Doç. Dr. Sayım Yorgun
Doç. Dr. Sayım Yorgun
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Paralel devlet mi, paralel yapı mı?

GİRİŞ 23.01.2014 GÜNCELLEME 23.01.2014 YAZARLAR

Ülkemizde bugüne kadar çıkarılan beş anayasa ile modern devletin temelleri oluşturulmuş, 1982 Anayasamızın 123. maddesiyle de uygulanmakta olan idari yapılanmanın çerçevesi çizilmiştir. Bu maddeye göre: "İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır." Bu hükümden anlaşılacağı gibi merkezi yönetim ve yerel yönetim olmak üzere iki aşamalı idari yapılanma oluşturulmuştur.

Son günlerde paralel devlet oluşumuna yönelik yoğun olarak tartışılan iddiaları değerlendirirken bu çerçeveden meseleye yaklaşmak gerekiyor. Aksi taktirde içinde bulunduğumuz toz duman içerisinde çok şeyler söylenir, kısa vadeli beklentiler karşılanabilir, ancak uzun dönemde etkileri devam edecek sorunlara yol açılmış olur.

Ülkemizde söyleneni tartışmaktan çok kimin söylediğine bakarak değerlendirme alışkanlığı olduğu için doğru zeminde meseleleri tartışmak mümkün değil, çünkü kamplar oluşur. Kamplaşmanın olduğu, sloganların ön plana çıktığı ortamlarda ise maalesef sorunlar küçülmez, büyür.

Paralel Devlet Var mı?

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi paralel devlet yapılanmasından bahsetmek için idari, askeri, adli ve akademik olmak üzere kurulmuş bir yapının olması, bu yapının dayandığı anayasanın, yasaların, yönetim erkinin ve özellikle yürütme gücünün oluşturulması gerekiyor. Böyle bir yapılanma yoksa, devlet içerisindeki bazı yapıları "Paralel devlet" olarak adlandırmak mümkün değildir. Bazı kamu kuruluşlarında görev yapanların bir ideolojiye veya cemaate mensup olmaları, onların kendi aralarında bir takım hiyerarşi oluşturmaları paralel bir yapılanmadır ancak "paralel devlet" değildir. Bundan dolayı kavramları kullanırken çok dikkat etmek gerekiyor. Eğer bu yapılanmaya "devlet" adını koyarsak "KCK yapılanmasının adı nedir ?" sorusu gündeme gelir.

Devlet, egemenlik kurulan toprak üzerinde örgütlenir. Yürütme gücü, egemenlik ve toprak olmadan devlet örgütlenmesi olmaz. Bundan dolayı devlet içerisinde örgütlenen ve devleti şekillendirmek için çaba gösterenleri "devlet" olarak nitelemek mümkün değildir.

Paralel Yapılar ve Devlet

Tarihin her döneminde devletler içinde örgütlenmeler oldu, bundan sonra da olacaktır. Özellikle faşist düzenlerin ortaya çıkışında paralel devlet yapılarının kurulduğu ve fonksiyonel olduğu bilinmektedir. Devlet erkini ele geçirme, farklı amaçlar için kullanma, paralel yapılar kurma girişimleri diğer ülkelerde olduğu gibi bu toprakların da yabancısı olmadığı faaliyetlerdir.  Ancak hiçbir devlet bu faaliyetler karşısında sessiz kalmaz, gücünü başka bir güçle paylaşmaz. Bundan dolayı devleti koruma ve kollama görevi her vatandaşın sorumluluğundadır. Tabii ki hangi devletin korunacağı sorusuna da doğru cevap vermek lazım, çünkü milletin mutluluğu yerine küçük bir azınlığın veya bir kesimin mutluluğu üzerine kurulmuş devletleri yaşatmaktan bahsetmiyorum. Devletin meşruluğunun kaynağı millettir. Bu bağ ne kadar kuvvetliyse devlet o kadar güçlü olur.

Siyasi İktidarlar ve Devlet

Siyasal iktidarlar  kendi meşruluk alanını tanımlarken, aynı zamanda diğerlerinin de meşruluk alanını belirlemektedir. İktidarları ele geçirmek mümkündür ancak sürdürülebilir iktidarlar meşru iktidarlardır. Siyasi iktidarların meşruiyet kaynakları devlet, toplum ve bireylerdir. Bu kaynaklar üzerine siyasi iktidar meşruiyetini kurar.

Devlete işlerlik kazandıran siyasi iktidar, belirli bir anda ve alanda karar alabilme, alınan kararları uygulama mekanizmasıdır. Bu mekanizmanın iyi işlemesi devlete güç katar, toplumları da mutlu eder. Siyasetin toplumu mutlu etme aracı olduğu gerçeğini unutmamak, toplumun ortaya çıkardığı siyasi varlığın "devlet" olduğu gerçeğini de hatırlamak gerekiyor.

syorgun@kocaeli.edu.tr

YORUMLAR 1
  • mehmet asil 12 yıl önce Şikayet Et
    Kesinlikle Paralel Yapı. Bu zihniyet devletin içine nüvelenmiş milletin haricindeki güçlere kendini peşkeş çeken ahlahtan yoksun bir yapılanmadır. Milletin destekleği meşru iktidar gereğini yapıyor ve yapacaktır.
    Cevapla