Cüneyt Ayaz
Cüneyt Ayaz
KONUK YAZAR
TÜM YAZILARI

Konya tarım fuarı gösterdi: İlgi var, umut var… ama karar aşamasında temkin hakim

GİRİŞ 15.04.2026 GÜNCELLEME 15.04.2026 YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta, Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın 100 ülkesinden gelen yüzlerce marka ile binlerce ürün ve tarım profesyonelini buluşturan; bu yıl 22’ncisi düzenlenen Uluslararası Konya Tarım Fuarını geride bıraktık, sektör açısından bakıldığında bu fuar, yeniliklerin vitrine çıktığı ve sezonun yönünü belirleyen önemli bir başlangıç noktası niteliği taşımakta.

Ancak bu yıl fuar bana alışılmışın dışında bir tablo çizdi. İlk bakışta, geçmiş yılların o yoğun kalabalığı ve hareketli stant trafiği biraz farklılaşmış gibiydi. Koridorlar hâlâ doluydu ama o eski “insan seli” hissi yerini daha sakin, daha seçici bir ziyaretçi profiline bırakmıştı. Bu durum, hem ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartları hem de küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikleri düşündüğümüzde çok da şaşırtıcı değil aslında.

Kalabalığın içinde dikkat çeken önemli bir değişim de vardı, bence bu yıl fuarda dikkat çeken en önemli detaylardan birisi, yabancı katılımındaki gözle görülür artıştı. Farklı diller, farklı kültürler ve en önemlisi farklı yatırım bakış açıları Konya’da buluştu. Bu sadece bir fuar hareketliliği değil; aynı zamanda Türkiye tarımının hâlâ küresel ölçekte bir cazibe merkezi olduğunun güçlü bir göstergesi.

Bugün tarım sektörü artık sadece üretimle değil; finansman, sürdürülebilirlik ve teknolojiyle de sınanmakta. Böyle bir dönemde uluslararası ilginin artması, geleceğe dair umut veren önemli bir sinyal. Çünkü bu ilgi sadece bugünün değil, yarının iş birliklerinin de habercisi. Böylesi zorlu bir dönemde fuarı güçlü şekilde sürdüren ve uluslararası katılımın artmasına katkı sağlayan TÜYAP ekibini takdir etmek gerekiyor. Özellikle ekonomik dalgalanmaların bu kadar hissedildiği bir ortamda bu organizasyonu ayakta tutmak kolay değil.

Fuarda gördüğüm tablo, katılan çiftçilerimizin yeniliklere olan ilgisinin canlılığını korumasıydı. Stantlarda ürünler sadece gezilmedi; detaylı şekilde incelendi, karşılaştırmalar yapıldı, yeni teknolojiler üzerine ciddi sohbetler gerçekleşti. Birçok firmanın fuara özel gerçekleştirdiği yeni model ve teknoloji lansmanları da sektörün Ar-Ge gücünün ve yenilikçi bakışının devam ettiğini net şekilde ortaya koydu.

Ancak dikkat çeken en önemli husus şuydu;
Çiftçide ilgi yüksek… fakat alım tarafında temkin öne çıkıyor.

Birçok çiftçinin yüzünde aynı sorular okunuyordu:

“Ürün para edecek mi?”
“Ekonomi nasıl olacak?”
“Dünya nereye gidiyor?”

Çiftçi ne bekliyor, piyasalar ne söylüyor?

Özellikle son dönemde İran – İsrail – ABD hattında yaşanan gerilim, küresel piyasalarda ciddi bir belirsizlik oluşturdu. Her ne kadar son gelişmelerle birlikte tansiyon düşmüş ve ateşkes sağlanmış olsa da, yaşanan süreç tarımın jeopolitik gelişmelerden ne kadar hızlı etkilendiğini açık şekilde ortaya koymakta.

Nitekim FAO’nun değerlendirmeleri de bu tabloyu doğrulamakta. Gerilim sürecinde özellikle Hürmüz Boğazı gibi enerji ve gübre tedariki açısından kritik geçiş noktaları gündeme geldi. Enerji fiyatlarında yaşanan artış gübre ve diğer girdi maliyetlerini yukarı çekti. Gübre kullanımındaki azalma, verim üzerinde baskı oluştururken, biyoyakıt talebindeki artış da mısır, soya ve bitkisel yağ fiyatlarını etkiledi.

ABD’de çiftçilerin gübre maliyetleri nedeniyle mısır yerine daha az gübre isteyen soyaya yönelmeye başlaması bile üretim deseninin değişmeye başladığını gösteriyor. Üretim deseninin değişmesi demek, ilerleyen dönemde arz dengesinin de değişmesi anlamına geliyor.

Ayrıca FAO Gıda Fiyat Endeksi, 2022’de Ukrayna savaşı sonrası görülen tarihi zirvenin altında kalmasına rağmen yeniden yukarı yönlü bir eğilim gösteriyor. Mart 2026 verilerindeki artış, enerji ve girdi maliyetlerindeki hareketliliğin küresel tarım piyasalarında belirsizliğin henüz sona ermediğini ortaya koymakta.

Bu durum ister istemez ürün fiyatlarına yönelik beklentileri yukarı çekiyor diyebiliriz.

Umut veren gelişme: Yağışlar ve don riski

Tüm bu belirsizliklere rağmen sahada umut veren bir gelişme de var: yağışlar.

Bu yılın ilk aylarında yağış verileri genel olarak olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Kış aylarından bu yana birçok bölgede yağışların uzun yıllar ortalamasının %20 ile %60 üzerinde gerçekleşmesi, Mart ayında ise ülke genelinde ortalamanın yaklaşık %30 üzerine çıkılması, üretim sezonuna daha güçlü bir başlangıç yapıldığını göstermekte.

Elbette tek başına yağış her şeyi çözmez. Ancak toprağın nemle buluşması, baraj ve yeraltı su seviyelerinin desteklenmesi, özellikle hububat, baklagiller ve birçok tarla bitkisi için sezona daha umutlu bakılmasına imkân sağlıyor. Sahadan gelen ilk izlenimler de bu tabloyu desteklemekte; birçok bölgede ekili alanların gelişimi geçen yıla göre daha dengeli ilerlediği görülmekte.

Geçen yıl yaşanan don felaketi ise bu yıl hepimizi daha temkinli olmaya mecbur bırakıyor. Zirai don riski artık en az kuraklık kadar dikkatle takip edilmesi gereken bir konu haline geldi. Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı’nın don konusunda sahadaki gayretli çalışması dikkat çekiyor.

Eğer ilkbahar aylarında aşırı sıcaklık stresi yaşanmaz ve iklim dengesi korunursa, bu yıl birçok üründe çiftçinin beklediği rekolte seviyelerine ulaşma ihtimali güçlenmiş görünmekte. Üretimin artması kadar, ürün fiyatlarının da üreticinin emeğini karşılayacak seviyede oluşması büyük önem taşıyor.

Sahada görüştüğüm çiftçilerin değerlendirmesi de genel olarak bu yönde. Verim konusunda beklentiler olumlu, umut var. Ancak üretici için belirleyici olan yalnızca rekolte değil; asıl mesele, ürünün hangi fiyatla satılacağı. Çünkü çiftçi için bereket sadece tarlada değil, ürünün gerçek değerini bulduğu pazarda anlam kazanıyor.

Kısacası şartlar oluşursa 2026, üretici açısından nefes alınabilecek bir yıl olabilir.

Toprak umut veriyor…
Gerisini birlikte göreceğiz.

 

YORUMLAR 4
  • Ahmet Beşir 12 saat önce Şikayet Et
    Geçen seneye göre biraz ilk günler sakin gibiydi ama yinede Konya fuarı oldukça keyifli
    Cevapla
  • AĞACAN 12 saat önce Şikayet Et
    İnşallah sayın hocam inşallah, Emeğinize sağılık
    Cevapla
  • Deniz 13 saat önce Şikayet Et
    tarlada 5 lira etmeyen ürün tezgahta 70 tl ise burada ne bereket nede adalet olmaz, haldeki aracı gereksizlerini temizleyin marketlere de gerekeni yapın onlarda işin içinde 30a alıp 80e sattırmayın millet uyguna meyve sebzesini alsın.
    Cevapla
  • Rahmetullah 14 saat önce Şikayet Et
    Yağmur var diye seviniyoruz ama mazot gübre bu kadar pahalıyken herkes iki kere düşünüyor İnşallah bu sene hem verim olur hem fiyat yüz güldürür.
    Cevapla