Doç. Dr. Sayım Yorgun
Doç. Dr. Sayım Yorgun
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

İş sağlığı ve güvenliğinde ceza yağmuru

GİRİŞ 27.03.2014 GÜNCELLEME 27.03.2014 YAZARLAR

Ancak can ve mal kaybı çok yüksek olmasına rağmen ders çıkarmak, önleyici tedbir almak hususlarında  maalesef  beklenen düzeyde iyileşme sağlanamıyor.

Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda cezai yaptırımların ağır olduğunu, gerekli tedbirler alınmadığında daha büyük bedeller ve cezalar ödeneceğini daha önceki yazılarımda açıklamıştım. İstanbul'da yapılan denetimler etkisini göstermeye, cezalar da uygulanmaya başlandı. İş müfettişlerince gerçekleştirilen teftişlerde işyerlerindeki  eksiklikler ve kanuna aykırılıklar  tespit ediliyor, işyeri yetkililerine rapor halinde sunulup, eksiklerin giderilmesi isteniyor. Bu eksilikler verilen sürede giderilmediği taktirde ise cezalar uygulanıyor.

Sorumluluklarını Yerine Getirmeyen İşverene 35.574 TL. İdari Para Cezası Verildi

İş müfettişlerince İstanbul'da programlı teftiş kapsamında yapılan denetimler sonucunda bir işyerinde uygulanan cezai yaptırım diğer işverenlere uyarı niteliğinde. Çünkü Eylül 2013 tarihinde işyerinde denetim yapılarak eksiklikler ve kanuna aykırılıklar tespit edilerek, işverene bildirildi, düzeltilmesi talep edildi. Bu talebi dikkate almayan işverene  Şubat 2014 tarihinde  35.574 TL. idari para cezası kesildi.

İşçilere, İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Vermemek Suç

Yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverene kesilen idari para cezasının neden verildiği raporda tek tek izah ediliyor. Rapora göre işyerinde çalışan işçilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi yaptırılmadığı tespit edilmiş ve 27 işçinin çalıştığı işyerinde eğitim verme sorumluluğunu yerine getirmeyen işverene 27 x 1078=29.206 TL. idari para cezası kesildi. Ayrıca İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği, İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik İşlemlerine İlişkin Yönetmelik,   İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği'ne ilişkin alınması gereken altı tedbirin alınmadığı tespit edilerek, her noksanlık için 1078 TL.  olmak 6.468TL. ceza verilmiş. Bu cezaların toplamı olan 35.574 TL.'lik idari para cezasını ödemek üzere rapor tanzim edilerek, işverene tebliği edilmiş.

İdari Para Cezalarına İşverenlerin  15 gün İçinde İtiraz Hakkı Var

İdari para cezalarına tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre işverenlerin itiraz hakkı var. Bu konudaki itirazlar Sulh Ceza Mahkemelerine yapılabiliyor, ancak mahkemeye itiraz etmek cezaların takip ve tahsilini durdurmuyor.  15 gün içerisinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşiyor.

 Cezaların kesinleşmesinden önce yani 15 gün içerisinde cezasını peşin ödemek isteyenler cezalarının dörtte üçünü ödeyerek bu yükümlülükten kurtulabiliyorlar. Ayrıca idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde müracaat edenler cezalarını taksitlendirebiliyorlar. Zamanında müracaat eden işverenler cezalarını bir yıl içinde dört eşit taksit halinde ödeme imkanına sahip. Ancak taksitleri zamanında ve tam olarak ödemeyenler idari para cezasının kalan kısmını toptan ödemek zorunda. Ödemelerin yapılmaması halinde icra takibi yapılarak ceza tahsil ediliyor.

Tedbir Al Ceza Ödeme

İş kazalarının telafisi mümkün olmayan zararlarından korunmanın yolu tedbir almak ve o tedbirlere uymaktan geçiyor. Oysa ya tedbir almıyoruz veya aldığımız tedbirlere uymuyoruz. İşveren ve işçilerin genel tavrı “bize bir şey olmaz” düşüncesine dayanıyor. Adeta geleceğimizle, hayatımızla oyun oyun oynuyoruz ve bu oyunun üç taraflı kaybı var. Bu oyunda işveren, işçi ve ülkemiz birlikte kaybediyor. Belki kaza ile karşılaşmayan işverenler almadıkları tedbirlerden dolayı kara geçtiklerini düşünüyorlar, ancak yanılıyorlar. Yıllarca iş kazası yaşamamış işverenler karşılaştıkları bir kaza veya denetimle belki iş hayatları boyunca tedbir için ödemeyecekleri paraları iş kaza  ve ceza olarak ödemek zorunda kalıyorlar.

Türkiye'deki iş kazalarının sıklığını dikkate aldığımızda bu sorunla karşılaşma ihtimalinin ne kadar yüksek olduğu görülmekte. Örnek olarak verdiğim cezanın miktarını dikkate aldığınızda o işveren yasal yükümlülüklerini yerine getirseydi, cezanın belki de onda biri oranında bir maliyet ile sorumluluklarını yerine getirmiş olacaktı. Hem daha fazla maliyete katlanmamış olacak hem de iş kazası ve meslek hastalığı riskini azaltmış olacaktı.

Yaşanan Kaza ve Meslek Hastalıklarından Ders Çıkarmalıyız

Her işçi ve işverenin kaza ve meslek hastalıklarıyla karşılaşıp, ondan ders çıkarmasına gerek var mı? Başkalarının yaşadıklarından ders çıkaramayız mı? Bu ve benzer soruların cevabı hiç kuşkusuz “evet”tir. Ama yangını yaşamadan, depremle karşılaşmadan, kol ve bacaklarımızı kaybetmeden iş sağlığı ve güvenliğinin önemini anlamamakta ısrar ediyoruz.

İş sağlı ve güvenliğini sadece maliyet olarak görmek, insani değerleri bir tarafa bırakmak olduğu gibi, bindiği dalı kesmek anlamına gelmektedir. Belki farkında değiliz ama yapılanları bunun dışında izah etmek mümkün değil. Yazımın başında verdiğim örnek olayda yaşanan bu değil mi?

Gelin Kazasız ve Meslek Hastalığı Yaşanmayan İşgünlerinde Yarışalım

Yurtdışında işyerlerini ziyaret edenler görmüştür, işyerleri kazasız geçen günler nedeniyle övünüyor ve yarışıyor. Ülkemizde de bazı işyerlerinde bu bilinç ortaya çıktı. Yıllar önce Güney Kore'de bir fabrikanın girişinde “Bu işyerinde 400 gündür iş kazası yaşanmadı” yazısını okuduğumda onlara imrenmiştim. İnşallah ülkemizin tüm işyerlerinde bu tür yazıları göreceğiz. İş kazası ve meslek hastalıklarının sayısı ile yarışmak yerine,  iş kazası ve meslek hastalığı yaşanmayan işyerleri yarışmasına tüm işyerleri ve işçiler dahil olur, üç tarafın kazandığı bir çalışma düzenini birlikte inşa ederiz.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL