Abdullah Gül’ün saati kimin zamanını durduruyor?
Malumunuz Sayın Kılıçdaroğlu’na fiziki benzerliği ve temiz geçmişi dolayısıyla “Gandi” lakabı takıldı. İster istemez bütün durumlarda “Asıl” ile “Taklit” in mukayesesine gitti gazeteciler.
Bugün hem o kıssayı hem de hisseyi hatırlatmak için çok doğru bir gün.
“Mahatma Gandhi, Fransa Kralı ile yapacağı görüşmeye her zamanki kıyafeti ile gider. Üstünde vücudunu örten beyaz bir bez, gözünde ünlü gözlükleri ve ayağındaki sandaletlerden başka bir şey yoktur üstünde. Dışarıda çok sayıda gazeteci görüşmenin bitmesini beklemektedir. Çıkışta hınzır bir Fransız gazeteci Mahatma Gandhi’yi yakalar ve alaycı bir üslupla sorar:
“- Efendim kıyafetiniz bir kral ile görüşmek için yeterli miydi?”
Mahatma Gandhi hiçbir gazetecinin unutmaması gereken bir yanıt verir:
“-Kral hazretleri ikimize de yetecek kadar kıyafet giymişti.”
Sayın Abdullah Gül’ün 110.000 Euroluk saat taktığı ile ilgili haberler basında yer alınca kıyamet koptu sanki. Herkes bir tarafından tuttu sürükledi haberi. Okuyanlar aslında işin içindeki hinliği ve abartıyı fark ediyordu ama bir yandan böyle bir malzeme de üzerine atlanmayacak cinsten bir malzeme değildi. Örneğin, Fatih Altaylı’ya bedava olmadığı iddia edilen bir yazı yazması için fırsat doğdu.
Aslında insanların paralarını nasıl harcadıkları zerre kadar umurumda değil. Hatta bugün iyi ve pahalı bir arabaya binen kişinin yıllar önce iyi ve pahalı bir ata binen kişiden hiç bir farkı olmadığı kanaatindeyim. Bu bir kişilik ve varlık meselesi.
Az para harcayanın fazla para harcayandan daha ahlaklı olduğuna da tanık olmadım şimdiye dek.
Ancak şunu fark ediyorum. Her iki üç ayda bir siyasetçilerden birinin kıyafet ve aksesuarı ile ilgili bir patırtı kopartılıyor.
Önce Numan Kurtulmuş’un montu üzerinden yaygara kopartıldı. Numan Kurtulmuş “Mont benim değildi, ödünç aldım” dedi kimse inanmadı. Montun sahibi; “Mont benimdi, ödünç verdim” dedi yine kimse inanmadı.
Kemal Kılıçdaroğlu “Fiyatına bakmadan aldım” dedi, kimse inanmadı. Mağaza “Fiyatına bakmadan aldı” dedi yine kimse inanmadı.
En son Abdullah Gül twitter’da “Bugün sabah gazeteleri okurken saat ile ilgili haberi gördüm. Hayretler içinde kaldım. Kesinlikle böyle bir şey doğru değildir.” dedi ardından "Ben zaten pahalı saat kullanmayı sevmiyorum" diye ekledi kimse inanmadı. 110.000 Euro olduğu iddia edilen Montblanc saat için firma açıklama yaptı “böyle bir şey kesinlikle doğru değildir” dedi yine kimse inanmadı.
İnsanlar başka birini zor durumda bırakacak, yaygaraya ve kahvehane dedikodusuna dönüşecek haberlere “bayılıyor”lar. Biz de, bu sayede yıllar önce abimizin hediye ettiği Montblanc dolmakalemimizin durdurduğu zamana ve fiyatına “ayılıyor”uz. Mesele sadece budur.
Dr. Hamid AYDIN / Haber 7
info@hamidaydin.com
-
15 yıl önce Şikayet EtPeygamberi de mi Duymadın?. Hasır üzerinde yatan,üç kuruş miras bırakmayan Rasülullahı da mı hiç duymadın?Tabii canım,O en iyi develere binerdi,en güzel elbiseleri giyerdi değil mi?Millet işsizlikle,geçim derdi ile uğraşırken siz neo(ne oldum delisi)-müslümanlar her şeyin en iyisine layıksınızdır değil mi?Nasıl olsa tertemiz SİZ kazandınız,% 2,5uğunu verdikten sonra dilediğiniz gibi harcar,dilediğinizi biriktirirsiniz değil mi?Şımarmayın,Karuna benzemeyin!Beğen
-
fark511962 15 yıl önce Şikayet Etabdullah gül. kayıp trilyon davasında 90 yaşındaki erbakan yargılanıyor .aynı davada abdullah gül berat ediyor.adalet bu mu? sayın yazar gerçekleri yazmalı.lüzumsuz reklamdan kaçınmalı..Beğen
-
cemalettin albayrak 15 yıl önce Şikayet EtAKIL BAŞA KUZGUN LEŞE GEREK. Akıl başa gerek, kuzgun leşe, mesele bu kadar açık ve de bir o kadar da net, mirac gününüz mübarek olsun,Beğen
-
cebrail marmara 15 yıl önce Şikayet EtZamanin durmasi. Bu durumda "pahalilik" zamani mi durdurmus oluyor ? Yazar felsefeye de el atmis yani.Beğen
-
cebrail marmara 15 yıl önce Şikayet Etbayilma ve ayilma. doktorumuz kelime oyunlarinda cok basarili :) bayilma ve ayilma. super bir final bence...Beğen