Bodrum'da ırkçılık
Bu yaz Bodrum Türkbükü’nde yazlık kiralayan bir arkadaşım anlattı. Yazlıkta biraz kaldıktan sonra, işleri çıkınca, küçük çocuklarını bakıcısıyla Bodrum’da bırakıp birkaç gün için şehre dönmüşler.
Gittiklerinin ertesi günü, ev kiraladıkları sosyetik sitenin yöneticisi telefon etmiş:
“-Bakıcı, çocuğunuzla birlikte denize giriyor” demiş.
“-Eee? Ne var bunda” diye sormuş bizimki...
“-Bizim sitede bakıcılara ve ev hizmetlilerine deniz yasağı var.”
Meğer sitenin kuralıymış:
“Hizmetliler ancak sabah saat 10’dan önce ve gece saat 10’dan sonra denize girebilirler”miş.
Akdeniz, gündüz 12 saat sitenin “beyaz Türkler”ine aitmiş.
Arkadaşım, “Ama o, çocuğumun bakıcısı... Çocuk yalnız mı denize girsin” diye sorunca, daha beter bir cevap almış:
“O zaman, ortalıkta durmasınlar, ağacın arkasında otursunlar.”
* * *
Sırf anlatılanla ikna olmadım; soruşturdum. Gerçekten bu kural var ve katı bir şekilde uygulanıyormuş.
Site yöneticileri bakıcılara deniz yasağına, “kumsalda yer darlığı”nı bahane ediyormuş.
Biraz deşince birkaç sitede daha benzer uygulamalar olduğu ve oralardaki site sakinlerinin de yasağa hassasiyetle itaat ettiği çıktı ortaya...
Sinsi, kirli bir ırkçılık...
BDP’li Bengi Yıldız’ın Bodrum tatiline ilişkin “Doğu” ve “Batı” basınındaki kimi haber ve yorumlarda da ahlak dersiyle sarmalanmış bir “Ne işiniz var sizin oralarda” kibri yok muydu?
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Can Dündar - Milliyet