 100 polisle Paşa’nın Erenköy’deki köşkünü bastılar. Paşa “Ne istiyorsunuz, bu ne hal” diye çıkıştı.

Baskıncıların arama emri bile yoktu. Ne gam! Köşkü istila ettiler. Hane halkının dehşetli bakışları altında evde ne kadar evrak varsa topladılar. Arama 4,5 saat sürdü. Evdeki her kâğıt parçası çuvallara doldurulup götürüldü. Lakin içlerinde kitabın kopyaları yoktu. Polis Müdürü Fehmi:

“Paşa Hazretleri! Kitabınızın 5 nüshası sizdeymiş. Nerede ise lütuf buyursanız” deyince Paşa:

“Bahsettiğiniz 5 nüshayı heyecana düşen refikam şuradaki ocakta tutuşturup yaktı” cevabını verdi. Ocağa baktılar, hakikaten yeni yakılmış kitap külleri vardı. Polis müdürü külleri inceledi; anlayamadı. Gittiler.

27 yıl sonra

Sonra ne mi oldu?

Polis günlerce her yerde o 5 nüshayı aradı. Paşa’ya olmadık tuzaklar kuruldu; bulunamadı. Ne zaman ki İsmet Paşa, Kâzım Karabekir’e barış elini uzattı; kitap faslı o zaman kapandı.

Yazının devamını okumak için bu linki tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL