Derya Sazak
Derya Sazak
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Barış rüzgârı

GİRİŞ 19.07.2008 GÜNCELLEME 19.07.2008 YAZARLAR

İsrail ile Lübnan’daki Hizbullah arasındaki “takas” Ortadoğu’da görülmemiş bir uzlaşı içeriyordu. 2006 yazında kaçırılan iki asker nedeniyle İsrail, Beyrut’un Hizbullah denetimindeki mahallelerini haftalarca bombalamış ve hava saldırılarında masum insanlar yaşamından, evinden barkından olmuştu. İki yıl sonra müthiş bir “takas” yapıldı; kaçırılan askerlerin cesetlerinin İsrail’e gönderilmesi sonucu 5 Lübnanlı asker serbest bırakıldı.
Türkiye, 2007 sonunda Kuzey Irak’taki PKK kamplarına hava harekâtı düzenledi. Şubatta 10 bin askerle sınır ötesi operasyon yapıldı. ABD’nin Irak işgali sonrasında Talabani-Barzani’ye verdiği destek nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak‘a geçişine sıcak bakmayacağı düşünülüyordu. Washington’la sağlanan mutabakat sonucu, istihbarat akışı ve “sıcak takip” mümkün oldu.
Kuzey Irak ve Bağdat yönetimiyle ilişkiler ise 2008’in ilk aylarına göre hayli yumuşamış durumda.
Başbakan Erdoğan geçen hafta Bağdat’ı ziyaret etti.
2002 seçimlerine gidilirken AKP’nin dış politika rüzgârlarını arkasına almasında, ABD’nin ve yaklaşan Irak savaşının büyük rolü vardı. Yasaklı Erdoğan, Beyaz Saray’da Bush tarafından kabul edilirken beklenti, Saddam rejiminin devrilmesi hazırlığına AKP’nin yeşil ışık yakacağı yönündeydi. Nitekim 1 Mart tezkeresiyle hükümet, ABD’ye istediği geçiş kolaylıklarını tanıma iradesini gösterdi, ancak TBMM’ye takıldı.
Irak’tan sonra sıranın Suriye ve İran’a geleceği varsayılıyordu.
Esad yönetimi epeydir Batı’nın gündeminden düştü; Sarkozy’nin “Akdeniz İçin Birlik” projesi Suriye liderinin Fransa’da görkemli şekilde ağırlanmasına vesile oldu.
İran’la kriz süreci “sürpriz” şekilde savaşa değil, barışa doğru ilerliyor.
Cenevre’deki toplantı öncesinde Ankara’da yoğun bir diplomasi trafiği vardı. ABD Başkanı Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley’den sonra İran Dışişleri Bakanı Muttaki geldi. İran’ın nükleer kapasitesinin “uranyum zenginleştirme programı”nı donduracak şekilde masaya yatırılmasına dönük mesaj ve pazarlıklarda Gül ve Erdoğan da etkili olmaya çalışıyorlar.
Kıbrıs ve Ermenistan konusunda da yeni açılımlar söz konusu.
Fransa Senatosu’ndan geçen karar ise Türkiye’nin AB üyeliğinin peşinen referanduma sunulması koşulunu yumuşatıyor.
Dış politikada barış rüzgârları eserken içeride kıyamet kopuyor.
Ergenekon, kapatma davası ve darbe tartışmaları arasında tam bir belirsizliğe sürükleniyoruz.

dsazak@milliyet.com.tr

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL