Deniz Ergürel
Deniz Ergürel
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Sosyal medyada yayılan yalan haberler

GİRİŞ 30.10.2012 GÜNCELLEME 30.10.2012 YAZARLAR

Türkiye 30 milyon Facebook, 10 milyon Twitter kullanıcısıyla dünyada sosyal medyanın en çok kullanıldığı ülkelerden birisi. Üstelik mobil internet ve akıllı telefon kullanımımız da hızla artıyor. Bunun sonucunda bugüne kadar alıştığımız haber alıp verme biçimleri ciddi çekilde değişmekte.

Gün içerisinde ‘ajans dinlemek için' sadece belirli saatlerde radyo veya televizyon karşısına geçme dönemi kalktı. Artık hem her yerden kolayca habere erişebilmek mümkün hem de herkes haber değeri taşıdığını düşündüğü bir olayı kolayca başkalarıyla paylaşabiliyor.

Vatandaş gazeteciliği de denilen bu süreçte haberin özgür bir biçimde paylaşılabilmesi demokrasi kültürü adına çok önemli. Ama sosyal medyanın bu filtresiz ortamının getirdiği en önemli handikap yalan haberlerin hiç bir denetime sahip olmadan paylaşılması. Üstelik bu haberler bir süre sonra insanlar tarafından gerçekmiş gibi benimsenebiliyor.

Bu tip yalan haberlerin çok farklı örneklerini gördük.

Tanınmış sanatçıların aniden (ve hatta defalarca) ölümü, TRT Haber'de şehitlerin duble yollarla artık daha hızlı taşındığına dair fotomontaj, Aselsan İsrail'e satıldı iddiası gibi provokatif haberlerin yayıldığına şahit olduk.

Bunun son örneklerinden birisini de internethaber.com yakaladı. Sitede yayınlanan haberde Türk bayrağı taşıyan küçük bir çocuğu copla kovalayan polis fotoğrafının nasıl fotomontajlandığı açık bir şekilde anlatılmış. Belli ki birileri bu 29 Ekim'de Ankara'da çıkan olayları fırsat bilerek insanları galeyana getirmek istemiş.

Bu yalan haberler malesef demokratik haber alma imkanı yakaladığımız sosyal medyanın iyi taraflarına gölge düşürmekte. 

Üstelik sosyal medyada ki bu dezenformasyon sadece Türkiye'de görülmüyor. Usame bin Ladin'e ait olduğu iddia edilen ceset fotoğraflarından tutun da, ABD Başkanı Obama'nın suikasta kurban gittiğine kadar binbir türlü haber sosyal medyada kendine yer bulabiliyor.

Bunun son örneği ise bugünlerde New York'u etkisi altına alan Sandy fırtınasında yaşanıyor. Twitter ve Facebook kullanıcıları arasında paylaşılan kimi fotoğraflar photoshop grafik programı ile düzenlenmiş, kimileri ise 2004 yapımı The Day After Tomorrow (Yarından Sonra) adlı filmden alınmış.

Twitter'da paylaşılan sahte Sandy fırtınası fotoğraflarından birisi. Gerçek gibi duran bu fotoğraf aslında bir photoshop hilesi

Fırtına nedeniyle sel sularına karışmış köpek balığı görüntüleri ise bir başka şehir efsanesi! Buna benzer photoshop hilelerini Irene fırtınası sonrasında da görmüştük. (http://wapo.st/Sav4ax)

Sandy fırtınası sonrasında yayılan yalan fotoğraflar öylesine çoğalmış durumda ki kimileri bu duruma karşı insanları uyarmak üzere farklı bloglar açmış. Örneğin Is Twitter Wrong? adlı bir Tumblr blogunda bu sahte resimlerin bir çoğuna ulaşabilirsiniz (http://bit.ly/PE0YA7)

Peki sosyal medyadaki yalan haberlere karşı ne yapmak lazım? Buna karşı önlemimiz ne olmalı?

Bence burada en önemli görev sosyal medya kullanıcılarına düşüyor. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki sosyal medyanın filtresiz ortamında dürüst kullanıcılar olduğu kadar, sahte bilgi yayan insanlar da var. İlk bakışta şok edici gelen bir fotoğraf aslında başarılı bir photoshop hilesi olabilir! Twitter veya Facebook'ta paylaşılan her bilginin doğru olmayabileceğinin baştan kabul edilmesi gerek.

Tersten Görüntü Arama (Reverse Image Search) tekniği kullanılarak internetteki fotoğrafların ne zaman ve nerelerde çıktığını kontrol etmek mümkün. Bunun için www.tineye.com veya images.google.com servisleri kullanılabilir. Tek yapmanız gereken fotoğrafın yayınlandığı web adresini bu servislerde aratmak. Böylece fotoğrafların başka hangi sitelerde ve ne zaman kullanıldığını kolayca görebilirsiniz.

Doğru kullanıldığında sosyal medyanın ne kadar büyük bir hazine olduğuna şüphe yok. Ama dezenformasyonlara karşı uyanık olmak gerek. Bir haberi kim vermiş, bunu kim konfirme etmiş bunlar çok önemli. Kaynağını bilmeden paylaştığınız bir mesaj aslında ciddi bir provokasyonun parçası olabilir.

Aslında bu durumun ortaya koyduğu bir durum var ki o da profesyonel gazeteciliğin ne kadar önemli olduğu gerçeği. Çünkü bir haberin yapılış aşamasında kullanılan filtrelemeler bu tip yanlış bilgilerin yayılmasını önleyici özelliktedir. Bu nedenle sosyal medya, bir haber kaynağı olarak ne kadar önemli olursa olsun ciddi ve güvenilir gazeteciliğe duyulan ihtiyaç hiç bitmeyecektir diye düşünüyorum.

Gazetecilik meslek etiğinin çok önem kazandığı bir dönemdeyiz. Gazeteciler, sosyal medyanın gazete ve televizyonlara kaybettirdiklerini ancak meslek etik ilkelerini doğru şekilde kullanarak geri alabilir. Ve gazeteciler ancak bu şekilde provokasyonların bir parçası olmaktan kurtulabilirler.

Deniz Ergürel - Haber7

Medya Derneği Genel Sekreteri

Blog: http://denizergurel.net

Twitter: @denizergurel

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL