Hama
Amik gibi bereketli bir ovanın varlığını ona borçlu olmamıza rağmen Kızılırmak, Yeşilırmak, Dicle, Fırat kadar bilinmez Asi nehri. Sebebi başka bir ülkede (Lübnan, Bekaa Vadisi) doğup ülkemiz üzerinden Akdeniz’e dökülmesidir. Antakya gibi Suriye’nin de önemli bir şehrini, Hama’yı tam ortasından geçerek ikiye böler.
Şubat ayı hem Antakya hem de Hama için çok önemli bir aydır. 2 Şubat 1982 gecesi Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad ( mevcut başkan Beşar Esad’ın babası ) o zamanlar ülkenin 4. Büyük şehri olan Hama’yı, komutasını kardeşi Rıfat Esad’a verdiği askerlerle kuşattı. Aynı gece başlayan hava saldırısını İsrail uçaklarının yaptığını sanıyordu Hama halkı. Sabaha doğru sağlam kalan binaları tanklar yerle bir edince anladılar Suriye ordusu ile karşı karşıya olduklarını. 2 hafta kadar sürdüğü söylenen katliam esnasında sadece Hama’da 40 bine yakın kişi öldürüldü. 800 bin kişi Uluslararası Af Örgütü’nün verilerine göre Suriye dışına kaçmak zorunda kaldı. Sonradan ülkeyi terk etmek zorunda kalanlarla birlikte bu sayı şu an 2 milyon civarındadır. Antakya cephesinden işin hazin tarafı sınırdan Türkiye’ye sığınan binlerce mültecinin onca yalvarmalara rağmen Suriye ordusuna teslim edilmiş ve topluca öldürülmüş olmalarıdır.
Hama’da olan bitene Türkiye dahil bütün dünya kamuoyunun kayıtsız kalmasının tek sebebi Hafız Esad’ın yapılan müdahalenin sadece Müslüman Kardeşler mensuplarına yönelik olduğuna ilişkin beyanıdır.
Mısır’daki ayaklanma Mübarek’i devirdi. Muhtemelen Mısır topraklarında, alıştığı yatakta ölmesine de izin vermeyecektir halk. Ancak kendi ülkesinde, dünyası ve dünyada yaptıkları yanına kar kalarak ölen Hafız Esad’ın Hama’da Müslüman Kardeşlere yaptıklarını Mısırda büyük bir ihtimalle Müslüman Kardeşlerin iştiraki ile kurulacak yeni hükümetin Suriye’nin yanına kar bırakacağını hiç sanmıyorum. Bunun nasıl olacağını bilemem ama Suriye’nin bu olan bitenden etkilenmemiş gözüken mevcut halinin bir yanılsama olduğu muhakkak.
Mısırda olan nasıl bir Müslüman Kardeşler ayaklanması değilse Suriye’de olan da bir Müslüman Kardeşler ayaklanması olmayacak ama bir şeyler olacak. Önemli olan Türkiye’nin özellikle Erdoğan’ın Esad’a “Halkının taleplerine kulak ver “ deyip demiyeceği.
Aylardan şubat. Bir sonraki şubatı Antakya ve Hama Asi nehri üstünde iki kardeş şehir olarak kutlasa kötü mü olur.
-
darbeleredurde 15 yıl önce Şikayet Ethamanın halepçeden farkı. 1-müslüman olmaları 2-sahiplerinin olmaması3-dış güçlerce kullanılabilir bir güç olmamaları.halepçede 5 bin civarı insan katledilirken hamada 70 bin civarı insan katledilmiştir.katliamların her türlüsünü lanetliyuoruz ama durum böle..Beğen
-
baybars can 15 yıl önce Şikayet Ethamanın dersimden halepçeden ne farkı var.... hamanın derismden,halepçe katliamından ne farkı var,kimi kemalist kimi baasçı,kimisi başka bir baasçı,ne farkı vardır,batıyı ilahlaştırıp batıya tapan bir idoloji ve partilerin ne farkı vardrı,hepsi gözü dönmüş bir avuç münkir...Beğen
-
fark511962 15 yıl önce Şikayet Etfarkı ne.......... günlerdir televizyonlarda gazetelerde mısırdaki olaylarla ilgili yazılıp çizilenleri izliyoruz..sorum şu mısırdaki sistemle türkiyedeki sistem arasında ne fark var??? mısırda tek adam ve tek parti vardı,Türkiyede ise üç adam ve üç parti var..Sezai karakoçun başkanı olduğu parti, mümtaz soysalın partisi vb..niçin seçimlere giremiyor?......Bumu demokrasi?.....Beğen
-
Mehmet UÇAR 15 yıl önce Şikayet Etşehit hama. Yıl 1990 o zamanlar 13 yaşlarındayım okulumuzun kütüphanesinde bir kitap gözüme ilişti. ŞEHİT HAMA, Hataylı olduğumdan ve Hama şehri komşu olduğundan ilgimi çekti. Bir solukta kitabı okudum, duygularımı şu an bile anlatmakta zorlanıyorum. Aradan 21 yıl geçti hala o kitap hafızamda canlılığını koruyor. Mevcut yönetimin sırf muhalefet ettikleri için kendi vergileriyle maaş alan askerler tarafından şehit edildiğini göreceksiniz. Sayın editörümede tavsiye ederimBeğen
-
nakkaş Hacı 15 yıl önce Şikayet Etgüzel bir yazı. Sayın Hocam, tebrikler, teşekkürler. Harika tespitleriniz var. İstifade ediyoruz. saygılar.Beğen