Cemil Ertem
Cemil Ertem
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Büyük oyun ve küçük politikalar...

GİRİŞ 24.07.2015 GÜNCELLEME 24.07.2015 YAZARLAR

Türkiye için bir çok açıdan zorlu bir dönemi başlattı. Ama bütün bunların bir sonuç olduğunu, Irak ve Suriye coğrafyasındaki terörü Türkiye’ye taşımak için kimlerin, uzun zamandır, çırpındığını biliyoruz. Aslında bu süreç, seçim öncesi Diyarbakır’da HDP mitinginde patlayan bombayla başlamıştı. Şimdi bu son saldırılarla bütün taşlar yerine oturuyor. Koalisyon adı altında Türkiye’yi kimliksiz bir teknokrat hükümete teslim etme ve son on yıldaki sessiz devrimin bütün kazanımlarını ve aktörlerini tasfiye süreci bütün bu olan bitenin nihai hedefidir. İlkönce HDP’nin oylarını artırmak ve bu yönde bir konsolidasyon için patlayan bombalar, daha sonra, AK-Parti’yi çaresizleştirmek ve teslim almak için patlamaya başladı. Söylenen şuydu; “görüyorsunuz, bu bir başlangıç, sivil halk, askerler, polisler ölecek, iç savaş çıkacak teknokrat kimliksiz bir koalisyonu acilen kurun, başka seçenek yok..” 

 UCUZ POLİTİKA...

Ama şimdi daha dün bunun da pek tutmayacağını, Türkiye’yi bu çözümsüzlüğe teslim etmeyecek bir siyasi irade olduğunu anladılar. Sonra yine, dün itibariyle, ekonomik kriz senaryoları devreye girdi; Baykal’ın ve Kılıçdaroğlu’nun “koalisyon zor, erken seçime gidiyoruz” açıklamaları aslında “bizimle koalisyon yapmazsanız, ekonomi ne olur bir görün” açıklamalarıdır. Bu restleri Türkiye çok gördü, bunu da görür ama önemli olan bu ucuzcu siyasetin ve insan aklıyla yakından uzaktan alakası olmayan bu taşeroncu politikanın ortaya çıkarılmasıdır. CHP’liler “bizimle koalisyon olmayacak galiba” diye şikayet ettikten sonra, dolar fırlamış, borsa çökmüş... Bunlar inanın, bu zihniyetin Türkiye’yi yağmalamak üzere işbaşına geldiği bir Türkiye’ye vereceği zararla karşılaştırılamaz bile...


Türkiye eğer bu taşeronların eline kalmazsa zaten önümüzdeki on yılda alıp başını gidecek. Hem Avrupa’nın hem de Britanya ile birlikte ABD’nin Türkiye’nin ayağa kalkacak gücünü kabul etmekten başka çaresi de yok. Terör ve iç savaş senaryoları da ancak Türkiye’de siyasi iradenin zayıf olduğu, halkın gücünü ve isteğini siyasete yansıtamadığı kararsız dönemlerde ve iktidarlarda olur. Bunların yer aldığı bir sözüm ona hükümette terör ve iç savaş tehdidi, Demokles’in kılıcı gibi her zaman başımızın üzerinde sallanacak. Türkiye, ne zaman savunma sanayinde, enerjide, finans alanında, olası bir pazar kapışmasında Batı’nın dışında, yalnız kendi çıkarları doğrultusunda bir adım atmaya kalksa yeni Suruçlar olacak ve bu tehditlerle yaşayacağız.

EKONOMİK KRİZ OLMAZ...

O zaman tam şimdi, bu işi bıçakla keser gibi bitirmek lazım. Türkiye’de yeniden bir seçim olursa öyle iddia edildiği gibi bir ekonomik kriz falan da olmaz. Tam aksine, daha güçlü ve istikrarlı bir meclisin yolu açılır. Bu da ekonomik olarak orta ve uzun vadede Türkiye için yeni bir kalkınma yolu  ve Batı’nın içinden çıkılmaz hale gelen krizinden ayrı arayış ve ittifak fırsatı demektir. 

İşte İran’ın Batı ile anlaşması Türkiye için çok önemli bir fırsattır. Almanya daha şimdiden İran’ın kapısını heyetlerle aşındırmaya başladı. Türkiye’nin enerji ve diğer alanlarda İran ve kendi doğusuyla, Batı’dan bağımsız ilişki kurması şu an Batı başkentlerindeki en ciddi korkudur. 

İsterseniz burayı biraz ayrıntılı hale getirelim ve somut olarak, yalnız  enerji üzerinden rakamlarla anlatalım. 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL