''Türk'e Türk propagandası'' Edirne’de sınıra dayandı
Faili meçhul cinayetlerde, katilleri kimlerin koruduğu da tartışılıyor; Bülent Ecevit’in Başbakanlık’tan uzaklaştırılması için, sağlığıyla ilgili ne tür tezgâhların kurulup kurulmadığı da; Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın sinsi bir suikasta kurban gidip gitmediği de...
Tartışıla dursun.
* * *
Sivil bir savcı, sorgulama gereğini duyduğu bir orgenerale resmi bir davetiye gönderdiğinde; orgeneralin, o davete uyup uymayacağı da merak edilmekte...
Merak ediledursun.
* * *
Önceki, yani pazartesi gecesi saat 21.40’da Göztepe’de elektrikler kesiliverdi.
Ortalık zindan kesildi.
* * *
Dolma kalem benzeri, iç cepte taşınan türden pilli bir lamba ışığında Solmaz, ufarak süs mumlarını çıkarıp yaktı.
* * *
Bendeniz ise, 1932-33 yıllarında Edirne’deki Belediye Bahçesi’ne Gazi’nin heykeli dikildiği halde, elektriğin henüz daha gelmemiş olduğu; Em. Büyükelçi Özdem Sanberk’in dedesi Vali Emin Bey’in dönemlerine geri dönmüş gibiydim.
* * *
Zindan kesilmiş bir Göztepe gecesinde çocukluğumun bir tekerlemesini tekrarlıyordum:
Mustafa mıstık
Arabaya kıstık
Üç mum yaktık
Seyrine baktık
* * *
“Bir Türk cihana bedeldi”; ya bu yıl da Tunca’nın taşması ve Meriç’in kabarmasıyla evleri, bahçeleri, ağılları, tarlaları yine sular altında kalan Edirneliler neye bedeldi?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz