Cemil Ertem
Cemil Ertem
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Alman 'lobisi' iş başında

GİRİŞ 03.02.2012 GÜNCELLEME 03.02.2012 YAZARLAR

Türkiye’de Almanya tartışmaları hiç bitmeyecek anlaşılan. Şu sıralar Almanya tartışmalarında ilk on sırayı bir solukta yazalım:  Alman devletinin karıştığı ırkçı cinayetler, Alman vakıfları, Deniz Feneri davası, Ergenekon’a Almanya’dan gelen paralar, Alman sermayesinin Türkiye üzerine kriz öncesi ve sonrası hesapları, örtülü medya ortaklıkları, Merkel ve Sarkozy ittifakının Türkiye’yi hedef alan milliyetçiliği, Almanya’da yerleşik Türkler’in bitmeyen sorunları, Almanya’da her kriz döneminde hortlayan ırkçılık vb...

Yukarıdaki başlıklardan her biri oldukça derin operasyonları bize anlatıyor. Örneğin yalnız Deniz Feneri davasının Ergenekon davasına yönelik bir yönlendirme olduğu iddiası bile, Almanya’nın hem Avrupa için hem de Türkiye için, önümüzdeki süreçte neyi hesap ettiğini bize anlatabilir.

Hele, geleneksel Alman finans sermayesinin son on yılda Türkiye’de yaptığı operasyonları anlatmaya kalktığımızda karşınıza çok ilginç bir ‘lobi’ hikayesi çıkar.

Bugün şu lobi, bu lobi diye anlatılan hikayeleri de gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Sermaye bütün değildir. Kapitalizmin dinamiklerini, ilgili dönemdeki, sermaye birikimi sistematiği üretir. Her sermaye birikim döneminin, öncü sektörleri, bu sektörlerin sermaye yapıları ve bütün bu yapıların dayandığı ulus-devletler gerçeği vardır.

Bugün olan biten kapışma, öyle basit lobi kapışması değil bence. Tabii ki olan biteni istediğiniz terimlerle ve terminolojiyle anlatabilirsiniz. Ama ‘peki ya sonra; e, yani?’  sorularının sonsuz olduğu bir anlatım biçimine saplanıp kalırsanız, anlatmak istediğinizi anlatmış sayılmazsınız.

Örneğin şu çok açık; en büyük Alman bankalarından birinin bütün bu kriz süresince yaptığı operasyonları, aldığı pozisyonu ve Türkiye ile ilgili tasarruflarını, pekala Türkiye’de ‘eski’ sistemin (asker vesayetinin, yüksek faize dayalı yağma ekonomisinin, baskıcı otarşik yapının) devamını isteyen güçlerle irtibatlandırabilirsiniz. Bu tespiti yaptığınız zaman, Deniz Feneri davasının arka planını da (Şamil Tayyar’ın iddiası) önemli ölçüde anlatmış olursunuz. Geçen akşam bir TV kanalında saatlerce, ETÖ’den bir isme, Almanya’dan gelen paralar tartışıldı.

Bu doğru olabilir ya da olmayabilir. Doğruysa önemli bir haber; gazetecilerin tartışmasını anlıyorum. Ancak, doğru olsa bile bunu Almanya’da hangi sermaye gücünün, niye, hangi amaçlarla yaptığını bilmeniz, esas olan bunu tutarlı bir şekilde açıklamanız gerekir.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Cemil Ertem - Star

 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL