Derya Sazak
Derya Sazak
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Ekmek ve mayın

GİRİŞ 14.08.2008 GÜNCELLEME 14.08.2008 YAZARLAR

Kanlı pusu, köyden erzak isteyenlerce kurulmuş.
Sarıyazılı Gülhanım Dirican olayı anlatıyor:
“Kapımız çalınınca, komşularımız geldi sanarak kapıyı açtım. Yeşil elbiseli ve düzgün konuşan üç kişi yiyecek bir şeyler istediler. Birkaç parça ekmek verdim. Yolcu sandım onları. Sabah da askerler geldi. Komutanlara bunları anlattım. Onlar da bana teşekkür edip gitti. Köyden ayrıldıktan sonra şehit olduklarını öğrendim, çok üzüldüm.”
PKK sözcüleri her fırsatta “barış”tan söz ediyorlar, inandırıcı olmasalar da, “saldırı tarzında silahlı mücadeleyi onaylamadıklarını” savunuyorlar, Güngören’de olduğu gibi masum insanları hedef alan patlamaları üstlenmiyorlar, reddediyorlar.
Ancak erzak aldıkları, ekmeğini yedikleri köyden çekilirken, askerlerin oraya geleceklerini bilerek yola döşedikleri mayını uzaktan patlatıyorlar.
Bu kalleş pusunun sonucu bir yarbay, 8 er ölüyor. Bir yüzbaşı ve er ağır yaralanıyor.
Ortada ne bir çatışma var; ne de sınır ötesi bir harekât.
Askerliğini yaparken, köye denetime giden çocuklar, “kirli” bir yöntemin, mayınlı saldırının kurbanı oluyorlar.
Ekmek ve mayın!
Savaş ve insanlık suçları arasında kara mayınlarının özel bir yeri var. Suriye sınırında kaçakçılığa karşı döşenmiş mayınların temizlenmesiyle bu arazilerin tarıma, istihdama açılması, “ekmek kapısı” olması amaçlanırken, PKK’nın Hakkâri’den başlayarak sınır köylerine döşediği mayınlar, asker sivil çoluk çocuk, kadın demeden can almaya devam ediyor. Son olarak Şemdinli’de bir çocuk bu yüzden öldü. 22 Temmuz seçimleri nedeniyle geçen yaz Tunceli’ye gittiğimizde PKK’nın Erzincan karayoluna mayın döşediği ve yolcu otobüslerinin bile tehdit altında olduğu anlatılmıştı.
Örgütün Tunceli-Erzincan koridorunu kullanarak Karadeniz, Kelkit Vadisi ve Sivas, Tokat hattına sızmaya çalıştığı bildiriliyor.
PKK’nın sızmaya çalıştığı Alevi köyleri.
Ekmek karşılığında pusu kurduğu köye giden askerler ise Anadolu çocukları. Onlar tezkere olup “ekmek parası” kazanmaya başlamadan 18-20 yaşlarında ölüyorlar.
Ortada bir çatışma yokken, bu çocukları hedef belleyip havaya uçurmak alçakça bir saldırıdır.
Sürekli barıştan söz edip savaşı körüklemek PKK’nın işine geliyor. Ancak gözü yaşlı anaları, eşleri, iki yaşındaki çocuğuyla tarifsiz bir acı yaşayan Dr. Emine Şamdancı ve asker ailelerinin ömür boyu sürecek tepkisiyle “barış”tan söz edemezsiniz.
Erzincan’a 20 kilometre uzaklıkta askerin düştüğü bu tuzak, “insani” yönü kadar, alınan önlemler-ihmaller yönüyle de sorgulanmalıdır.

DERYA SAZAK - MİLLİYET

dsazak@milliyet.com.tr

YORUMLAR 2
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    Bebek katillerinden ne beklersin. Adam birde utanmadan savaş diyor,sizin gücünüz ancak bebeklere masum insanlara yeter alçak teröristler,siz ancak insanları kalleşce bomba koyarak arkadan vurarak katledersiniz,Yüzyüze çıkmaya ne gücünüz ne de yüreğiniz yeter çabanız boşunadır sizlere vereceğimiz toprak ancak yerin iki metre altıdır.Hepinizin akıbeti orasıdır.
    Cevapla
  • Arjin Zınar 17 yıl önce Şikayet Et
    Savaş.. Savaş böyledir,her zaman kendini masum gösterebilirsin,savaşın iyisi olmaz,savaşta insanlar ölür ama hiçbir zaman kazananı olmaz,bir şekilde ortak yollar bulunur.Şimdi at gözlükleri ile bakıp,hep bir tarafın acısı dramatize edilirse bu çözüme katkı sağlamaz milliyetçiliği,kan isteğini kini artırır,olması gereken her kimden gelirse gelsin ölümü lanetlemektir.Askerler gelip bilgi alıp gidince güzel şeyler yapacakmış sanki,onlara ekmek götürecekmiş gibi yazmışsın,savaş kötüdür,öldürür.
    Cevapla