Deniz Ergürel
Deniz Ergürel
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

İletişim devrimi ve yeni medya

GİRİŞ 24.04.2012 GÜNCELLEME 24.04.2012 YAZARLAR

Hiç kuşku yok ki bunların hepsi önemli icatlar ama benim bu soruya verilecek cevabım Internet olurdu. Çünkü internet ile birlikte iş, alışveriş, iletişim, eğitim, eğlence ve hatta yönetim anlayışlarımız değişti. Hayatımızı bu kadar yakından etkileyen Internet bu yönüyle bizim neslimizin bence en büyük icadıdır.

Internet’in etkilediği en önemli alanlardan birisi de medya ve gazetecilik. Kimilerine göre gelişen internetle gelişen mobil teknolojiler ve sosyal medya araçları gazeteciliğin sonunu getirecek. Kimilerine göre sonu çoktan geldi bile. Ben şahsen bu sürecin gazeteciliğin ölümünü getireceğine inananlardan değilim. Bu süreç gazetecilik yapma şeklini değiştirecek ama gazetecilik  mesleği hiç bir zaman ölmeyecektir. Size neden böyle düşündüğümle ilgili ufak bir anektod anlatayım, bu anektodu kıymet verdiğim bir büyüğümden duymuştum;

Pazar günü evde misafirleriyle oturan bir baba evin küçük çocuğuna seslenip oturma odasından gazeteleri getirmesini ister. Çocuk hemen fırlayıp odaya gider ve elinde gazete olarak algıladığı bir ‘şey’i babasının kucağına bırakır, bu bir iPad’dir. Aile fertlerini bir Pazar sabahı gülümseten bu olay gazeteciliğin önünde açılan yeni sürecin ilginç bir örneği olarak önümüzde durmaktadır. Fakat bu süreç, kimlerinin iddia ettiği gibi gazeteciliğin ölümü değil, gazetecilik yapma biçimlerinin değişimidir.  Bu aslında tam anlamıyla bir iletişim devrimi sürecidir.

Nasıl mı? 

Gutenberg’in matbaayı 500 sene önce icadından 20. yüzyılın sonuna kadar olan sürece baktığımızda medya ve okuyucular arasındaki iletişim biçiminin tek yönlü olduğunu görüyoruz. Bu dönemde medya haberi verir, okuyucu da haberi takip ederdi. Karşılıklı etkileşim pek mümkün değildi. ‘Tanrı Gazeteci’ gibi kavramlar işte tam da bu anlayışın ürünüydü. Bu dönemde gazetecilik imtiyazlı olduğu düşünülen bir sınıfın yaptığı bir meslek türüydü. Ama internet ve sosyal medya araçlarıyla bu durum değişti.

Internetle gelişen bu yeni dönemde hem medya ve okuyucular arasında karşılıklı etkileşim arttı, hem de okuyucular kendi aralarında daha rahat iletişim kurabiliyorlar. Dün küçük bir azınlığın elinde bir imtiyaz olarak bulunan iletişim araçları bugün ücretsiz olarak herkes tarafından kullanılabiliyor. Söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir fotoğrafı veya videosu olduğunu düşünen herkes kendi medyasını oluşturuyor. Dün pasif bir şekilde sadece haber takip eden kitleler bugün farklı platformlarda kendi içeriklerini üretiyor. Üretilen içeriğin ise ucu bucağı yok.

Intel’in yaptığı bir istatistik çalışmasına göre bir dakika içerisinde YouTube’a 30 saatlik video yükleniyor, Twitter’da 100 binden fazla tweet atılıyor, Flickr’a 3 bin fotoğraf yükleniyor, Google’da 2 milyondan fazla arama yapılıyor. Muazzam bir veri akışının olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu yeni dünyanın en büyük sorunu ise Internet üzerindeki bu sınırsız veri yığınlarının anlaşılabilir bilgiye nasıl dönüştürüleceği konusu. İşte gazetecilik ölmeyecektir dediğim nokta tam da burası.

Hiçbirimizin gün boyu internette gezinip akan veri yığınlarını takip etmeye gücü yok, akan verilerin ancak küçük bir kısmını takip edebiliyoruz. Üstelik internetten gelen bilgilerin doğruluğu da büyük bir sorun. Bu yüzden karmaşık bilgi yığınlarını anlaşılır kılan güvenilir ‘gazetelere’ ve özellikle ‘editörlere’ dünden daha fazla ihtiyaç vardır.

Internetin bir diğer önemli özelliği de bilinen tüm iletişim araçlarını bir araya getiren bir mecra olması. Bu süreçte ‘internet gazeteciliği’ diye ayrı bir tanım yapmak bile bir süre sonra gereksiz hale gelmektedir. Çünkü artık gazeteyi, televizyonu, dergiyi ve radyoyu internetten ayrı düşünmek imkansız hale gelmiştir.

Bu yeni döneme adapte olmaya çalışan önemli medya kuruluşları haber yapma sistemlerini güncelleyerek hem yazılı hem de farklı dijital mecralarda yayın yapacak formüller geliştirmektedirler. Dizaynın, görsel unsurların ve kod yazılımcılığının ön plana çıktığı bir dönemdeyiz. Gazeteciler de haberlerini yazarken farklı mecraları göz önüne almaktadırlar.                 

kullan 

Örneğin, New York Times kağıda basılı versiyonun yanında Web, iPad, Kindle, iPhone, Nook ve BlackBerry gibi platformlar için farklı versiyonlara sahip. Economist dergisinin sesli versiyonu cep telefonlarına indirilebiliyor. Guardian Açık Gazetecilik (Open Journalism) adıyla uygulamaya koyduğu yeni yayıncılık anlayışında web, basılı medya, tablet ve mobil platformları birlikte kullanarak ‘resmin bütününü’ yakalamaya çalışıyor. Okuyucular Guardian’ın haber merkezinin gündemini internetten takip edip katkı sağlıyor. Guardian İngiltere bayilerinde 200 bin satarken, web sitesi günlük tekil 4 milyon ziyaretçi alıyor. Mobil uygulamasını günlük kullananların sayısı ise 600 bini aşmış durumda.

Bu yeni yayıncılık dünyasında bir web sitesi yapmak internet gazeteciliği değil artık. Başarının yolu farklı platformlarda özgün içerik üretmekten geçiyor. Temel hedef ise okuyucunun katılımını ve bağlılığını arttırmak. Kağıtta kaybettiğini dijitalde kazanmak.

Internetin tüm medya araçlarını kapsadığı bu yeni dünyada hem güvenilir medya markalarına, hem yetişmiş gazetecilere, hem yetenekli bilgisayar mühendislerine hem de güncellenmiş mesleki etik kodlarına büyük ihtiyaç var. Bu yeni dünyayı anlayabilen medya kuruluşları kazançlı çıkacaktır diye düşünüyorum. Anlayamayanlar içinse gelecek karanlık. Bugün işleri yolunda gitse bile, gazete dendiğinde aklına iPad gelen çocuklar yarın büyüdüklerinde işleri pek de kolay olmayacak.  

Deniz Ergürel - Haber 7

Medya Derneği Genel Sekreteri

Blog: http://medyaglob.com

Twitter: @denizergurel

YORUMLAR 1
  • can kurtaran 13 yıl önce Şikayet Et
    sizin neslin icadı değil :). sizin neslin icadı değil, sizin neslin içinde doğduğu dönem olabilir ancak :)
    Cevapla