Dr. Hamid Aydın
Dr. Hamid Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Beyine müdahale ahlakı mı değiştiriyor ?

GİRİŞ 17.04.2010 GÜNCELLEME 17.04.2010 YAZARLAR

Temporoparietal Lob;  biz başka biri hakkında düşündüğümüzde, onun niyetini sorguladığımızda daha aktif hale gelen beynimizin hemen kulağımızın üstünde yer alan bir bölümüdür. Sağ tarafımızda bir geçiş yeri olarak kabul edilen bu kavşak bir çeşit ahlaki yargılarımızın belleği vazifesini görür. 

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ den Liane Young ve ekibi Transcranial Magnetic Stimulation ( Transkraniyal Manyetik Uyarım ) adı verilen bir yöntem kullanarak beynin bu bölümünün faaliyetlerini bozmayı başardılar.

Bunun için beyne herhangi bir elektrot bağlamaya gerek yok. Deneğin 25 dakika akımın oluşturduğu manyetik alanda kalması yeterli.

Gönüllü denekler 25 dakika bu manyetik alanda kaldıktan sonra kendilerine birbirinden farklı  hikayeler okutuldu ve onlardan hikayedeki kahramanların ahlakını 1 den 7 ye kadar derecelendirmeleri istendi. 1 rakamı hikayedeki kahramanın kınanması gereken bir eylemde bulunduğunu, 7 rakamı da hikayedeki kahramanın kınanması gereken bir eylemde bulunmadığını ifade ediyordu.

Hikayelerden biri şuydu; Bay A , eşi Bayan A ile ormanda kaybolmuştur. Karşılarına tahta bir köprü çıkar. Aşağısı uçurumdur. O köprüyü geçmeleri gerekmektedir. Bay A köprünün sağlam olup olmadığından emin değildir. Emin olmak için Bayan A’yı köprüden geçirmeye karar verir. Eğer Bayan A köprüden sağ salim karşıya geçerse köprünün sağlam olduğuna karar verecek ve kendisi de köprüyü kullanarak karşıya geçecektir.

Herhangi bir manyetik alanda kalmayan gönüllü denekler Bay A’nın yaptığını ‘kınanması gereken bir eylem’ olarak tanımlamışlar.

Şimdi sıkı durun; araştırmaya katılan gönüllü deneklerin 25 dakika manyetik alanda kalanları bu hikayede Bay A’nın kınanacak bir eylemde BULUNMADIĞINI ifade etmişler.

Araştırmayı yapan ekip, ahlakın beynin karmaşık ve uzun bir süreciyle şekillendiğini, tek bir dalgayla oluşturulun  manyetik alana maruz kalmakla bu kadar kısa sürede değişmesinin şaşırtıcı olduğunu söylemişler.

Şahsen daha da geliştirilmesi mümkün gibi görünen bu yöntemin önümüzdeki yılların yönetim tarzının belirlenmesinde tıbbın ne kadar etkin olacağına ilişkin ipuçları barındırdığını düşünüyorum.

Ahlaki değerlerin değişebileceği hepimizin malumu. Yaş, çevre, sosyal ilişkiler, meslek, yaşanılan travmalar gibi bir çok parametre bu değişimde belirgin derecede rol oynayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için yılların geçmesi lazım. 25 dakika gibi kısacık bir sürede ( şimdilik geri dönüşlü bile olsa ) ahlakın bu kadar ileri derecede tersyüz olması kesinlikle çok önemli sonuçlar doğuracaktır.

Düşünsenize bir devlet büyüğünün herhangi bir konuda verebileceği ahlaki reaksiyon hemen hemen bellidir. Siz onu bu manyetik alanın bulunduğu bir odaya alıyor ve bir kahve ısmarlıyorsunuz. Aradan 25 dakika geçtikten sonra bütün gazetecilerin olduğu bir ortamda teklifinizi yapıyorsunuz. O da normalde vermemesi gereken bir tepkiyle olmaz diyeceği şeye olur diyor. 

Hatta verdiğiniz kararları sorgulamayacak bir ordu bile kurabilirsiniz. Yıllarca onları eğitmeniz veya beyinlerini yıkamak için uğraşmanız da gerekmeyecek. Bütün orduyu bu manyetik alanda yeterli zamanda tutup normalde yapmayacakları şeyleri yaptırabilirsiniz. Böyle bir ordu için robot fabrikası kurmanıza da gerek kalmayacak.

İşin daha tehlikeli ve komplo teorisi olarak tedirginlik yaratabilecek tarafı şu: Belki de bu yöntem yıllardır birçok kritik karar öncesinde uygulandı. Bazen bir devlet büyüğünü yönlendirmede, bazen askeri bir müdahaleyi meşrulaştırmada, bazen de bir şirket CEO sunun zarar getirecek bir reklam kampanyasına onay vermesinde.

Başbakan Erdoğan'ın attan düşmesinden tutun Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesine kadar bir çok olayda manyetik alan oluşturulmasının etkili olduğu hep iddia edildi ancak bu araştırma bunun mümkün olduğunun yayınlanmış en sağlam kanıtı. Bir atı ürkütmek, bir elektronik cihazın kafasını karıştırmak gibi kanıtı zor müphem etkilerinin yanında, oluşturulan manyetik alanın bir insanın ahlaki anlayışını değiştirebilmesi ziyadesiyle elle tutulur bir veri.

Hep bilimin kötüye kullanıldığına tanık olduğumuz için bu araştırmaya da sadece bu cepheden bakmak ezbere bir tavır olur. Suç işleyen veya işlemeye yatkın olanların ıslahı için bu tekniğin kullanılması tabi ki olası. Ancak ahlak gibi vicdanın da artık değişebilir durumda olması 'kazanılmış melekelerin' hangisinin doğru olduğunu bir süre sonra tartışmaya açacaktır ve hangi kararın edinilmiş ahlakın sonucu hangisinin manyetik alana maruziyetin sonucunda ortaya çıktığını kanıtlamak mümkün olmayacaktır.

Dinin veya insanı daha iyi bir varlığa ulaştırmak için çaba sarf eden bütün öğretilerin öğrenilmiş, kazanılmış, edinilmiş ahlaki ve vicdani melekelerden mürekkep olduğu düşünüldüğünde araştırmanın etkisinin varacağı veya çoktandır vardığı sınırı kestirmek daha kolay olacaktır.

Dr. Hamid AYDIN / Haber 7
info@hamidaydin.com

YORUMLAR 1
  • cebrail marmara 15 yıl önce Şikayet Et
    ahlak. ilginç bir konu. eğer öyleyse yaşadığımız hiç bir şeyden emin olamayız bir süre sonra.
    Cevapla