Hedef, Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa
Amacı Çin’in elindeki dolar rezervini daha “insaflı” elden çıkarmasını sağlamaktı. Pekin’e indiğinde ya da Pekin’den Washington’a döndügünde daha havaalanında Geithner’in ilk söyledikleri şunlardı: “Çin bizi anlıyor, ama biz de kamu borçlarımızı düşüreceğiz; her şey yolunda…” Geithner, Çin’in bir şekilde “ikna” edileceğini düşünüyordu ama esas sorun Rusya idi. Tam o zamanlar, Rusya da, elindeki 400 milyar doları ve 135 milyar dolarlık ABD hazine kâğıtlarını “azaltacağını” ilan etti. Geithner, Rusya’nın “esas” sorun olduğunu düşünürken haklıydı; Rusya Çin’e göre daha küçük ve zayıf rezervleri olan bir ekonomiydi ama Çin gibi yaygın bir Batı sermayesi işgali altında değildi.
Gelirleri ve bütçesi enerjiye dayanıyor ve bu anlamda da, Batı için, vazgeçilmesi, tehdit edilmesi oldukça zor bir ülke idi.
Rusya-Çin-ABD
Tam o yıllarda ABD, daha Putin’i tam olarak çözememişti, onu Gorbaçov’dan sonra gelen sıradan bir oligark temsilcisi sanıyordu. Ancak Putin’in Çin’den önce gelen “rezerv boşaltırız” tehdidi, Obama yönetiminin de oldukça kafasını karıştırmıştı. İşte tam bu günlerde acayip “şeyler” olmaya başladı. Kuzey Kore nükleer denemeleri hızlandırdı ve tehdit için açıktan yapmaya başladı. İran sertleşti ve o da, Türkiye dahil herkesi tehdit etmeye başladı. Türkiye’de de terör ve darbe söylentileri istikrarı tehdit etmeye başlamış ve bütün bunlar 2008 yılında, Erdoğan’ın IMF ile anlaşma yapmamasının bir sonucu olarak-bize göre- gündeme gelmişti.
Sistem sallanıyor…
Şimdi de benzer bir süreç izliyoruz; Rusya’nın Kırım meselesinden sonra, yeni bir “alternatif” olarak AB karşısına dikilmesi ve Çin’in sermaye ihraç etmeye başlaması, dolara dayalı rezerv para sisteminin temellerini, 2009’dan daha kuvvetli olarak şimdi sallamaya başladı. Bundan dolayı sistem, tam şimdilerde, gelişmekte olün ülkelerin, Çin ve Rusya’nın peşinde yeni bir ticaret ve para sistemi oluşturmaması için güçlü bir dolar konsolidasyonu yapıyor.
Bunun ne kadar süreceğini ve etkilerinin-kısa dönemde- ne olacağını tam olarak söyleyemeyiz. Ama doksanlı yıllardaki gibi bir borç krizi keskinliğinde olmayacağını söyleyelim. Tabii bu süreç kalıcı olmayacaktır. Dolar artık en tehlikeli para birimidir. Ve başına her an her şey gelebilir.
Şu gerçeği biz defalarca yazdık; bugün dolar, karşılığı ekonomik olarak olmayan, kalpazan çıkışlı bir paradır. Ve 2008 krizi ile çökmüş olan, Bretton-Woods sisteminin kalıntısıdır. Dünyanın ve tabii ABD ekonomisinin uzun dönemde bu şekilde devam etmesinin imkanı yoktur.
Enflasyon korkusu
Paul Krugman bir vakitler altın’ı ekonominin bir virüsü ve politik bir olgu olarak nitelemişti.
Krugman’a göre, altın standardına dönülmesini isteyen geleneksel bir akım vardı. Krugman, altına bağlı bir para sistemi, dolayısıyla ekonomi isteyenlerin servetlerini kaydi para sisteminin ‘üç kağıdı’ ile kaybetmek istemeyen konservatif zenginler olduğunu söylüyordu. Bu bakış açısının yanlış olduğunu tabii ki söyleyemeyiz. Aynı kesimlerdeki enflasyon korkusunun da temeli budur.
Bizde de hem bürokrasinin hem de geleneksel sermayenin enflasyon korkusunun temelinde bu yatar. Çünkü enflasyon bir gelir aktarım mekanizmasıdır ve statükoyu sonuçta siyasi olarak da bozar. Enflasyon bir soygun mekanizmasıdır ama bütün soygun sistemleri gibi tersine de işleyebilir.
Tarihsel olarak da böyledir. Batı’nın Doğu karşısında yükselişi değerli maden -tabii ağırlıkla altın- soygunuyla olmuştur.
Devamı için tıklayın >>>