Deniz Ergürel
Deniz Ergürel
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Google arama sonucunu söyle kim olduğunu söyleyeyim!

GİRİŞ 28.05.2012 GÜNCELLEME 28.05.2012 YAZARLAR

Bundan bir kaç yıl önce iş arayanların yapması gereken iki temel görev vardı: CV hazırlamak ve iş ilanlarına başvurmak. Eğer iyi bir eğitim görmüşseniz, mesleki deneyiminiz varsa veya referanslarınız iyiyse iş bulma ihtimaliniz de yüksekti. Ama şimdi artık bunlara ek olarak işverenler sosyal medyadaki paylaşımlarınıza, arkadaş çevrenize ve insanların sizin hakkındaki düşüncelerine; yani dijital itibarınıza dikkat ediyor. Arkadaşlarınızla bir akşam eğlencesindeki fotoğrafınızın veya bloğunuzdaki bir yazının kariyerinize etki edebileceği bir zamanda yaşıyoruz.

Eğer dijital itibarınızın hali hazırda nasıl olduğunu anlamak istiyorsanız Google'da isminizi aratıp ilk sayfada çıkan sonuçlara bakmanız yeterli. Bu sayfalarda çıkan yazı, resim ve videolar başkaları tarafından nasıl algılandığınızın bir göstergesi.

Dijital itibarın oluşturulması, korunması ve takip edilmesi ise artık başlı başına bir sektör haline gelmiş durumda, öyle ki sırf bu alanda hizmet veren ajanslar var. Projenin büyüklüğüne göre oldukça yüksek fiyatlar da talep eden bu ajanslar sadece büyük şirketlere değil kişilere de hizmet veriyorlar.

Bu ajansların verdiği hizmeti temel olarak ikiye ayırmak mümkün; kişi ve kurumların dijital mecralardaki olumsuz izlerini silmek ve internet arama sonuçlarında olumlu içeriklerin üstte görünmesini sağlamak. Ama bu yazıldığı kadar basit bir işlem de değil çünkü Internetin en önemli özelliği hiç bir veriyi unutmaması! Bir yazı veya fotoğraf bir kez online mecralara düştükten sonra yok edilmesi imkansıza yakın derecede zor.

Dijital itibar nasıl kazanlır?

Dijital itibar dediğimiz kavram aslında günlük hayatta kullandığımız itibar ve saygınlık kavramlarından pek de farklı değil. Geçmişte yaptıklarımız ve insanların hakkımızda söylediği şeyler itibarımızı oluşturuyor.

Eğer internet arama sonuçlarında hakkımızda hiç bir şey yoksa bu daha da tehlikeli olabilir, çünkü istismara ve yanlış anlamalara açık bir alan bırakılmış demektir. O yüzden dijital itibar oluşturmak isteyen kişi ve kurumların yapması gereken en önemli şey farklı mecralarda yer almak olmalıdır. Başkaları onların adına yer almadan!

Dijital itibar için illa ki bir ajansa gerek var mı?

Eğer önemli bir marka sahibiyseniz veya ünlü bir kişiyseniz dijital itibarınızı oluşturmak için profesyonel ajans yardımı almanızda yarar var. Diğer yandan bireylerin de online mecraları bilinçli bir şekilde kullanmayı öğrenmesi gerek diye düşünüyorum. Bugün, eğlence amacıyla paylaştığınız basit bir video veya fotoğrafın bundan birkaç yıl sonra kimler tarafından nasıl izleneceği şüpheli. Özellikle de çocuklar ve gençlerin bu bilince sahip olmaları tam bir zorunluluk.

Ülkemizde 30 milyondan fazla Facebook kullanıcısının olduğunu düşündüğümüzde, dijital itibar konusu okullarda ders müfredatına girse abartılı olmaz sanırım. Her ne kadar günümüzde çocuklar teknolojiyi büyüklerinden daha iyi bilseler de ailelerin, öğretmenlerin ve pedagogların temel konularda onlara yol göstermeleri gerek.

Bloglar ve sosyal medya dijital itibar için temel iki unsur

Bireylerin dijital itibarlarının oluşturulmasında özellikle blogların büyük önemi var. Düzenli olarak güncellenen bir blog arama motorları tarafından mutlaka tanınır. Burada önemli nokta blog yazılarının kusursuz olması değil, devamlılık arz etmesi ve belirli bir alanda uzmanlaşılması. Örneğin spor dünyası hakkında bir blog açmak çoğu kişi için ilgi çekici olmayabilir ama blogunuz İngiliz Premier ligi futbol takımları hakkında olursa belirli bir kitlenin ilgisini çekme şansınız çok daha yüksek. Böylece kendinize daha etkili bir dijital itibar sağlamış olursunuz. Bir blog açmak ise teknik olarak hiç de zor değil.
Wordpress, Blogger, Tumblr, Blogcu gibi sayfalarda kendinize ücretsiz bir blog açabilirsiniz. Açtığınız bloğu yönetmek veya ara yüzünü güncellemek de basit.

Bloglar kadar önemli bir diğer alan ise elbetteki sosyal medya. Farklı sosyal medya araçlarını ihityaçlarınıza göre kullanmak mümkün. Örneğin LinkedIn'de kendinize bir CV oluşturabilir, Facebook'ta resim, video ve yorum paylaşabilir, Twitter'da blog yazılarınızı duyurabilir ve ilgi alanınızdaki kişilerle doğrudan temas kurabilirsiniz. Kısacası, sosyal mecralardan yapacağınız paylaşımlar ne kadar tutarlı olursa dijital itibarınız da o kadar sağlıklı olacaktır.

Sosyal mecra paylaşımları demişken ufak bir dipnot düşmekte de yarar var sanırım. Eğer insanlara bir son dakika gelişmesini bildirme amacı yoksa, aşırı stresli anlarda sosyal paylaşımlar yapılmasından uzak durulması gerektiğini düşünenlerdenim. Sosyal mecralarda birisi hakkında olumsuz bir eleştiri yapılacağı zaman ki temel yaklaşımım ise, bir kişinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğim bir şeyi Twitter veya Facebook'tan da yazmamak. Elbette sosyal mecraların anlık hissiyatında insan hatalar da yapabilir ama en azından temel yaklaşımlarda kararlı olmakta fayda var. Çünkü yaptığımız her paylaşım itibarımıza ya bir şey katıyor veya itibarımızdan bir şeyler eksiltiyor. Bugün yapılan bir paylaşımı biz unutsak bile internet hiç ama hiç unutmuyor.

Deniz Ergürel (Medya Derneği Genel Sekreteri) - Haber 7

http://medyaglob.com

twitter.com/denizergurel

facebook.com/d.ergurel

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL