ABD seçimleri ve sosyal medyanın yükselen gücü
İstatistiklere göre Barack Obama'nın yeniden başkan seçildiği ABD seçimleri, sosyal medya ağları üzerinde bugüne kadar en çok konuşulan konu oldu. Seçim günü olan 6 Kasım'da Twitter'da atılan mesaj sayısı dakikada 327 bini aştı. Aynı gün seçimle ilgili atılan toplam mesajların sayısı ise 31 milyondan fazlaydı. Obama'nın başkan seçildiğinin duyurulmasını takip eden saatlerde Instagram kullanıcıları 250 binden fazla seçimle ilgili fotoğraf paylaştı.
Obama'nın 'Four more years" (dört yıl daha) diyerek Twitter'dan seçim zaferini müjdelediği mesaj ise tam anlamıyla bir dünya sosyal medya fenomenine dönüştü. Obama'nın eşine sarıldığı ve gülümsediği bir fotoğrafı gösteren mesaj bugüne kadar 800 binden fazla kişi tarafından retweet edildi. Böylece Twitter tarihinin en çok paylaşılan mesajı haline gelen bu fotoğraf Facebook'ta 3 milyondan fazla beğeni aldı ve 400 binden fazla kişi tarafından paylaşıldı.
Bu istatistikler birer rekor! Ve istelik bu rekorlar sadece ABD'ye özgü değil.
Facebook, Twitter gibi araçların yasaklı olduğu Çin'de de insanlar ABD seçimleri hakkındaki yorum yapmak için yerel sosyal ağlarını kullandılar. Hong Kong Üniversitesi'nin verilerine göre Çin'in Twitter'ı olarak bilinen Weibo'da, 6 Kasım ertesinde seçimle ilgili paylaşılan mesaj sayısı 25 milyondan fazlaydı.
Peki tüm bu istatistiklerden bizler ne gibi dersler çıkarabiliriz?
Bundan bir kaç yıl önce var olmayan sosyal medya ağlarının bugün önemli bir iletişim aracı haline gelmiş olması değişen medya alışkanlıklarının en önemli göstergesi. 90'lardan sonra internet ve yeni teknolojik araçlarla büyüyen bir nesil giderek daha önemli bir seçmen kitlesi haline geliyor. Bu güne kadar alıştığımız geleneksel iletişim kanallarına alternatif olarak yepyeni iletişim mecraları ortaya çıkmaktadır.
Üstelik insanlar bu mecraları sadece eğlence için değil, geleceklerini tayin eden politikacıları konuşmak, tartışmak ve değerlendirmek için de kullanıyorlar. Sosyal ağlardaki mesajların analiz edildiği yüksek teknoloji ürünü araçlar sayesinde istatistik toplamak ve toplumun nabzını tutmak mümkün.
Çünkü bu ağlar artık zengininden fakirine, üniversite mezunundan ilkokul mezununa kadar toplumun farklı kesimlerince kullanılıyor. Kullanıcıların paylaştığı mesajları doğru değerlendiren politikacılar rakiplerinden bir kaç adım öne çıkabilir.
Bu durum Türkiye'deki sosyal medya ajansları için büyük fırsatlar doğuracaktır ama onların da işi kolay değil. Çünkü Twitter'da veya Facebook'ta takipçi sayısı arttrmak kadar, kadar bu kitlelerle kurulan iletişimle ne kadar anlamlı veri elde edildiği de önemli hale geliyor. Bu da yepyeni istatistik ve analiz yöntemleri geliştirmelerini zorunlu kılıyor.
Medya ise sosyal ağların bu gelişimini kendisine bir rakip olarak değil haber ve analizlerini yayacağı bir mecra olarak görmeli. Bireysel iletişimin yükselişe geçtiği bir çağdayız ve milyonlarca kullanıcının birbiriyle etkileşime geçtiği bu mecralar, medya içeriğininin paylaşabileceği önemli fırsatlar sunuyor.
Elbetteki sosyal medyanın tek başına seçim kazandırdığını iddia edemeyiz. Seçim zaferi elde etmek için bir çok farklı etkenin bir araya gelmesi gerekiyor. Ama sosyal medyanın giderek daha önemli bir iletişim ve veri toplama aracına dönüştüğü kesin.
Bakalım belediye ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde olduğumuz şu günlerde bizim politikacılarımız sosyal medyayı nasıl kullanacak? Acaba sosyal medyanın ve yeni teknolojilerin Obama'nın seçim zaferindeki etkisini doğru okuyup farklı stratejiler geliştirebilecekler mi?
Twitter: @denizergurel
Blog: http://denizergurel.net