Dr. Hamid Aydın
Dr. Hamid Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Parasız yatılı Pervarili çocuklara...

GİRİŞ 05.05.2010 GÜNCELLEME 05.05.2010 YAZARLAR

 
“Bu çocuk oyunudur. 7-8 yaşında çocukların yaptıkları buna benzer bir şeylerdir. 10 kişiden 3’ü cezaevinde yattı. Geri kalan 7 çocuk, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda koruma altına alındı. Adalete karışmayız. Adalet onları serbest bırakmıştır.

Pervari küçük bir yer, hepimiz akrabayız. Olayı kapattık gitti kendi aramızda. O zaman gelseydiniz herşeyi açıklardık size. YİBO’larda tüm Türkiye’deki gibi olay olur. Bu herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Şimdi çocuklar cezalarını çektiler. Herkes görevini dört dörtlük yaptı. Evet bu olay vahşi bir şekilde oldu. Ama burada Güneydoğu’da bir kız için böyle bir olay için yüzlerce insan ölüyor ve olmuştur.

Biz bu olayı kan davasına dönüştürmedik. Kimse Pervari’nin huzuru bozmasın. Biz kendi aramızda kapattık diye kaymakamsız, savcısız ve emniyetten habersiz yapmadık. Onlarla beraber yaptık. Biz bunu kınıyoruz, bence bu bir vahşettir. Olayı kendi aramızda hallettik. Gelin Pervari’nin balının haberini yapın.”
 
Bu gizleme, üstünü örtme, saklama, bastırma, olmamış gibi yapma, yokmuş gibi varsaymaktan ne zaman vaz geçeceğiz bilmiyorum artık. "Kaymakam, Belediye Başkanı, Savcı ve Emniyet Müdürü bir olup bu olayı kendi aramızda kapattık."

Bu beyanatı kimin yaptığının bir önemi yok aslında. Başkan kendi seçmenini, hemşehrisini, ilçesini korumaya dönük refleks bir açıklama yapıyor ama aslında bir devlet sırrını açığa vuruyor: 
 
"...kendi aramızda kapattık."
 
Hayır efendim, hiç kimse hiç bir şeyin üstünü kapatamaz, kapatamıyor da zaten. Bakın adamlar uzayda Hazreti Peygamberin 1400 küsür yıl önce yaptığı son haccında okuduğu Veda Hutbesi'nin ses kayıtlarını arıyorlar, bulacaklar da. Siz burnumuzun dibinde dün gibi  vuku bulmuş bu olayın böyle yerel tedbirlerle kapanacağını, gizlenebileceğini, yok edilebileceğini zannediyorsunuz.
 
Gücü elinde bulunduranlar bir olup bir şeylerin üzerini yeterince kapatmadı mı bu coğrafyada ?
Hala konuşulması bir tabu olan, niye başladığı, isyancıların tam olarak ne istediği gibi bir çok sorusu cevapsız kalan 'Şeyh Sait İsyanı' nın üzeri kapatılmadı mı?

Şeyh Sait ile aynı ismi paylaşan, onlarca kez zehirlenen, memleketin neredeyse bütün hapishanelerinde yatan, ölmeden bir gün önce ölmek için geldiğini söylediği Urfa'yı "terketmesi" için baskıya maruz kalan Saidi Nursi'nin bugün bir mezarının bile olmayışının üzeri örtülmedi mi?
Oğlunun yaşı idamı kılıfına uydurmak için büyütülen, kendi yaşı uyduruk mahkeme kararıyla küçültülen, son isteği sorulduğunda;

"-beni oğlumdan önce asın, onun ölümüne dayanaman'

demesine rağmen zorla oğlunun idamı seyrettirilen Seyid Rıza'nın o içinde bir dünya gizli olan kafasındaki -Bejan Matur'un tabiriyle- "görkemli sarığı" çıkarılıp örgülü saçları ucuz bir konfeksiyon şapkasıyla örtülmedi mi ?

Tek işi medresesinde ilim tahsil edip talebe yetiştirmek olan Tepeli Molla İbrahim'in  hiç bir mahkemeye çıkarılmadan köylülerinin ve talebelerinin gözü önünde gövdesinden ayrılan başı, ayrı yere gömülüp üstü toprakla bile değil çalı çırpıyla kapatılmadı mı?

Özalp'te öldürülen 33 köylünün üzerine yazılan 33 Kurşun'un henüz kürtçe şarkısını yapmadan gurbette kahrından ölen Ahmet Kaya'nın masumiyetinin üstü örtülmedi mi?
 
Bari siz örtmeyin. Bari siz kapatmayın bu zulmün üstünü. Hep yerel düşünmekten, yerel hareket etmekten zarar gören sizler değil misiniz?

Yerel bir mahkeme kurmuş, bir olup ölü sabilerin mezarlarından yükselen bağırmalarını resmi beyanlarınızla bastırarak bu işe kendinizce çözüm getirdiğinizi sanmışsınız. Oysa siz böyle "Yerel Çözümler" üretmeyin diye ulusal hatta uluslararası yargılar var.
 
Söyleyin bana;

Ölen o küçük çocuğun annesi, babası, kardeşleri, amcaları ne oldu?

Bütün Pervari akraba dediğinize göre 3 yaşındaki akrabaları tecavüz edildikten sonra öldürülen yüreği yanan onca Pervari'liye ne oldu?

O olaya katılan 8 çocuğa ne oldu?

Islah olmaları için bir şeyler yapıldı mı yoksa küçük yaşta böylesi bir vahşet için organize olmayı becerebilmiş olmanın verdiği tecrübeyle bir kaç yıl sonra toplumun içine 8 kişilik çete olarak çıkmalarının önü mü açıldı?

O okulda ve Pervari'nin diğer okullarında okuyan binlerce öğrencinin okullarına rahat rahat gidebilmeleri için neler yapıldı?
 
Belediye Başkanı bir kan davasının önünü tıkadığı, olayın buralara yürümesini engellediği için önemli bir başarı sağlamış olabilir ama bu iyi niyet bile olayın üstünün örtülmeye çalışılmasının karanlık gölgesinde kalmıştır.
 
Hiç bir şeyin üstünü örtmeyin kardeşim. Size kimse bu hakkı vermiyor.

Ne Kaymakamına, ne Belediye Başkanına, ne Savcısına ne Emniyet Müdürüne hatta olayın mağduru olan ailelere. Çünkü dava kamu davasıdır. Çünkü olan biten; yerel çözümlerle halledilemeyecek kadar karmaşık bir toplumsal patlamanın volkanik küllerin bir gün tepemize yağacağı gerçeğini gizleme çabasıdır.
 
Olan olmuştur, ne yapalım, kaşımayın bunu diyerek bir sürü insanın kaçan ağız tadını bir parmak Pervari balıyla tatlandıramazsınız.
 
O coğrafyayı çocuk gözleriyle görüp o coğrafyada minik ciğerleriyle nefes almış bedenim olan biteni içine sindiremiyor bir türlü. Kapatmaktan, gizlemekten, bu kadar zulüm yaşamaktan tiksinmişim bir kere. Bu veya başka sebeplerle gözlerini hayata yummuş bütün çocuk gözleri için erişkin gözlerimin yaşarmasından daha fazlasını yapmak istiyorum sadece.
 
30 yıl öncesine gidiyor zihnim. Babnirli Mele Abdullah dışardan geçen petrol tankerlerine işaret parmağını çevirip cuma hutbesinde minberden kükrüyor;

"Memleketimizin topraklarından çıkardığınız asfaltı, bütün memleket böyle çamur altındayken hangi yolları "kapatmaya " taşıyorsunuz"
 
Dr. Hamid AYDIN / Haber 7
 
info@hamidaydin.com
 

YORUMLAR 2
  • mevlan 15 yıl önce Şikayet Et
    KALEMİNİZDEN ISRARLA BEKLENEN YAZI. Öncekiler gibi mesleki ya da reklam kokan yazıların aksine tam sizden bekleyebileceğimiz türden bir yazı.Bu okuma ziyafeti için içten teşekkürler.Elinize,kaleminize sağlık.Mesleki rant, reklam ve magazinel yaşamdan uzak olmanız ve Babnirli mele Abdullahın izinden ayrılmamanız dileğiyle
    Cevapla
  • Sabahattin 15 yıl önce Şikayet Et
    Boşvere boşvere ne hale geldik. Çok güzel yazın için teşekkürler, öncelikle en iyi eğitim ve terbiye ailenin verdiği dir.
    Cevapla